Vatanperver El Besir ve Sudanin Kaderi 2

darfurun,atlantik ve yahudi kamoyunda,palazlandirilmasinin,abdnin iraka savas açtigi süreçte,gerçeklesmesi de,manidardi.böylece abd ile siyonistlerin öncülügünde,bati-avrupa kamoyu karanlik gözlerini,iraktaki,savasin haksizligindan,isgalin vahsetinden,darfurdaki sözde soykirima(!)çevrilecekti.abd,irakta isini görürken,bati,darfur soykirimi(!),propagandalarina,paralarini akitacakti.abd-ab ülkeleri,darfur soykiriminin(!)reklamini,yapmak için,harcadiklari parayi,darfur halkina harcamis olsalardi,darfurdaki gida-barinak-saglik v.b sorunlarinin ortadan kalkacagi,asikardi.angelina jolie v.b gibi,kasar-rezil hollywood figürleri,^darfuru kurtarin.^(save darfur)kampanyasinin basini çekeceklerdi.(angelina jolie bm adina,gönüllü çalismalar yapan,afrika-güneyasya-ortadogu ülkelerine sik sik gidip gelen,buralardaki kamplari ziyaret eden,bir figür.bu faaliyetlerinin,ünlü sosyetik,sarisin joaenne herringle benzerligi sasirticidir.fahise bir komprador,olan j.herring soguk savasta,ortadogu-latin amerika ülkelerinde komünizme karsi yapilan reklamlarin,basini çekmisti.özellikle,sovyet isgalinin basinda,afganistanda mücahitlere destek gezisi düzenlemesiyle,hafizalara kazinmisti,daglik afganistani abd kamoyuna tanitmisti.)haçli ülkelerde,sudandan çok darfur bilinecekti.onlara göre,darfur topraginin sudandan kopartilmasi gerektiginden,darfur,sudandan ayri,bir statüye getirilecekti.birçok sudanli,darfurun kendi iç meseleleri oldugunu,gayet iyi biliyorlardi.abdnin,abnin darfura müdahale etmelerinin,altin ve petrolle alakali oldugunun bilincindeydiler.abd güdümündeki bm,sudanda,atlantik emperyalizminin,planlarini uygulamaktan baska bir sey yapmiyordu.bmnin özellikle afrikada,abd-ab isgalcilerinin,hedeflerini yerine getirisi,dikkat çekiciydi.mesela,somalide,böyle olmustu,abd isgali bm baris güçleriyle yürümüstü,(yürümekteydi.)sudan da aynisi oluyordu.el besir,yönetimi 2006da,bm temsilcisi jan pronku,üç günlük bir müddet vererek,ülkeden çikardi.bmye bagli kuruluslarin,darfuru bölmek için,faaliyet gösterdigini,kavradi.bmnin yaninda,dünya saglik örgütü,sinir tanimayan doktorlar v.b batili kuruluslarin,art niyetlerini-çirkin emellerini de,gözetti.el besir,bm temsilcilerini-örgütlerini ülkesinden dislamaya yönelince,batida,darfura müdahale kampanyasi,gittikçe yogunlasti.emperyalistler korosu,^acil müdahale,acil müdahale.^diye haykirdilar.^madem ki,el besir,bm örgütlerini,ihraç etti,o zaman,darfura bm baris güçleri girmeli.sudan vatanina yabanci askerler sokularak,el besire ders verilmeli.^denildi.sudan hükümeti,1 yil boyunca siddetli,feci,bir baski altina alindi.abd-ab emperyalistleri,bu baskiyla istediklerini elde ettiler.el besir,on binlerce bm askerini darfura kabul etmek durumunda kaldi.bati,darfura 26 bin bm askeri göndermeyi kararlastirmisti.ancak,el besir general aididin somalide önerdigi gibi,darfurda bm askerleri,yerine afrika birligi askerlerinin görev yapmasi için,israr ediyordu.sonunda,afrika birligi ile bmnin birlesiminden olusan bir baris gücünün,sudana girmesini kabul etti.antlasmaya göre,baris gücü askerleri,darfurda,bir yil kalacaklardi.2008 baslarinda,9 bin bm askeri darfura geldiler.ancak,bm verdigi sözü tutmadi.bm generali,m.luther agwai,^çatisan gruplar,uzlasmaya yanasmazsalar,daha on yillarca burada kalmamiz gerekir.^dedi.darfurda,el besir karsiti isyancilarin,siyonistlerle-israille iliskileri de dikkat çekiciydi.bu isyanci gruplardan biri,israilde büro korumustu.israilde,darfur meselesine abd-ab kadar önem veriyordu.sudan da,karisik nüfusuna ragmen birçok yakindogu ülkesi gibi,arap dünyasinin içinde yer aliyordu.arap ülkeleri arasinda,israile karsi tavizsiz,tutumuyla ve filistinlileri himayesiyle,sivriliyordu.hamasla büyük bir dayanisma içindeydi.hamasin sürgündeki lideri halid mesalin bir ara suriyede yasamayi birakip,hortumda ikamet edecegi gündeme gelmisti.dis müttefiklerini ve,düsmanlarini,filistin sorununa göre ayarlayan israil için,sudan tasfiye edilmesi gereken bir engeldi.sudanin savunma bakani abdulrahim m.hüseyin 24 yahudi kurulusunun darfurda faaliyet gösterdigini,ve buradaki çatismalari körükledigini belirtti.bu kuruluslar,darfur kampanyalarinda,^yahudi soykirimini^ da sürekli ön plana çikarmaktaydilar.isyancilara,mali-silahli-propaganda yardimlarini,büyük ölçüde abd ve ingiliz,kanallari üzerinden gerçeklestirmekteydiler.abdde,20 yahudi kurulusu,^darfuru kurtarma koalisyonuna^katilmislardi.israilin,bir diger marifeti(!) de,sudan göçmenlerini,kendi ülkesine gelmeye tesvik etmesiydi.darfurdaki isyanci gruplar ve taraftarlari,israilden,siginma hakki aliyorlardi.israile gelen sudan göçmenlerinin,söyledikleri de ilginçti(!).söyle diyorlardi;^burada çok mutluyuz.israil hükümetinin darfur sorununu çözmesini,ve bizleri,çocuklarimizi kurtarmasini bekliyoruz.^darfurda,kizilay da görev yapiyordu.kizilay günde 400 sudanli hastayi muayene ediyor,bedava ilaç-giysi-yemek dagitiyordu...al turabinin,darfurdaki kargasada da,rol oynadigi söylemistik.al turabi john garangla anlasma yaptigi gibi,darfurdaki isyanci gruplarla da ittifaka yöneldi.bu gruplarin baslicalari,sudan özgürlük ordusu(sla)ile adalet ve esitlik hareketiydi.(jle).jlenin lideri,halil ibrahim turabinin mücadele ortagiydi...bilindigi gibi,abdnin,irak isgalinin ardindan,irani isgal edecegi çok sik olarak söyleniyordu.abd saddami-baasi devirdigi gibi,suriyedeki-irandaki yönetimlerini de devirecekti.böylece de,bermuda üçgeni olarak gördügü irak-suriye-iran hattinda,sömürgelerini olusturacakti.ama abdnin irandan ve suriyeden çok daha tehlikeli gördügü bir ülke vardi,o da sudandi.abdnin iraktan sonra asil hedefi sudandi.hem sudana yapilacak bir isgalde,abden-atlantik ortaklarindan da güçlü,tam bir destek alirdi.avrupalilar,oraya kendi askerlerini de yollarlardi.nitekim 2004 yazinda,nato ülkeleri,sudana karsi bir askeri müdahale,planini olusturmaya basladilar.sudani isgal edip etmeme konusunda,çok siki tartismalarda bulundular.el besir yönetimini,acilen-askeri güçle devirmeye büyük bir arzu duydular.el besire karsi düsman kesilen,el turabinin,böyle bir isgal durumunda,haçlilarin safinda yer almaya,egilimli oldugundan süphe yoktu.darfura yapilacak bir bati isgalinin,el turabinin konumunu güçlendireceginden süphe yoktu.el turabi,imdiden,el besirin u.c.m tutuklama kararina boyun egmesi-görevinden istifade edip,batililarin elinde yargilanmasi,gerektigini belirtiyor...el turabinin el besirle,yollarini ayirdiktan sonra,degistigini-baticilastigini gözetmek lazim.el besirle ittifak içindeyken çok daha farkli biriydi.91-95 yillari arasinda,sudanda bin ladini bizzat himaye eden oydu.bin ladinle beraber bosnadaki mücahit operasyonunda önemli rol oynamisti.el turabinin genellikle dis-müslüman ülkelerde faaliyet gösteren sudan kökenli,yardim kurulusu twrayla da iliskileri vardi.fbi,93 yilinda dünya ticaret merkezindeki bombalamasi için gerekli sermayenin twradan karsilandigini söyledi.twra 87 yilinda,sudanli fatih-sukarno hassaneyn kardesler tarafindan kurulmustu.fatih hassaneyn el turabinin danismanligini yapmaktaydi.fatih,sudanin zagreb elçiliginde çalisti.belgradda da tip ögrenimi gördü.belgraddaki ögrencilik yillarinda,tanisti.izzetbogoviçle yakin iliskiler kurdu.izzetbegoviçin 89 yilinda,belgradda,90 yilinda,saraybosnada bastirdigi islami deklarasyonunun yaziminda rol aldigi da iddia edildi.twra,bosna müslümanlarina,genis gida yardimlarinda bulundu.hassaneyn 93 yilinda sudan devleti adina,bosnanin kültür ateseligini yapti.izzetbogoviç,sudanda,turabinin yaninda bulunan bin ladinle,fatih araciligiyla iletisim kurdu.twranin genel merkezi viyanadaydi.seyh azzamin maki nasil,abdde yasayan arap-müslümanlar için 80lerde bürolar(en ünlüsü brooklyn bürosu.)açmisssa,twra da,avrupada buna benzer bürolar kurmustu.95 yilinda,alman-avusturyali müffetisler twranin viyana,bürosuna baskin düzenlediler.dernegin 80li yillardan beri yaptigi harcamalarin listesini ele geçirdiler.twra yalniz mültecilere gida,çadir v.b yardimi etmekle kalmiyor,mücahitlere silah yardimi da yapiyordu...buna göre 350 bin dolardan daha fazlasi,bosnali müslümanlar için silah aliminda,kullanildi.350 bin dolarin bir bölümü,silahlarin hirvatistan geçirilmesi için gerekli paraya da harcandi.twra türkiyedeki,ve malezyadaki,suudi arabistandaki müslümanlardan,37 milyon dolar bagis da topladi.seyh usame ise,twraya iki kez bagista bulundu.twraya bagis miktarinin 92de,80 milyon dolar,93te 231 milyon dolar,94-95te 39 milyon dolar oldugu söylendi.sudanli örgüt,twra,avusturyadaki baskina ragmen bagis,almaya devam etti.bagis bütçesi 500 milyon dolara kadar yükseldi.bosna hersek gizli servisi foss,t.w.ranin bosna müslümanlarina yaptigi bagis adetini,2.5 milyar dolar olarak açikladi.t.w.r.a da sudanlilarla birlikte bosnak müslümanlar da çalisiyordu.viyanda bosna elçiligi yapan,hüseyin zivalj twranin baskan yardimcisiydi.izzetbegoviç 83 yilinda,seyyid kutubun-müslüman kardeslerin tesiri altinda yazdigi,islami deklarosyonundan ötürü,83 yilinda tutuklanmis,14 yil hapis cezasi almisti ki,zivalj da onla beraber hapiste bulunmustu.izzetbegoviç hapis cezasinin yalnizca 5 yilini çekmisti.unutulmamali ki,izzetbogoviç baslangiçta keskin bir bati karsitiydi.ihtilalci bir islam yanlisiydi.israile-siyonizme karsi,büyük-dogal bir nefret besliyordu.filistinli müslümanlarin durumuna çok duyarliydi.bunun sebebi yalniz islami hassasiyetinden degildi.daha 16 yasindayken basladigi dava hayatinda,misir ve filistindeki islami hareketlerle içli disli olmasindandi.misirdaki-filistindeki mücahit olusumlarla yakin temaslarinin bulunmasindandi.sirplar ile yahudiler arasindaki,siki iliskilerin bilincindeydi.islami deklarasyonda,^eger,yahudilerin,yahudiler ile siyonistleri birbirlerinden ayirmaya güçleri olsaydi,biz de sevinerek,yahudiler ve siyonistler arasinda ayrim yapardik.eger yahudiler,bulunduklari yerde bize caka satmaya devam edeceklerse,islami hareket ve dünyadaki diger müslümanlar için tek bir çözüm yolu kalmaktadir;savasi devam ettirmek ve ne kadar sürmesi gerekiyorsa,uzatarak,çalinmis her santimetre topragi geri alamak.^diyordu...ancak daha sonra,izzetbegoviç bosna savasi sürecinde,abd- avrupanin,miloseviç yönetimine-çetniklere karsi,bosnaklari-hirvatlari desteklemesiyle birlikte,tavirlarini degistirdi.batiyla,uzlasmaci-müttefik bir islami lider pozisyonuna geldi.savasi sonlandiran dayton antlasmasi,bosnak müslümanlarin hakimiyetindeki bir bosnayi,asla devreye getirmese de,bu antlasmaya boyun egmek durumunda kaldi.mücahitlerin,çizgisinden koptu.buna ragmen,müslümanlar arasindaki sayginligini kaybetmedi,ve bilge kral konumunu korudu...izzetbegoviçin adamlarindan zivalj,91 yilinda,deli mustafiçin(ki kendisi o dönem,bosna federe yönetiminin içisleri bakanligini yapiyordu.)yardimiyla,çok sayida kalesnikof ve merminin bosna müslüman milislerinin eline ulasmasini sagladi.mustafiçin ayrica bin ladine,bosnaya gidip gelebilmesi için 93 yilinda,viyana elçiliginden pasaport verdirdigi de söylenir.twranin viyananin yaninda saraybosnada da bürosu vardi.92 yilinin sonunda,budapeste-moskova-istanbulda da bürolar açmisti.twranin,malezyali-bangladesli askerlerle de baglanti içinde oldugundan dem vuruldu.twranin 15 milyon dolar tutarindaki hafif silahi,unprofor birliklerinde görev yapan,bu bangdesliler-malezyalilar araciligiyla ülkeye sokmustu.öyle ki,silahlarin sokulmasina yardim eden askerler arasinda bizim t.s.k personelimiz de bulunmaktaydi.sudan t.w.r.asini,saibeli,kara-paraci deniz feneri dernegine benzetenler olabilir.özellikle,viyanada twranin hesaplarina el konulmasini,almanyada d.fenerinin müsaadere edilmesiyle,özdeslestirenler,bulunabilir.ancak unutulmamali ki,t.w.ra yetkilileri,deniz fenerliler gibi kendilerine yapilan bagislari,ceplerine indirmiyorlardi.t.w.r.anin avrupalilarca suçlanma sebebi,bu bagislari,silah alimi ve bosna müslümanlarini ve mücahitleri teçhizatlandirma,için kullanmasiydi.halbuki,deniz fenerinin,mücahitlere-direnisçilere yardim saglamayla,hiçbir alakasi yoktu.t.w.r.a islami hareketleri desteklerken(mülteci-gida-erzak v.b,yardimlarini ise,devlet destegiyle güvenilir bir sekilde gerçeklestirirken)d.feneri islam ülkelerinde,sivil-yardim kampanyalari düzenleme kisvesi altinda,tacirlik yapiyordu.her iki örgüt de birbirlerinden çok farkli dünyalardan geliyordu..her halükarda,t.w.r.anin bosna müslümanlarina ve bosnaya savasa giden mücahitlere güçlü bir destek verdiginden,süphe yok.el turabinin,t.w.r.a ve t.w.ranin,basindaki hassaneyn kardesler üzerindeki etkisi belli.bosna savasi,döneminde,el besir ve turabi birbirleriyle ortak bir ikiliydiler.bosnak müslümanlara,sudanin yaptigi yardimlarin basini,el turabi çekse de,bunlar devlet baskani el besirin istegi ve iradesiyle yürütülüyordu.anti-emperyalist sudan yönetimi o süreçte,bosna davasini destekleyen,baslica müslüman ülkelerdendi.abd-ab,yugoslavyanin parçalanmasini ve,bosna hersegin,diger balkan federasyonlari gibi,yugoslavya çatisindan ayrilmasini,hararetle destekliyordu.hirvat-sirp kapismasini,arnavut etnikçiligini,sirplarin müslüman kiyimlarini v.b,firsat bilerek,kan gölünden beslenerek,balkanlari isgal eden ve yugoslavyayi lagveden onlardi.kosovada-makedonyada-bosnada-sirbistanda-hirvatistanda-karadagda v.b istedikleri,bati,kuklasi,neo liberal yönetimleri-devletçikleri olusturdular.bosna müslümanlari için,slav-sirp tahhakümü altinda,bir bosna hayir getirmedigi gibi,her yönden abd-ab tekeline giren,bir bosna da hiçbir sekilde hayir getirmedi...dikkat edilirse,bosna müslümanlarinin,silahli-savunma yardimini da,müslüman ülkeler üstlendiler.bu ülkelerin kimi,suudi arabistan-pakistan(türkiyeyi de araya katabiliriz.)v.b gibi,abd-atlantik müttefikleriydi,kimisi ise,sudan-iran v.b gibi,abd-atlantike v.b karsi ülkelerdi.abd ile abnin niyeti,bosnayi-yugoslav bölgelerini(kosova v.b)kendi askerleriyle isgal etmekti.bm-nato bünyesinde kendi askerlerini ülkeye,sokmaktaydi.kendi askerlerini,sokacaklari için,sirp tacizlerine-kiyimlarina karsi,bosna müslümanlarinin savunmasiz kalmalarini,olumsuz karsilamayacaklardi.bosna ordusunu silahlandirma gibi bir dertleri olmayacakti...suudi arabistan,afganistandaki sovyet isgalinde oldugu gibi,bosna savasinda da,bosna ordusuna silah-fon saglamada,kritik-etkili bir rol oynadi.suudi yüksek yardim komitesi silah için gerekli parayi bosnaya ulastiriyordu.suudi seyh-zenginler,bosnaya,381 milyon dolar gönderdiler.kral fahdin kendisi 34 milyon dolar bagisladi.suudi krallik bankalarindan gelen 75 milyon dolar,39 milyon dolarlik hususi bagislarla birlikte tek celsede,bosnaya temin edildi.muvaffak,al harameyn,grf,benevolence v.b gibi suudi kuruluslari da,bagislarda bulundular.suudilerin yaninda erbakan hocanin,refah partisinin,avrupadaki birimleri de,bagislari toplamada önemli rol oynadi.amgtnin(avrupa milli görüs teskilati)almanyada 26 bin üyesi bulunuyordu.amgt,bosna için 7 milyon mark topladi.(bu 7 milyon markin,önemli bir bölümünün,bosnaya intikal etmedigi,buharlastigi da iddia edildi.)bagislar,bellirttigimiz gibi,savas ortaminda,bosnaklara silah alimi için kullaniliyordu.islam ülkelerinin,yönetimlerinden,derneklerinden,bosna ordusuna yapilan yardimlarin 3.5 milyar dolari buldugu iddia edilir.abd ve suudi arabistanin 80lerdeki afgan cihadinda mücahitlere yardimlari ise,6 milyar dolar civarindadir.silahlar önemli ölçüde,almanlar-avusturyalilardan satin aliniyordu.mesela,avusturyali silah taciri,dietar hoffman vardi.hoffmanin firmasi,flying tigers,para karsiligi eski dogu almanyaya ait,yüzlerce tonluk cephanenin bosnaya tasidi.tasinma,birden fazla uçakla yapildi.hartumda yüklenen uçaklar,slovenya-maribora inis yaptilar.silahlar maribordan,tirlara ve helikopterlere nakledilerek,tuzla-zenica-visikodaki cephelere gönderildi.hofmann 93 yilinda,budapestede tutuklandi.sudan parasiyla,bosnaya silah göndermekle suçlandi.avusturyaheckler-koch firmasi da,silah satisinda rol aldi.firmanin verdigi,otomotik ve yari otomatik silahlari,tasiyan bir dc-9 kargo uçagi,avusturyadan saraybosnaya gitti.silah transferinde baska sirketler de bulundu.almanyanin saarland eyaletinden,askeri mühimmat yüklü 117 tir da,bosnaya yollandi.almanyadan-avusturyadan silah alimi,islami yardim örgütlerine,bagli gerçeklesiyordu.bunlarin en önemlilerinden biri,bosna kökenli,merhamet olusumuydu.merhamet,sudan twrasiyla ve turabi-bin ladin ekibiyle,beraber çalisiyordu.sudandan yapilan erzak-silah yardimlarinin önemli bir bölümü,merhamet araciligiya ulastiriliyordu..arap mücahitler,o dönemde,abd-batiya karsi cihat ilan etmis bulunan,islami kuruluslarin ve sudanin himayesiyle,bosnadaki cihada katiliyorlardi.arap mücahitlerin yaninda pestun(afgan)-pakistanli-türk mücahitler de geliyorlardi.el turabinin-bin ladinin,sudan merkezli,örgütlenmesinin yaninda,afganistanda gulbettin hikmetyarin hizb-i islamisi v.b gibi,örgütler de,bosnaya mücahit topluyorlardi.iste merhametin splitteki,bürosu,sudanda toplanan ve,afganistanda,çeçenistanda,türkiyede v.b bulunan mücahitlerin,bosnaya gelmelerine de yardim ediyordu.ap haber ajansi merhametin alman milletvekileri tarafindan desteklendigini iddia etti.bir baska iddia,alman gizli servisi bndnin bosna ordusuna silah sagladigiydi.bnd ajanlarinin,5 defa,bati bosnadaki bihaç bölgesine,gizli,silah sevkettikleri söyleniyordu.diger taraftan usame bin ladin,çok önem verdigi bosna cihadini,sudandan destekleyip,yönlendirmekle yetinmedi.bosnaya da geldi.seyh usamenin,zagrebde bir hizmet bürosu açtigi,söylenir.93 yilinda,aldigi bosna-hersek pasaportuyla,tunuslu mücahit,adouni merhezle birlikte,viyanada bosna elçiligine geldi.mehrez,98de,abdnin d.afrikadaki,(nairobi ve darüsselamdaki)büyükelçiliklerinin bombalanmasinda,yer aldi.mehrez,99 yilinda tutuklandiginda,bosna pasaportu da ele geçirildi.bin ladinin,mehrezle birlikte en az bir kez saraybosnaya gittigi bilinir.alman-spiegel dergisinin muhabiri r.flattou,saraybosnada bin ladinle karsilastigini belirtti.bin lidan güya flattouya,afgan cihadinda oldugu gibi,bosna cihadinda da çarpismaya çok istekligi oldugunu belirtmisti.^mücahitleri,bosnanin savas bölgelerine göndermekten gurur duyuyorum.^demisti.flattou,bin ladini basinda sarik,uzun beyaz bir giysi ve sakal ile tarif ediyordu.yaptigi tarif bin ladinin,televizyonlarda,videolarda görülen halinin disina çikmiyordu.bin ladinin,bosnadayken,yaptigi konusmalardan en önemlisi suydu,^benim verecegim bir isaretle,burada milyonlarca müslüman ayaklanir.amerikalilari ve sirplari ortadan kaldirir.^bin ladinin izzetbegoviçin bekleme odasinda,görüldügünü söyleyenler de,vardir.izzetbegoviçin danismanina göre,bin ladin,izzetbogoviçle sürekli is yapmak isterken,izzetbegoviç,bin ladini basindan savmaya çalismaktaymis.bin ladin,izzetbegoviçin yaninda ayrilmayi istemezken,izzetbegoviçin bin ladinle ortak çalisma gibi bir istegi yokmus.yine de bin ladin sahip oldugu mali olanaklarla,izzetbegoviç ve adamlarini,cezbetmekteymis.93 yili ilkbaharinda bosna mücahitlerinin yaptigi bir geçit töreninde,bin ladin izzetbegoviçlere,beraber bulunmus.ancak,izzetbegoviçin yanindaki kisinin sirf esmerligine,slav görünümlü olmamasina,dayanarak,onun bin ladin oldugu ortaya atilmisti.bin ladinin 94 yili eylül ayinda da saraybosnaya geldigi,söylenir.bu sefer,visiko havalani üzerinden gelmisti.ancak,visiko havalani o sirada,abd askerinin kontrolünde oldugu için,bu gelis,zor görülmektedir.bin ladinin visikoya vardigina,yönelik istihbarat ise anonim sirp kaynaklarindan gelmistir.kaynaklar hiçbir sekilde net-belirli degildir.bin ladinin sagkolu-danismani,ayman el zewahiri de bosna cihadinda etkiliydi.91 yili sonbaharinda,sofyada bir büro açti.zewahirinin de 94 yazinda,sofyada görüldügü söylendi.el zewahirinin,bosna fedailerinin 3.kolordusunu(ki,arap-yabanci mücahitler,bosna ordusunun 3. ve 7.kolordusuna,dagilmislardi.)zenicada ziyaret ettigi,orada izzetbegoviçle bulustugu da zikredildi.zawahirinin,zenica cephesine gelmesine yardimci olan,emir abu el maali idi.abu el maali,el turabinin sadik adamlarindandi.maalinin,el turabinin ulusal islami cephesine de mensup oldugu düsünülüyor.mücahitlerin,95 yilinin eylülünde gerçeklestirdikleri,uragan 95 operasyonundaki basarinin sonucunda,maali,el turabiye,^allahin için büyük bir zafer.^diye,mektup gönderdi.uragan 95 operasyonunda,mücahitler,sirplardan vozuca köyünü zaptetmisler.vozucada esir aldiklari sirp milisleri,saraybosnanin 60km,güneybatisindaki-gostovici köyündeki,celebici,gözalti kampina götürmüslerdi...abdlilerin-ablilerin,gözdesi hirvatlardi.94 yilinda bosnak-hirvat federasyonunun kurulmasi abdnin öncülügüyle gerçeklesmisti.katolik hirvatlar da ortadoks sirplar gibi bosna müslümanlara karsi düsmanlik besliyorlar,tazyiklerde bulunuyorlardi.washington,bosna müslümanlariyla,hirvatlar arasinda ateskes saglama girisimlerine,93 yilinin yaz ayindan itibaren basladi.93 yilinin sonbaharinda,zagrebde abdli-hirvat temsilciler bulustular.hirvatistanin lideri,franco tudjmanin oglu,hirvat gizli servisinin yöneticisi miroslav washingtona gitti.miroslav ve hirvatistan disisleri bakani,bosnaklarla federasyon kurmaya karsi çiktilar.93 yilinin mart ayinda,bosna müslümanlari ile hirvatlar arasinda kanli,çatismalar oldu.disardan gelen,mücahitler,moskof-belgrad destekli sirp-çetnik milislerle cihat ettikleri gibi,abd-avrupa kuklasi hirvat birlikleriyle de,cihat ettiler.mesela,bosnanin,orta bölgesinde yer alan zenica sehrinde,hirvatlari geri püskürttüler.zenica sehrinin 150 bin kisilik bir nüfusu vardi.nüfusunun yüzde50si müslümanlardan,yüzde 25serlikleri ise hirvatlar ve sirplardan olusmaktaydi.zenicadaki 23000 hirvatin dörtte biri(silahli sivil),mücahitlerin taaruzlari sonucunda,sehri terkettiler.mücahitlerin zenicayi,karargahlari olarak kullandiklarini unutmamali.bosnaklarin 3.kolordusu,zenicanin yaninda,travnikdeki hirvatlarla da çarpistilar.3.kolordu,mücahitlerden,bosnak milislerden,içisleri bakanligi özel kuvvetlerinden olusuyordu.3.kolordunun en etkili tugayi,7.tugaydi.bu tugay,travnik-zenica-kakanj hattinda üç taburdan olusmaktaydi.gönüllü mücahitler,el mudhazid taburundaydilar.taburda,2000 ila 6000 arasinda,mücahitin savastigi,nakledilir.el mudhazit,93 yilinin agustos ayinda 3.kolorduya baglandi ve kolordunun en basarili,üstün birligi ilan edildi.3.kolorduyu bir bütün halde idare etmeye basladi.turabinin,adami abu el maali,el mudhazitin dini egitiminden sorumluydu.el maali 80lerdeki afgan cihadina da katilmisti.abu el maali gibi dikkat çeken bir isim de,dostu amir kuburaydi.kubura,3.kolordunun 3.tugayinin,1.kolordunun 1.tugayinin ve 4.kolordonun 443.tugayinin kumandanliklarinda bulundu.ayni mücahitler,el mudhazit taburunun-7.tugayin yaninda,3.kolordunun 303.316-314 dag tugaylarinda,ve 17.kranija dag tugayi-zapad polis birliginde v.b de çok etkili oldular.bilindigi gibi,balkanlarda 2.dünya savasi sirasinda,nazilerin-kudüs müftüsü el hüseyinin öncülügüyle kurulan,ss hançer birligi vardi.90lardaki,bosna savasinda da bir hançer birligi bulunmaktaydi.bu sefer,izzetbegoviçin,özel muhafiz birligi,niteligindeydi.6000 mücahitten olusmaktaydi.mücahitlerin çogunun afganistanli-pakistanli oldugu,iddia edilmekteydi.hançer birligindeki mücahitlerin bir bölümü,siyah kugular birligini olusturarak,cephe cihadina,katildilar.bosnak ordusunun bünyesinde çarpisan mücahitlerin yaninda,25 tane bagimsiz,mücahit birligi de mevcuttu.gönüllü mücahitlerin,bosnak milislerden farki,çok daha usta,yürekli savasçilar olmalari ve,sehadete susamalariydi.bu farklilik cephede kolaylikla belli olabiliyordu.bosnaklarda,uzun yillar önce osmanli(türkiye) idaresinden kopup,yugoslav yönetimi altinda yasamanin,etkisiyle,farkli anlayislar,hayat tarzlari,belirmisti.gerek konusulan dilin özdesliginden gerekse de,giyim-kusam-görünüs benzerliginden,kimi bosnaklari sirplardan-slavlardan ayirt etmek mümkün olmuyordu.kimi bosnaklar,yugoslavyadan,islami kaygilarla,ayrilmak istedikleri gibi,kimileri sadece bagimsiz,bati himayesinde bir bosna hersek için de ayrilmak,isteyebilmekteydiler.keza,kimi bosnaklarin sirplara-kiyici çetniklere karsi tepkileri,onlarin islam düsmanligini,haçli yayilmasini temsil etmelerinden gelirken,kimilerinin tepkileri etnik gerekçelere-hirvatlarinkiyle benzer nedenlere de dayanabiliyordu.kendi,güvenliklerine-bekalarina odaklanan,bosnaklar,kimi zaman her iki anlayisi da tasiyorlardi.bunun yaninda,sirplarla ya da hirvatlarla isbirligi yapan zülfikarpasic-abdiç v.b,bosnaklar da vardi.kisacasi,çogunluk izzetbegoviçe bagli olsa da bosnaklarin farkli egilimleri vardi.bu durum bazen,mücahitlerle aralarinda sorunlara yol açabiliyordu.örnegin,mücahitlerin kislasina bot ayakkabilar gönderildiginde,mücahitler,bunlari kullanmadi.ayakkabilarini kislada birakarak,afganistan-çeçenistan v.b cephelerinde alistiklari sekilde çiplak ayakla,yürümeye basladilar.bosnak milisler,^bir çatismada sirplara karsi en az kayip nasil veririz.^diye düsünürlerken,mücahitler,sehit düsmedikleri her çatisma için,hayiflanmaktaydilar.bosna hariç,daha önce,hiçbir cephede savasmamis,toy-gönüllü fedailer için de durum böyleydi.bosna savasinin sonunda,birçok mücahit,hayatta kalmayi kusur bildiler.soluk almadilar ve özellikle çeçenistana yönelip,yeniden cihat ettiler.belirttigimiz gibi,80lerdeki afgan cihadinda da,arap mücahitler ile afgan direnisçiler arasinda,anlasmazliklar yasanmisti.ancak,orada iki taraf birbirleriyle ayni cengaver özelliklere,dirayete sahiptiler...tudjmanin oglu ve,hirvat disisleri bakani m.graniç bosnaklarla baris yapmaya karsi çiktilarsa da,devlet baskani tudjman ve hirvat savunma bakani gojko,onlardan farkli düsündüler.bosnak-hirvat federasyonu tudjmanin,gojkonun onayiyla kuruldu.tudjman ve gojko,bosnak-hirvat ittifakiyla,bosnaya,bu sefer abd destegiyle daha yogun silah gönderilmeye baslanacagini,hesap ettiler.kendilerinin hirvatistandan geçecek bu silahlara gümrük vergisi altinda el koyabileceklerini,gözettiler.bu yeni,silahlarla,hirvat birliklerini,teçhizatlandirabileceklerini umdular.kisacasi,abdnin,eger bosnaklara silahli bir destegi söz konusuysa,bu örtülü sekilde-hirvatlar araciligiyla 13 mart 94ten sonra,gerçeklesmistir....bosna cihadinin,90larda el turabinin ve sudan yönetimi için önemli bir yer kapladigindan,üzerinde durduk.bu durum için eklenecek,birkaç nokta daha var;kimi çevreler,amerikanin,90li yillarda bosna mücahitlerini ve bosnak milislerini,80li yillarda,afgan mücahitleri,gibi,destekledigini,söylerler.abdnin,80lerde,müslüman cengaverleri,sovyetlere karsi destekleme stratejisinin,90larda bu sefer bosna savasinda sirplara karsi devam ettiginden dem,vururlar.halbuki,bunun,tam dogru oldugu söylenemez.çünkü,abdnin,iraka karsi düzenledigi körfez harekati,mücahitlerin direnislerin sovyetlerden,abdye,karsi yöneltmeleri bakimindan bir dönüm noktasi olmustur.bosnada cihada katilan mücahitlerin çogunlugu,ayni zamanda abdyle mücadele içinde olan kimselerdi.ayni durum,ruslarla savasan çeçen mücahitleri için de geçerliydi.gelgelim müslüman kamoyu,(ve birçok bosnak)bosna savasi sirasinda,abdnin-abnin,bosnaklara karsi yapilan kiyimlari,umursamadiklarindan yakiniyordu.bosna savasi patladiginda,abd somalide,müslümanlari katletmekle ugrasiyordu.abd,ne zaman hezimete ugradigi somaliyi birakti ve,solugu nato müttefikleriyle beraber,yugoslavyayi isgal etmekte aldi,o zaman,sirplarin bosnaklara yaptiklari katliamlar,bati kamoyunda,baslica gündem olup,ön plana çikti.izzetbegoviç,atlantik güdümündeki,bir bosnanin lideri olarak,himaye edildi.ayrica,80lerdeki afgan cihadindaki kosullar ile,bosna cihadindaki kosullar birbirlerinden çok farkliydi.abd,80lerde,sovyet direnisine arka çikarken,afganistani hiçbir sekilde isgal etme niyetinde degildi.bu süreçte,tek bir askerini bile kullanmadi,ya da herhangi,bir baris(!)gücü olusturmadi.ve,cia üzerinden,örtülü operasyonlarla,sovyet direnisini besledi.halbuki abdnin,bosnadaki-kosovadaki,operasyonlari,somalideki gibi bir bm müdahalesini ve yugoslav cumhuriyetlerin abd-ab sömürgeleri haline gelmelerini,beraberinde getirdi...abd(clinton yönetimi)bir taraftan bosnadaki,emellerinin pesinden kosarken,diger,taraftan bosna mücahitlerin destekleyen,el besir yönetimini,tasfiye etmeyle ugrasiyordu.clinton yönetimi,el besiri,bin ladini himaye etmeyle suçlayarak,sudana bombali operasyonlar düzenliyordu.unutulmamali ki,abdnin,batililarin,siyonistlerin,el besiri devre disi birakma girisimi,darfur sorunuyla baslamis degildir.el besir,ihtilalle sudanin basina geçtiginden beri,abd ve batili müttefiklerinin hedef tahtasina oturtulmustur.darfur sorunu,batililara,el besire,zayif karnindan yakalayip,vurma imkanini tanimistir.el besir,darfur sorununun,isyancilarin,hükümet bürolarina,ve güvenlik güçlerine saldirmalariyla birlikte basladigina,isaret ediyor.tipki pkk öncülügünde,baslayan kürtçülük sorununun,teröristlerin semdinlide-eruhta düzenledikleri karakol baskinlariyla devreye girmesi gibi.el besir,^dünyadaki her hükümetin,silahli bir direnisle karsilastiginda,teröristlerle savasmak için,yasal-mesru hakki,bulunmaktadir.^diyor.abd,darfur bahanesiyle el besiri yipratmaya çalisirken,abd uçaklari afganistanda-kandaharin sah vali kot bölgesinde,bir dügün yerini bombalayarak,147 sivili katlediyorlardi.el besir,kandahardaki bu katliami göstererek,^abd hava kuvvetleri,afganistanda,bu sivilleri,yanlisla bombalayarak öldürdügünü söyledi.bu katliamin sonucunda,kimse,abd baskanini,hava kuvvetlerinin baskani diye mahkemede yargilamaya ihtiyaç duymadi.degil,abd baskanini,abd havva kuvvetleri komutanini da mahkemeye çikarmak,kimsenin aklindan geçmedi.^diyordu.abdnin afganistanda-irakta müslümanlara yaptigi katliamlar için kimse,abd yetkililerini sorgulamaya ihtiyaç duymazken,darfurda ölen her insandan,el besir yönetimi sorumlu tutuluyordu.el besir asil terörist olarak u.c.myi görmekte hakliydi.ucm,batiya bogun egmeyen ülkeleri,teröre-kana bogmak için,atlantikin kullandigi bir araçti.afrikali müslümanlarin guantonamosuydu...bin ladinin,el zewahirinin ve el kaidenin-selefi hareketlerin v.b,el besire yönelik bugünkü tutumlari da,dikkat çekicidir.onlar da el turabi gibi,el besir yönetimine,karsi gelmektedirler.(dikkat edilirse,selefi gruplar filistinde hamasla da ters düsmektedirler.hamasin,iran-suriye etkisinde olmasindan rahatsizdilar.bunun,yaninda,hamasi israile siddetli bir direnis göstermemekle,de,elestirmektedirler.hamasin,bati nezdinde kendini mesru gösterme-kabullendirme,ilimlastirma,kaygisi içine girdiginden,dem vurmaktadirlar.hamas da el fetihi benzer gerekçelerle,suçlamisti.)kuskusuz bunun temel sebebi,sudan yönetiminin,90larin ortalarinda clinton yönetiminin baskisiyla,seyh usameyi sinir-disi etmis olmasidir.bin ladinin,el zewahirinin sikayetleri,elbette,^el besirin,darfurda zülüm yaptigina,müslümanlarin da bu zulümden nasibi aldiklarina,el besirin araplari afrikali müslümanlardan üstün tuttuguna v.b^ yönelik batidan,etkilenmis çarpik gerekçelere,dayanmamaktadir.onlar tam tersine,el besirin,abdye-avrupalilara-siyonistlere karsi yeteri kadar sert,bagimsiz davranamadigini-batili,emperyalistleri-küresel kurumlari v.b,kaale aldigini,iddia etmektedirler.el besirin el kaideyi ülkesinden dislayarak,sudandaki müslümanlarin haçlilara ve isbirlikçilerine karsi savunma gücünü elinden aldigini,söylemektedirler.el besirin,batililarin yaptigi baskilarin altinda kaldigindan,bunlardan etkilenerek güçlü duramadigindan ve sudan müslümanlarini atlantik emperyalizmine karsi kollayamadigindan,yakinmaktadirlar.batililarin-siyonistlerin-uluslarasi kuruluslarin,el besirin çekimser tutumundan güç alarak,darfur meselesindeki baskilarini,müdahalelerini,arttirdiklarini,düsünmektedirler.peki,gerçekten böyle bir sey var midir?el besir,yönetimi,abdnin-abnin-israilin,bati beslemesi isyancilarin-ucmnin-bmnin kirli oyunlarini bozacak,yeteri kadar kararliligi-iradeyi göstermemekte midir?teslimiyetçilige mi kaymaktadir?...abd-avrupa basininda,bunu dogrulayabilecek yorumlar göze çarpmaktadir.el besirin son aylarda,batiyla uzlasmaya yöneldigine,deginilmektedir.halk-kamoyu nezdinde,atlantige karsi tavizsiz-boyun egmez bir izlenim verirken-cesurca gürleyip konusurken,diger taraftan farkli davrandigina,dikkat çekilmektedir.hatta,darfur sorunu-engeli olmasaydi,el besirin batiya yaklasmanin,kazanimlarindan faydalanmis olacagina,isaret edilmektedir.el besir,geçen haziran ayinda,3 aylik bir yasaklamanin ardindan,batili s.t.klerin,sudana dönmesine izin verecegini,belirtti.darfurda bati masasi isyancilarla,baris görüsmeleri yürütmeyi elden birakmadi.washington sudandaki,büyükelçiligini ve temsilciliklerini korudu.abd,özel temsilcisi,s.grationu,sudana gönderdi.s.gration abd kongresine,^sudanin,islamci teröristleri(!)destekledigine yönelik hiçbir kanitin bulunmadigini,sudanin terörü destekleyen devlet statüsünde kabul edilmesinin yanlis olacagini^belirtti.s.grationun darfur konusundaki yaklasimlari da,diger batililardan biraz farkliydi.darfur meselesine,batinin sartlanmis,basmakalip,kör yargilariyla,bakmamayi denedi.sudana-darfura gitmis,burayi gözlemlesmis olmanin etkisiyle,gerçekleri az da olsa,görebildi.darfurdaki durum,artik bir soykirim olmaktan çok,bir hysoykirimin kalintisini tasimaktadir.^dedi.tabii,darfurdaki soykirimi geride kalmis,olmus,bitmis degerlendirerek,gene çok yanlis bir ithamda bulunmaktaydi.batinin sakat,saldirgan yargilarini korumaktaydi.çünkü darfurda hiçbir zaman soykirim olmamisti.aslinda batililar,gayet iyi bilmektedirler ki,sudani el besirden baskasinin,bir arada tutma,imkani yoktur.bundandir,el besiri devirmek,sudani parçalamak anlamina gelmektedir.türkiye,irak,somali,pakistan v.b,gibi sudan da haçli emperyalistlerin parçalamayi öngördügü ülkelerdendir.batililar,sudanin,güneyindeki ve darfurdaki,çatismalarin,ülkenin dogusuna siçramasini,beklemektedirler.sudanin üç tarafinda,kaos olusmasiyla birlikte,el besirin gidecegini,sudanin yikilacagini,gözetmektedirler.bilindigi gibi,kürese güçler,b.o.pyle yakindogu-o.asya hattinda bir taraftan kimi ülkeleri parçalarken-küçültürlerken,diger taraftan yeni ya da daha büyük ülkeler olusturma,pesindedirler.pakistanin pestun koridorunu içine alacak,büyük ama kukla bir afganistan,b.afganistanin güneyinde özgür beluçistan,kizildeniz boyunca uzanacak büyük ürdün ve tabii ki de birlesik kürdistan v.b,bu ülkelere örnektir.ufalanan,ortadan kaldirilan ülkelerin küllerinden,yeni devletçiklikler ve daha genislemis bölgeler,dogacaktir.ayni durum afrika haritasi için de geçerlidir.diger taraftan sudanin parçalanmasinin,sudandaki,mücahit direnisi,güçlendirecek,bir tarafi da bulunacaktir.bin ladin-el zewahiri ekibi,haçli isgalciler ve isbirlikçilerine,karsi,sudanda da bir cephe açacaklardir.el besir yönetimi,sudanda yillardan beri seriati uygulamaktadir.el besir,batili emperyalistleri,güneydeki ve darfurdaki etkinliginin yaninda,dogal kaynaklarini onlara peskes çekmemesi,ve islami bir yönetim uygulamasiyla da,rahatsiz etmektedir.abd,11 eylülden-afganistan isgalinden beri,islami odaklara-mücahitlere karsi,umut operasyonunu yürütmektedir.sudan ve el besir de,elbet,bu operasyonunun hedefindedir.ama,talibana v.b ve islamci cihad örgütlerine kiyasla ikinci hedeftedir.kimi,abdli yetkililer,sudanin dagilmasinin,sudandaki mücahit gruplari,güçlendireceginden korkmaktadirlar.bunlara göre,sudanda gerçeklesecek bir dagilma,sudani ikinci bir,somaliye çevirecektir.en basta da abdnin müttefiki misiri etkileyecektir.ancak,sudani bizzat gene,bunlarin ve agababalarinin somaliye çevirmeye çalistiklari ihmal edilmemelidir.sudan anlasamadigi,çatisma yasadigi komsularindan baslicasi çaddi.abd-fransiz kuklasi,çad yönetimi,cancewad fedailerini sudan sinirini geçerek,çadda,eylemler yapmakla suçluyordu.cancewadlarin,çad devlet baskanini devirmekle tehdit ettigini de bildiriyordu.batili emperyalistlerin,komsu çad üzerinden sudanda,tezgahlar kurabildiklerini,gözetmek gerek...batili basinin,el besirle ilgili yorumlarina baktigimizda,el besiri güçsüz,zaaf içinde göstererek,karalamaya çalistigi bellidir.el besirin ülkeyi idare etmekte güçlük çektiginin,ülkesinde çözemedigi iç karisikliklarin kendisini yiprattiginin,kendi partisi içinde bile hakimiyet saglayamadiginin v.b,propagandasini yapmaktadirlar.el besire,zalim-kiyici-terör estirici(!),halk desteginden,yoksun,zorba(!),bir dikdatör(!),olarak tanitmanin,fayda etmeyecegini anlayinca,bu sefer,bu propagandaya asilmaktadirlar.böylece,darfuru bölmek konusundaki hevesleri arttirmakta ve,el besirin kolaylikla,devrilecegini,göstermeye çalismaktadirlar.öyle ki,el besirin kendisinin baskanligi birakacagini,bile söylemektedirler.usm,v.b diger,uluslarasi kuruluslar,ayni propagandayla gaza gelmekte,el besirin bölge ülkeleri tarafindan taninan,bir devlet baskani oldugunu hiçe saymaktadirlar.terbiyesizce,rezilce el besire,derhal teslim olmasi gereken bir haydut muamelesi yapmaya cüret edebilmektedirler.bin ladinin-el zewahirin,el besiri,elestirirlerken,geçmiste yasanmis sorunlarin yaninda,batili kamoyunun yorumlarinin da etkisinde biraz kalmis olduklari bellidir.halbuki general besir otoritesiyle ve adaletiyle,sudana sahip çikmayi,sudanin onurunu-bekasini korumayi gayet iyi bilmektedir.el besir yönetimi,büyüttügü petrol endüstrisiyle,kalkindirdigi sanayisiyle,halkinin refahini ve devletinin kuvvetini, yükseltmektedir.iktidarini,yönetimi,kuklalara,baticilara,ülkesindeki ^vatan düsmanlarina-bölücülere^birakmamaya kararlidir.asla pes edecek bir durumda degildir.makam hirsi,baskanlik ihtirasi asla olmamakla birlikte,iktidarini birakirsa,güvenecegi,kendi çizgisinde olan birine,birakatacaktir.diger kosullarda,iktidarinin sonunu ya rahmetli olmasi ya da,haksiz-kancik bir komployla(veya isgalle)devrilmesi getirecektir.türkiyenin de bir el besire,ihtiyaç duydugunu,samimiyetle söyleyebiliriz.bin ladinin,el zevahirinin ve taraftarlarinin gözetmeleri gereken,silahli bir direnise liderlik etmekle,bir devlete liderlik etmenin birbirlerinden farkli kosullar ortaya çikardigidir.müslüman bir devletin liderinin(el besirin),mücahit örgüt liderlerinin yöntemleriyle,haçli-batili isgalcilerle,savas yürütme olanagi bulunmamaktadir.örgüt liderleri,haçlilari dogrudan hedef alirlarken,silahli mücadeleden baska bir seyi gözetmeleri,gerekmezken,digeri(el besir),iktisadi-diplomatik v.b birçok faktörü gözetmek zorundadir.vataninin isgalcilerden korumak için kimi zaman örtülü tavir almaya,ihtiyaci vardir,ve baska ülkelerle,^düsmanlarinin düsmanlariyla^ müttefiklik kurmasi icap etmektedir.silahli yaptirimlari,sömürgecilerden ziyade onlarin ülke içinde besledikleri,kökü-disarida-hain,temsilcilerine,teröristlerine,uygulamak durumundadir.eger,(emperyalistlere sicak bir çatisma) olmaksizin,bagimsizligini,vatan savunmasini,yalniz onlarla silahli mücadeleye odaklarsa,halkini-devletini felakete sürükleyebilir,bilmeden atese atabilir.ancak,müslüman liderin kendi ülkesi askeri isgale ugrarsa,direnis yöntemleri örgütlerinkiyle,benzesebilir.dolayisiyla el besir,batiya karsi afganistandaki-iraktaki-somalideki v.b mücahitlerin siddetinde-derecesinde bir tutum için degilse,bu içten parçalanmaya çalisan,bir ülkenin devlet baskani olmasi nedeniyledir.abd,sudana 77 yilindan beri,ambargo uygulamaktadir.abdnin yürüttügü bu haksiz-ekonomik yaptirimlar,ciddi-sikintili sonuçlar dogurmakla birlikte,sudanin iktisadini batili-küresel tesirlerden uzaklastirmistir...belirttigimiz gibi,sudan dünyada idare edilmesi,en zor olan ülkelerden biri.sudan gibi,yüzölçümü büyük bir ülkede,her seyi yönetmek,ve yapmak mümkün degil.sudan,cografi olarak,9 bölgeye ayriliyor.bu bölgelerin en küçügü,sudanin kuzeyinin ortasinda yer alan,baskent hortum ve çevresi.bu sehir,sudana uzayip,sudandan ugandaya kadar geçen nil nehrinin kivrimlari,hortuma benzediginden ötürü,hortum adini almis.komsulari misir,ve uganda gibi,ingilizler tarafindan isgale ugrayan sudanda,hortum,ingilizlerin telaffuzuyla hartum olmus.hortumun,dogusunda sudanin,kizildenizle yegane kiyisi olan,dogu eyaleti,uzaniyor.burasi,etiyopya ve eritreyle,kuzeyden de misirla sinirdas.nil nehrinin kivrimlari,d.eyaletinin sinirlarini sekillendiriyor.hartumun güneyinde ise,etiyopyayla komsu merkezi eyalet,yer aliyor.merkezi eyaletin batisinda,kordorfan bulunuyor.kordorfan aslinda,sudanin tam ortasina düsüyor.kordorfanin kuzeyinde,dogudan d.eyaletiyle ve nil nehriyle,çevrili,misirla komsu kuzey eyaleti var.darfur kordofanin batisina,denk düsüyor.darfur sudanin,en büyük bölgesi,ve kuzeyden güneye en uzun koridoru olarak göze çarpiyor.darfur,çad ve küçük miktar o.afrika cumhuriyetiye de komsu.darfun güneyinde,bahr el gazal bölgesi bulunuyor.bahral gazalin,dogusunda,ve kordofan ile m.eyaletin altinda,yukari-nil bölgesi var.yukari nilin güneyinde,sudanin en güney ucunu olusturan ekvatar bölgesi,mevcut.burasi sempatik general idi aminle sembollesen ugandayla komsu.sudanin idare olarak ise gene,9 bölgeye ayrildigini söyleyebiliriz.bunlar,d.eyaletinde ash sharoi,k.eyaletinde ash-shamali,batida darfur,merkezde al awsat,yukari nilde ali an nil,ekvatorda,al istiwai ve darfur.görüldügü gibi bu arapça isimler(ali an nil-ash sharqoi-ash shamali v.b),bulunduklari cografyayla özdeslik olusturuyor.darfurla birlikte,kurdufan,ash shamali,ash sharqoi en genis bölgeler.sudanin,eyaletleri ise 18 tane.sudanin nüfusu ise dehset sayida kalabalik.1.3 milyari geçiyor...bir devlet baskaninin böyle uçsuz bucaksiz bir ülkedeki bölgelerin-vilayetlerin,detaylarini takip etmesinin imkani yok.general el besir,verdigi röpörtajlarda bu gerçege dikkat çekiyor.ancak,bu el besirin iktidarinin zayif-yipranmis,oldugunun,ve sudanin,her bölgesine kontrol edemeyip,hizmet götüremediginin anlamina hiçbir sekilde gelmemeli.el besirin,savas suçlarindan(!);kaçmak(!)için,ülkeyi-(darfuru) kontrol edememeyi bahane olarak kullandigina yönelik ucm,iddiasi ise tam bir saçmalik olsa gerek...besir,güvendigi yardimcilarin,bakanlarinin,asistanlarinin,sudan için gerekli ayrintilarla ugrastigini,belirtiyor.ayrica,bu ayrintilar,sudanin iç meseleleri degil,dis meseleleri için de söz konusu.generel el besir,dis ülkelere siklikla,ziyaret düzenlememesinin,hakkindaki o saçma tutuklama karariyla,hiçbir alakasi olmadigini da,belirtiyor.iccnin,kararinin-bati baskisinin,ziyaret takvimini,baska ülkelere gitmesini asla etkilemedigini söylüyor.bir devlet baskaninin illa her ülkeye gitmesi gibi bir zorunlulugunun olmadigina ve sudanin dis meseleleriyle ugrasan adamlarinin onun adina kimi,ülkelere ziyaret düzenlemelerinin olagan olacagina,dikkat çekiyor.diger taraftan el besir gerekli olan ziyaretlerin hepsini yapmis,bulunuyor.el besir,afrika-arap ülkelerindeki,birçok toplantiya-zirveye katildi.mesela,2008 yilinin sadece birkaç ayi içinde,tam 7 ayri afrika-arap ülkesine gitti.el besir,türkiye-afrika isbirligi zirvesi nedeniyle,istanbula da gelmisti.bahsettigimiz gibi,geçtigimiz,isedak toplantisina katilmamasi,^hükümetin avrupa baskisiyla,el besiri gelmemeye ikna etmesi^olarak görülüyordu. ^hükümetin,el besirin türkiyede,tutuklanabilme,riskinin bulunduguna dikkat çekmesiyle,ona tutuklanmama garantisi vermemesiyle^,açiklaniyordu.türkiyede,düzenli-güçlü bir yönetim-ortam olmadigi ve,herkes kafasinin teline göre,saz çaldigi için,bir savci çikip da hükümete ragmen(!)el besiri alikoyabilirdi.tipki orduya(!)ragmen,pasalarin,subaylarin,gazilerin göz altina alinip tutuklanmalari ve tskye küfredebilmeleri gibi.ancak,böyle bir sey söz konusu olmasa da,el besir,isedaka istirak etmeyecekti.çünkü,el besirin sudan içindeki yogun gündemi-isleri nedeniyle,isedaka katilacak vakti yoktu.gelmemesinin asil nedeni buydu...sudanin çinle iliskileri de,üzerinde durulmasi gereken çok önemli bir konudur.el besirin çinle müttefikligine ayri-özel bir yer ayirmak durumundayiz.çin,uygur türk kandaslarimiza tazyiklerinden ötürü,türk-islam dünyasinin,tepkisini çekmektedir.abd-ab gibi tiksintiyle karsilanmasi,uygur türklerinin ve dogu türkistanin hassas durumuna baglidir.afganistanda talibanin ve arap mücahitlerin de çinle,sorunlari bulunmaktadir.bu sorunlar da,d.türkistan meselesinden bagimsiz degildir.çin,uygur türklügünü ve d.türkistan bütünlügünü tehlikeli karsilamakta,bastirmaya,çalismaktadir.çinin bölge müslümanlarina yönelik uygulamalari,uygur türklerine karsi sindirici tutumuyla,yaptirimlariyla,paralel gerçeklesmektedir.abdnin,islam dünyasini hedef alan,kontra-terör operasyonunu,çin de rusya gibi desteklemektedir.rusyanin çeçen müslümanlar,çinin de uygur türkleri üzerindeki baskilarini-sömürülerini,abdnin,haçli isgalinden güç alarak arttirdiklari söylenebilir.buna ragmen,çinin,islam dünyasina tavrinin,abdninkiyle örtüstügü tam olarak söylenemez.sudan bu konuda en büyük örnektir.çinin sudana yaklasimi,abdninkiyle taban tabana zittir.sudana bakarak,çinin,islam ülkeleri için alternatif,bir ticaret-enerji ülkesi oldugu görülebilir.ayrica çinin afganistandaki,tutumu-çizgisi,bugün abdyle benzerlik tasiyorsa da,geçmiste farkliydi.çinin,abd isgalinden önce,afganistanda talibanla yakinlasma çalismalarinin oldugu bilinir.taliban yönetimi abd-bati tarafindan abluka-ambargo altinda tutulurken,çin sudanda oldugu gibi,afganistana yardim göndermeye yöneliyordu.bu yardimlar,bilhassa yollarin onarilmasina-bayindirlik,lojistik yatirimlarin gerçeklesmesine v.b dayaniyordu.çinin,pakistanla,oldum olasi,saglam bir ittifaki bulunmaktaydi.abd uydusu,bir ülke görünümündeki pakistan,ayni zamanda,çinin,degismez bir müttefikiydi.çin rakibi hindistana karsi,pakistani,bir denge olarak görmekteydi.kisacasi,pakistan ve,sudan,çinin iliskilerinin en iyi oldugu iki müslüman ülkedir.bizim ilgilenecegimiz ise,çinin sudanla baglantisidir...çini uygur türk kandaslarimiza isledigi kirli amellerden ötürü,ne kadar lanetlesek de,el besiri,çinle isbirligi yaptigindan ötürü,suçlamamiz gerekir.çin,el besir için ülkesinin dogal kaynaklarinin,isletilmesi açisindan önemli bir ülkedir.sudanin çinle,ittifaki,iktisadi,gerekçelere dayanmaktadir.çin,sudanin en büyük ticari ortagidir.yoksa,iki ülkenin benzer bölücü(!) sorunlar yasadigindan asla,bahsedilemez.dogu türkistan sorunuyla,darfur sorunu arasinda bir benzerlik yoktur.sudanla çin yakinlasmasi,iki ülkenin d.türkistan-darfur arasindaki sorunlarin benzer oldugunu düsünmelerinden,bu konularda ortak hareket etme ihtiyaci tasimalarindan kaynaklanmamaktadir.çin,darfur sorunundan,ötürü,sudani cazibeli bir yatirim alani olarak,görmemektedir.yakinlasmayi,böyle bir gerekçeye baglamak,batili propagandacilarin yapacagi bir istir.bir gerçek varsa,çinin d.türkistan müslümanlarina zülmü ile,güneydeki animistlerin-hristiyanlarin,sudan müslümanlarina terör estirmeleri,arasinda benzerlik vardir.keza,darfur meselesi de olsa olsa,çinin tibet meselesiyle,benzer olabilir.darfurdaki isyancilarin abd-ab-siyonist kiskirtmalariyla,ayaklanmalari,tibetin atlantik-bati himayesiyle,çinden kopma çabasiyla,karsilastirilabilir.çinin müslüman uygur türklerine yaptiklari,el besirin destekledigi asla söylenemez.el besirin,uygur türklerine karsi hiç bir hassasiyet duymamasi beklenemez.el besir yönetimini,diger arap yönetimlerinden ayiran,türkiyeye-türk milletine besledigi,derin dostluk ve sevgidir.osmanlidan,hoslanmayan,suudi arabistan-libya-irak-ürdün-tunus v.b arap ülkelerinin tersine,sudan,osmanliya hürmet etmektedir.osmanli eserleri,sudanda oldugu gibi korunmaktadir. çin,d.türkistani isgal altinda tutmasaydi,türk-islam dünyasinin çine yönelik genel bakisinin çok daha farkli olacagi da bir gerçektir...çin,b.m genel sekreterliginin,5 daimi,üyesinden biridir.sudani,bm üzerinden yipratmaya çalisan batili emperyalistler,kalici üye olarak çinin de sudani hedef almasini beklemektedirler.abd-ab,çini,darfurdaki sözde soykirima engel olmadigi,için sürekli suçluyorlardi.çinin sudan üzerindeki etkisini,el besirin aleyhine kullanmasini,bekliyorlardi.çinin,emperyalist bm genel sekreterliginin,el besir yönetimine,yeni kisitlamalar uygulamasinin önüne geçtigi,bir gerçekti.çin,darfur sorunu hakkinda konusmaktan kaçiniyordu...abdyle çin arasindaki,siki,ticari iliskiler malum.abdyle,çinin ortak bir anlasmayla,el besiri yüz üstü birakma ihtimali de bulunmaktaydi.çinin 60 yilindan beri,sudandaki yatirimlari 10 milyar dolari buluyor.çin petrolünün yüzde10unu sudandan temin ediyor.sudan da petrolünün yüzde70ini çine ihraç ediyor.çinin en büyük petrol firmasi,devlete bagli ulusal petrol korporasyonudur.bu korparasyon sudanin petrol sektöründeki en genis yatirimi yapmaktadir.sudanin büyük nil petrol,sirketi,çin firmalariyla en büyük petrol üretimini yürütmektedir.çinin darfur ve çevresinde sahip oldugu,petrol kuyulari dikkat çekmektedir.batili-kozmopolit kuruluslar,çinin sudanda silah tesisleri olusturdugunu da iddia etmektedirler.batililarin en garip(!)iddialarindan bir digeri de,çinin,darfurda bölücülerle cihat eden,el besir yanlilarina ve janjewad mücahitlerine,silah sagladigina yöneliktir.sudanin,çinden savas jetleri aldigini belirtmektedirler.çinin sudanla askeri antlasmalari,69 yilina dayanmaktadir.el besirin,çinle yalniz ekonomik-enerji alaninda degil,bir ölçüde askeri alanda da isbirligi yapmasi dogaldir.ancak,askeri antlasmalarin,sudandaki iç savaslara bagli olarak,gerçeklestigini söylemek dogru degildir.bilindigi gibi,sudan 90larda da,iç savasa sürüklenmistir ve batililarin iddialari bu süreçte çinin sudana genis miktarda,tank-tanksavar mayin-helikopter-cephane temin ettigidir.ayni sekilde,çinin sudana yatirimlarini,yalniz petrol alaniyla sinirli görmek dogru olmaz.sudanda,özellikle de darfurda,etiyopya gibi,mühim sorunlardan biri su sorunudur.çin sudandan su çikarmaktadir.su kuyularini birlestirmektedir.su tulumbalari,ve jeneratörleri temin etmektedir.çinin su malzemeleri,tibbi araçlar,prefabrik evler,üzerinden sudana yaptigi dönemlik yardim,80 milyon yeni bulmaktadir...eski bir pentagon ajani,stöcü darfurun merkezindeki al fashir sehrinin 30-40 kilometre disarisinda,çin yapimi füze basliklari gördügünü belirtmektedir.(al fashir,kuzey darfurun bas kentidir.sudandaki en büyük göçmen kamplarindan biri al fashirde bulunmaktadir.al fashirde,janjewad fedaileri de etkindirler.janjewad fedaileri,darfurda yillardir bölücülere karsi canla basla,azimle mücadele,etmektedirler.türkiyede bir dönem pkkyla-kürtçülerle basariyla,onurla gaza etmis,özel harekatçilarimizla ve onlara bagli korucularimizla,kiyaslanabilirler.ama onlardan farklari,milis niteliklerinin ve adetlerinin çok daha fazla olmasidir.janjewadlarin caydirici nitelikleri,bölücülerin agababalarini çok rahatsiz etmektedir.cancewadlarin,darfur-sudan birliginin,yegane silahli teminati olduklarindan,süphe yoktur.bundandir,batililar darfurdaki sözde soykirimi(!),cancewad fedailerinin yürüttükleri operasyonlara-eylemlere,yüklemektedirler.soykirim diye cancewadlarin hakli faaliyetlerini sunmaktadirlar.bm,görünüste darfurdaki isyanci gruplara ve cancewad fedailerine,silah satisini yasaklamaktadir.bu yasaklama,çinin,rusyanin el besir yönetimine silah satisi yapmasini engellemedigi gibi,abd-ab-siyonist blogun isyanci gruplari silahlandirmasini da engellememektedir.)bu tür,küçük gözlemlerden yola çikarak,darfurda bölücülere karsi yürütülen vatan (savunmasini),çin destegine bagli yürütülen,bir mücadeleymis gibi göstermek,çok büyük bir hata olacaktir.çinin darfurla ilgilendigi yoktur.petrol konusu olmasa,sudana yanasacagi da yoktur.petrol çin için abd kadar önemlidir.birçok yetkili,bu konuda,^çinin petrole ihtiyaci vardir.çin el besiri,kendine çok yakin bulmamaktadir.^demektedirler...darfurda,2.7 milyona yakin müslümanin evlerini terkettigi iddia edilmektedir.keza,iç savasta sakat kalanlarin rakami 600 bin,tecavüze ugrayan çocuklarin-kadinlarin rakami,ise 60 bin olarak verilmektedir.ayrica 200 bin kisinin,darfurdan çada geçtikleri söylenmektedir.darfurun etnik yapisi,çadin dogusunun etnik yapisiyla benzerlik göstermektedir.burada hem darfurdaki araplarla hem de darfurdaki zencilerle,ayni soydan,insanlar yasamaktadir.bu durum,çad yönetiminin,darfurdaki batili isyanci gruplari,desteklemesini kolaylastirmaktadir.ancak,çad bunlari desteklerken,hartum yönetiminin kendi ülkesindeki cancevitleri-araplari destekledigi bahanesini,öne sürmektedir.darfurda,200-300 bin kisinin öldügü iddiasi koca bir yalan olmakla birlikte,^kesin,en fazla,9000 ila 10000 kisi ölmüstür.^dedigimiz de yoktur.el besir yönetiminin verdigi veriler,elbette,inandirici ve tutarlidir.batililarin verilerini,içi bos-saçma yapan,darfurda,çatismalar-saldirilar disindaki ölümlerin göz ardi edilmesinden,kaynaklanmaktadir.halbuki,darfurda berki de savastan,çok,hastaliktan,açliktan ölenler bulunmaktadir.yeni dogan binlerce çoçuk,vefat etmektedir.elbette,savas kosullarinin,hastaligi,açligi pekistirdigi bir gerçek.ancak,bunlari,darfurda,yalnizca savasin,dogurdugu sonuçlar olarak görmek yanlis olur.isin aslinda darfurdaki halkin temel-acil,ihtiyaçlarini karsilamak,zor degildir.ancak,bunlari karsilamayi engelleyen mihraklar vardir.bu mihraklar,el besir,cancevad fedaileri degil,abd-israil ve müttefiklerinin taa kendileridir.abd ve bati,el besiri devirmek,darfuru kurtarma-sözde soykirim, kampanyalari yapmak için harcayacaklari parayi,gerçekten darfura yardim etmeye harcasalardi,çok seyin degiseceginden,bahsetmistik.abd ve bati ülkeleri gerçekten,darfur müslümanlari için,samimi bir niyet tasisalar,evvela el besirin yönetimini taniyip saygi gösterirler,ve el besirle birlikte darfura,insani yardim götürürlerdi.el besirle ugrasacaklarina,hartum yönetimine akla gelmedik ahlaksiz baskilarda bulunacaklarina,düzmece mahkemelerin arkasindan is çevireceklerine,yapici davranirlardi.darfura yardim kisvesi altinda ajanlarini,misyoner kuruluslari,saibeli-uluslarasi dernekleri yollayacaklarina,sudan devletine karsi yürüttükleri ambargoyu sona erdirirlerdi.ancak onlarin,böyle davranmalari zaten beklenemez.afrika ve asya ülkelerindeki çikarlari,sömürgecilige dayanan,abdnin-abnin,darfura ahlaki-gerçekçi-tarafsiz yaklasmalari,imkansizdir.gene de,birtakim verileri ortaya koymakta yarar var.batililar,darfura yiyecek,yardimi yapmama konusunda,yollarin bozuklugunu v.b öne sürmektedirler.en önemlisi somalide oldugu gibi,cancevadlarin-silahli milislerin,yiyecek yardimlarini bloke ettiklerinin bahanesini kullanmaktadirlar.halbuki dertleri darfura yiyecek,ilaç,barinak,su temin etmek olsa,bunu uçaklar,helikopterlerle yukaridan,sessizce
gerçeklestirirlerdi.abd ile ingilterenin,irak isgali sürecinde,birkaç hafta gibi kisa sürede,250 bin askeri,tanklarla,kamyonlarla,uçaklarla birlikte,ülkeye sevkettikleri,unutulmamalidir.iraki kana bulamak için harcadiklari enerjinin,1000de birinden daha azi,darfura tek celsede birkaç bin ton,gida-erzak göndermek,üzere,harcanabilirdi.ne ilginçtir ki,batili hükümetlerin,ve bunlarin,paravani sözde yardim(!)kuruluslarin,darfura yaptiklari küçük miktarda para yardimi bile,darfurdaki,yoksullara-yetimlere ulasmamistir.abd-ab-siyonist ser üçgeninin amaçlari,oldum olasi,sudan devletini ambargoyla kusatmak,olmustur.irakta,körfez savasindan sonra yapilan rezilligin aynisi,sudana uygulanmaya çalisilmistir.bu kirli amaç dogrultusunda,darfurda insani yardim(!) karti,ikiyüzlüce kullanilmistir.bir taraftan,paravan dernekler araciligiyla göstermelik yardimlar yapilmis,cancevadlar-hükümet güçleri darfuru harabeye çevirmekle suçlanmistir,diger taraftan darfura götürülecek hizmetler,engellenmistir,ambargonun uygulanmasi için,darfurun yoksul-çaresiz kalmasina,hartum yönetimi ile,darfurun bütünlügünün kopmasina dikkat edilmistir.özellikle,abd sudanin ticaret hatlarini,yok etmeye,çok önem vermistir.bunun önemli nedenlerinden biri,sudan petrolünün kullanimiyla,ilgilidir.abd,çinin sudan petrolünü kullanmasini istememistir.abdnin,hindistan,malaya,hatta fransa v.b gibi ülkelerin de,sudan petrolünü kullanmalarindan,çekince duydugu söylenir.bu sözü geçen,ülkelerin tümü abdnin ticari ortagidirlar.basta fransa olmak üzere birçok konuda abdyle müttefiktirler.abdnin niyeti,karsisindaki kim olursa olsun,sudan petrolünün tekeline almak ve kendi iradesine göre müttefikleri-talipleri,arasinda,paylastirmaktir.yoksa,diger durumda sudan devletinin-el besir yönetiminin,petrolünü kendi karariyla,ihraç etmesi,vatanin menfaatine kullanmasi geçerli olmaktadir.bu noktada,sudan,petrolünün degerinin,üzerinde durmak gerekmektedir.




