« Önceki |

14/12/2009

Vatanperver El Besir ve Sudanin Kaderi 2



darfurun,atlantik ve yahudi kamoyunda,palazlandirilmasinin,abdnin iraka savas açtigi süreçte,gerçeklesmesi de,manidardi.böylece abd ile siyonistlerin öncülügünde,bati-avrupa kamoyu karanlik gözlerini,iraktaki,savasin haksizligindan,isgalin vahsetinden,darfurdaki sözde soykirima(!)çevrilecekti.abd,irakta isini görürken,bati,darfur soykirimi(!),propagandalarina,paralarini akitacakti.abd-ab ülkeleri,darfur soykiriminin(!)reklamini,yapmak için,harcadiklari parayi,darfur halkina harcamis olsalardi,darfurdaki gida-barinak-saglik v.b sorunlarinin ortadan kalkacagi,asikardi.angelina jolie v.b gibi,kasar-rezil hollywood figürleri,^darfuru kurtarin.^(save darfur)kampanyasinin basini çekeceklerdi.(angelina jolie bm adina,gönüllü çalismalar yapan,afrika-güneyasya-ortadogu ülkelerine sik sik gidip gelen,buralardaki kamplari ziyaret eden,bir figür.bu faaliyetlerinin,ünlü sosyetik,sarisin joaenne herringle benzerligi sasirticidir.fahise bir komprador,olan j.herring soguk savasta,ortadogu-latin amerika ülkelerinde komünizme karsi yapilan reklamlarin,basini çekmisti.özellikle,sovyet isgalinin basinda,afganistanda mücahitlere destek gezisi düzenlemesiyle,hafizalara kazinmisti,daglik afganistani abd kamoyuna tanitmisti.)haçli ülkelerde,sudandan çok darfur bilinecekti.onlara göre,darfur topraginin sudandan kopartilmasi gerektiginden,darfur,sudandan ayri,bir statüye getirilecekti.birçok sudanli,darfurun kendi iç meseleleri oldugunu,gayet iyi biliyorlardi.abdnin,abnin darfura müdahale etmelerinin,altin ve petrolle alakali oldugunun bilincindeydiler.abd güdümündeki bm,sudanda,atlantik emperyalizminin,planlarini uygulamaktan baska bir sey yapmiyordu.bmnin özellikle afrikada,abd-ab isgalcilerinin,hedeflerini yerine getirisi,dikkat çekiciydi.mesela,somalide,böyle olmustu,abd isgali bm baris güçleriyle yürümüstü,(yürümekteydi.)sudan da aynisi oluyordu.el besir,yönetimi 2006da,bm temsilcisi jan pronku,üç günlük bir müddet vererek,ülkeden çikardi.bmye bagli kuruluslarin,darfuru bölmek için,faaliyet gösterdigini,kavradi.bmnin yaninda,dünya saglik örgütü,sinir tanimayan doktorlar v.b batili kuruluslarin,art niyetlerini-çirkin emellerini de,gözetti.el besir,bm temsilcilerini-örgütlerini ülkesinden dislamaya yönelince,batida,darfura müdahale kampanyasi,gittikçe yogunlasti.emperyalistler korosu,^acil müdahale,acil müdahale.^diye haykirdilar.^madem ki,el besir,bm örgütlerini,ihraç etti,o zaman,darfura bm baris güçleri girmeli.sudan vatanina yabanci askerler sokularak,el besire ders verilmeli.^denildi.sudan hükümeti,1 yil boyunca siddetli,feci,bir baski altina alindi.abd-ab emperyalistleri,bu baskiyla istediklerini elde ettiler.el besir,on binlerce bm askerini darfura kabul etmek durumunda kaldi.bati,darfura 26 bin bm askeri göndermeyi kararlastirmisti.ancak,el besir general aididin somalide önerdigi gibi,darfurda bm askerleri,yerine afrika birligi askerlerinin görev yapmasi için,israr ediyordu.sonunda,afrika birligi ile bmnin birlesiminden olusan bir baris gücünün,sudana girmesini kabul etti.antlasmaya göre,baris gücü askerleri,darfurda,bir yil kalacaklardi.2008 baslarinda,9 bin bm askeri darfura geldiler.ancak,bm verdigi sözü tutmadi.bm generali,m.luther agwai,^çatisan gruplar,uzlasmaya yanasmazsalar,daha on yillarca burada kalmamiz gerekir.^dedi.darfurda,el besir karsiti isyancilarin,siyonistlerle-israille iliskileri de dikkat çekiciydi.bu isyanci gruplardan biri,israilde büro korumustu.israilde,darfur meselesine abd-ab kadar önem veriyordu.sudan da,karisik nüfusuna ragmen birçok yakindogu ülkesi gibi,arap dünyasinin içinde yer aliyordu.arap ülkeleri arasinda,israile karsi tavizsiz,tutumuyla ve filistinlileri himayesiyle,sivriliyordu.hamasla büyük bir dayanisma içindeydi.hamasin sürgündeki lideri halid mesalin bir ara suriyede yasamayi birakip,hortumda ikamet edecegi gündeme gelmisti.dis müttefiklerini ve,düsmanlarini,filistin sorununa göre ayarlayan israil için,sudan tasfiye edilmesi gereken bir engeldi.sudanin savunma bakani abdulrahim m.hüseyin 24 yahudi kurulusunun darfurda faaliyet gösterdigini,ve buradaki çatismalari körükledigini belirtti.bu kuruluslar,darfur kampanyalarinda,^yahudi soykirimini^ da sürekli ön plana çikarmaktaydilar.isyancilara,mali-silahli-propaganda yardimlarini,büyük ölçüde abd ve ingiliz,kanallari üzerinden gerçeklestirmekteydiler.abdde,20 yahudi kurulusu,^darfuru kurtarma koalisyonuna^katilmislardi.israilin,bir diger marifeti(!) de,sudan göçmenlerini,kendi ülkesine gelmeye tesvik etmesiydi.darfurdaki isyanci gruplar ve taraftarlari,israilden,siginma hakki aliyorlardi.israile gelen sudan göçmenlerinin,söyledikleri de ilginçti(!).söyle diyorlardi;^burada çok mutluyuz.israil hükümetinin darfur sorununu çözmesini,ve bizleri,çocuklarimizi kurtarmasini bekliyoruz.^darfurda,kizilay da görev yapiyordu.kizilay günde 400 sudanli hastayi muayene ediyor,bedava ilaç-giysi-yemek dagitiyordu...al turabinin,darfurdaki kargasada da,rol oynadigi söylemistik.al turabi john garangla anlasma yaptigi gibi,darfurdaki isyanci gruplarla da ittifaka yöneldi.bu gruplarin baslicalari,sudan özgürlük ordusu(sla)ile adalet ve esitlik hareketiydi.(jle).jlenin lideri,halil ibrahim turabinin mücadele ortagiydi...bilindigi gibi,abdnin,irak isgalinin ardindan,irani isgal edecegi çok sik olarak söyleniyordu.abd saddami-baasi devirdigi gibi,suriyedeki-irandaki yönetimlerini de devirecekti.böylece de,bermuda üçgeni olarak gördügü irak-suriye-iran hattinda,sömürgelerini olusturacakti.ama abdnin irandan ve suriyeden çok daha tehlikeli gördügü bir ülke vardi,o da sudandi.abdnin iraktan sonra asil hedefi sudandi.hem sudana yapilacak bir isgalde,abden-atlantik ortaklarindan da güçlü,tam bir destek alirdi.avrupalilar,oraya kendi askerlerini de yollarlardi.nitekim 2004 yazinda,nato ülkeleri,sudana karsi bir askeri müdahale,planini olusturmaya basladilar.sudani isgal edip etmeme konusunda,çok siki tartismalarda bulundular.el besir yönetimini,acilen-askeri güçle devirmeye büyük bir arzu duydular.el besire karsi düsman kesilen,el turabinin,böyle bir isgal durumunda,haçlilarin safinda yer almaya,egilimli oldugundan süphe yoktu.darfura yapilacak bir bati isgalinin,el turabinin konumunu güçlendireceginden süphe yoktu.el turabi,imdiden,el besirin u.c.m tutuklama kararina boyun egmesi-görevinden istifade edip,batililarin elinde yargilanmasi,gerektigini belirtiyor...el turabinin el besirle,yollarini ayirdiktan sonra,degistigini-baticilastigini gözetmek lazim.el besirle ittifak içindeyken çok daha farkli biriydi.91-95 yillari arasinda,sudanda bin ladini bizzat himaye eden oydu.bin ladinle beraber bosnadaki mücahit operasyonunda önemli rol oynamisti.el turabinin genellikle dis-müslüman ülkelerde faaliyet gösteren sudan kökenli,yardim kurulusu twrayla da iliskileri vardi.fbi,93 yilinda dünya ticaret merkezindeki bombalamasi için gerekli sermayenin twradan karsilandigini söyledi.twra 87 yilinda,sudanli fatih-sukarno hassaneyn kardesler tarafindan kurulmustu.fatih hassaneyn el turabinin danismanligini yapmaktaydi.fatih,sudanin zagreb elçiliginde çalisti.belgradda da tip ögrenimi gördü.belgraddaki ögrencilik yillarinda,tanisti.izzetbogoviçle yakin iliskiler kurdu.izzetbegoviçin 89 yilinda,belgradda,90 yilinda,saraybosnada bastirdigi islami deklarasyonunun yaziminda rol aldigi da iddia edildi.twra,bosna müslümanlarina,genis gida yardimlarinda bulundu.hassaneyn 93 yilinda sudan devleti adina,bosnanin kültür ateseligini yapti.izzetbogoviç,sudanda,turabinin yaninda bulunan bin ladinle,fatih araciligiyla iletisim kurdu.twranin genel merkezi viyanadaydi.seyh azzamin maki nasil,abdde yasayan arap-müslümanlar için 80lerde bürolar(en ünlüsü brooklyn bürosu.)açmisssa,twra da,avrupada buna benzer bürolar kurmustu.95 yilinda,alman-avusturyali müffetisler twranin viyana,bürosuna baskin düzenlediler.dernegin 80li yillardan beri yaptigi harcamalarin listesini ele geçirdiler.twra yalniz mültecilere gida,çadir v.b yardimi etmekle kalmiyor,mücahitlere silah yardimi da yapiyordu...buna göre 350 bin dolardan daha fazlasi,bosnali müslümanlar için silah aliminda,kullanildi.350 bin dolarin bir bölümü,silahlarin hirvatistan geçirilmesi için gerekli paraya da harcandi.twra türkiyedeki,ve malezyadaki,suudi arabistandaki müslümanlardan,37 milyon dolar bagis da topladi.seyh usame ise,twraya iki kez bagista bulundu.twraya bagis miktarinin 92de,80 milyon dolar,93te 231 milyon dolar,94-95te 39 milyon dolar oldugu söylendi.sudanli örgüt,twra,avusturyadaki baskina ragmen bagis,almaya devam etti.bagis bütçesi 500 milyon dolara kadar yükseldi.bosna hersek gizli servisi foss,t.w.ranin bosna müslümanlarina yaptigi bagis adetini,2.5 milyar dolar olarak açikladi.t.w.r.a da sudanlilarla birlikte bosnak müslümanlar da çalisiyordu.viyanda bosna elçiligi yapan,hüseyin zivalj twranin baskan yardimcisiydi.izzetbegoviç 83 yilinda,seyyid kutubun-müslüman kardeslerin tesiri altinda yazdigi,islami deklarosyonundan ötürü,83 yilinda tutuklanmis,14 yil hapis cezasi almisti ki,zivalj da onla beraber hapiste bulunmustu.izzetbegoviç hapis cezasinin yalnizca 5 yilini çekmisti.unutulmamali ki,izzetbogoviç baslangiçta keskin bir bati karsitiydi.ihtilalci bir islam yanlisiydi.israile-siyonizme karsi,büyük-dogal bir nefret besliyordu.filistinli müslümanlarin durumuna çok duyarliydi.bunun sebebi yalniz islami hassasiyetinden degildi.daha 16 yasindayken basladigi dava hayatinda,misir ve filistindeki islami hareketlerle içli disli olmasindandi.misirdaki-filistindeki mücahit olusumlarla yakin temaslarinin bulunmasindandi.sirplar ile yahudiler arasindaki,siki iliskilerin bilincindeydi.islami deklarasyonda,^eger,yahudilerin,yahudiler ile siyonistleri birbirlerinden ayirmaya güçleri olsaydi,biz de sevinerek,yahudiler ve siyonistler arasinda ayrim yapardik.eger yahudiler,bulunduklari yerde bize caka satmaya devam edeceklerse,islami hareket ve dünyadaki diger müslümanlar için tek bir çözüm yolu kalmaktadir;savasi devam ettirmek ve ne kadar sürmesi gerekiyorsa,uzatarak,çalinmis her santimetre topragi geri alamak.^diyordu...ancak daha sonra,izzetbegoviç bosna savasi sürecinde,abd- avrupanin,miloseviç yönetimine-çetniklere karsi,bosnaklari-hirvatlari desteklemesiyle birlikte,tavirlarini degistirdi.batiyla,uzlasmaci-müttefik bir islami lider pozisyonuna geldi.savasi sonlandiran dayton antlasmasi,bosnak müslümanlarin hakimiyetindeki bir bosnayi,asla devreye getirmese de,bu antlasmaya boyun egmek durumunda kaldi.mücahitlerin,çizgisinden koptu.buna ragmen,müslümanlar arasindaki sayginligini kaybetmedi,ve bilge kral konumunu korudu...izzetbegoviçin adamlarindan zivalj,91 yilinda,deli mustafiçin(ki kendisi o dönem,bosna federe yönetiminin içisleri bakanligini yapiyordu.)yardimiyla,çok sayida kalesnikof ve merminin bosna müslüman milislerinin eline ulasmasini sagladi.mustafiçin ayrica bin ladine,bosnaya gidip gelebilmesi için 93 yilinda,viyana elçiliginden pasaport verdirdigi de söylenir.twranin viyananin yaninda saraybosnada da bürosu vardi.92 yilinin sonunda,budapeste-moskova-istanbulda da bürolar açmisti.twranin,malezyali-bangladesli askerlerle de baglanti içinde oldugundan dem vuruldu.twranin 15 milyon dolar tutarindaki hafif silahi,unprofor birliklerinde görev yapan,bu bangdesliler-malezyalilar araciligiyla ülkeye sokmustu.öyle ki,silahlarin sokulmasina yardim eden askerler arasinda bizim t.s.k personelimiz de bulunmaktaydi.sudan t.w.r.asini,saibeli,kara-paraci deniz feneri dernegine benzetenler olabilir.özellikle,viyanada twranin hesaplarina el konulmasini,almanyada d.fenerinin müsaadere edilmesiyle,özdeslestirenler,bulunabilir.ancak unutulmamali ki,t.w.ra yetkilileri,deniz fenerliler gibi kendilerine yapilan bagislari,ceplerine indirmiyorlardi.t.w.r.anin avrupalilarca suçlanma sebebi,bu bagislari,silah alimi ve bosna müslümanlarini ve mücahitleri teçhizatlandirma,için kullanmasiydi.halbuki,deniz fenerinin,mücahitlere-direnisçilere yardim saglamayla,hiçbir alakasi yoktu.t.w.r.a islami hareketleri desteklerken(mülteci-gida-erzak v.b,yardimlarini ise,devlet destegiyle güvenilir bir sekilde gerçeklestirirken)d.feneri islam ülkelerinde,sivil-yardim kampanyalari düzenleme kisvesi altinda,tacirlik yapiyordu.her iki örgüt de birbirlerinden çok farkli dünyalardan geliyordu..her halükarda,t.w.r.anin bosna müslümanlarina ve bosnaya savasa giden mücahitlere güçlü bir destek verdiginden,süphe yok.el turabinin,t.w.r.a ve t.w.ranin,basindaki hassaneyn kardesler üzerindeki etkisi belli.bosna savasi,döneminde,el besir ve turabi birbirleriyle ortak bir ikiliydiler.bosnak müslümanlara,sudanin yaptigi yardimlarin basini,el turabi çekse de,bunlar devlet baskani el besirin istegi ve iradesiyle yürütülüyordu.anti-emperyalist sudan yönetimi o süreçte,bosna davasini destekleyen,baslica müslüman ülkelerdendi.abd-ab,yugoslavyanin parçalanmasini ve,bosna hersegin,diger balkan federasyonlari gibi,yugoslavya çatisindan ayrilmasini,hararetle destekliyordu.hirvat-sirp kapismasini,arnavut etnikçiligini,sirplarin müslüman kiyimlarini v.b,firsat bilerek,kan gölünden beslenerek,balkanlari isgal eden ve yugoslavyayi lagveden onlardi.kosovada-makedonyada-bosnada-sirbistanda-hirvatistanda-karadagda v.b istedikleri,bati,kuklasi,neo liberal yönetimleri-devletçikleri olusturdular.bosna müslümanlari için,slav-sirp tahhakümü altinda,bir bosna hayir getirmedigi gibi,her yönden abd-ab tekeline giren,bir bosna da hiçbir sekilde hayir getirmedi...dikkat edilirse,bosna müslümanlarinin,silahli-savunma yardimini da,müslüman ülkeler üstlendiler.bu ülkelerin kimi,suudi arabistan-pakistan(türkiyeyi de araya katabiliriz.)v.b gibi,abd-atlantik müttefikleriydi,kimisi ise,sudan-iran v.b gibi,abd-atlantike v.b karsi ülkelerdi.abd ile abnin niyeti,bosnayi-yugoslav bölgelerini(kosova v.b)kendi askerleriyle isgal etmekti.bm-nato bünyesinde kendi askerlerini ülkeye,sokmaktaydi.kendi askerlerini,sokacaklari için,sirp tacizlerine-kiyimlarina karsi,bosna müslümanlarinin savunmasiz kalmalarini,olumsuz karsilamayacaklardi.bosna ordusunu silahlandirma gibi bir dertleri olmayacakti...suudi arabistan,afganistandaki sovyet isgalinde oldugu gibi,bosna savasinda da,bosna ordusuna silah-fon saglamada,kritik-etkili bir rol oynadi.suudi yüksek yardim komitesi silah için gerekli parayi bosnaya ulastiriyordu.suudi seyh-zenginler,bosnaya,381 milyon dolar gönderdiler.kral fahdin kendisi 34 milyon dolar bagisladi.suudi krallik bankalarindan gelen 75 milyon dolar,39 milyon dolarlik hususi bagislarla birlikte tek celsede,bosnaya temin edildi.muvaffak,al harameyn,grf,benevolence v.b gibi suudi kuruluslari da,bagislarda bulundular.suudilerin yaninda erbakan hocanin,refah partisinin,avrupadaki birimleri de,bagislari toplamada önemli rol oynadi.amgtnin(avrupa milli görüs teskilati)almanyada 26 bin üyesi bulunuyordu.amgt,bosna için 7 milyon mark topladi.(bu 7 milyon markin,önemli bir bölümünün,bosnaya intikal etmedigi,buharlastigi da iddia edildi.)bagislar,bellirttigimiz gibi,savas ortaminda,bosnaklara silah alimi için kullaniliyordu.islam ülkelerinin,yönetimlerinden,derneklerinden,bosna ordusuna yapilan yardimlarin 3.5 milyar dolari buldugu iddia edilir.abd ve suudi arabistanin 80lerdeki afgan cihadinda mücahitlere yardimlari ise,6 milyar dolar civarindadir.silahlar önemli ölçüde,almanlar-avusturyalilardan satin aliniyordu.mesela,avusturyali silah taciri,dietar hoffman vardi.hoffmanin firmasi,flying tigers,para karsiligi eski dogu almanyaya ait,yüzlerce tonluk cephanenin bosnaya tasidi.tasinma,birden fazla uçakla yapildi.hartumda yüklenen uçaklar,slovenya-maribora inis yaptilar.silahlar maribordan,tirlara ve helikopterlere nakledilerek,tuzla-zenica-visikodaki cephelere gönderildi.hofmann 93 yilinda,budapestede tutuklandi.sudan parasiyla,bosnaya silah göndermekle suçlandi.avusturyaheckler-koch firmasi da,silah satisinda rol aldi.firmanin verdigi,otomotik ve yari otomatik silahlari,tasiyan bir dc-9 kargo uçagi,avusturyadan saraybosnaya gitti.silah transferinde baska sirketler de bulundu.almanyanin saarland eyaletinden,askeri mühimmat yüklü 117 tir da,bosnaya yollandi.almanyadan-avusturyadan silah alimi,islami yardim örgütlerine,bagli gerçeklesiyordu.bunlarin en önemlilerinden biri,bosna kökenli,merhamet olusumuydu.merhamet,sudan twrasiyla ve turabi-bin ladin ekibiyle,beraber çalisiyordu.sudandan yapilan erzak-silah yardimlarinin önemli bir bölümü,merhamet araciligiya ulastiriliyordu..arap mücahitler,o dönemde,abd-batiya karsi cihat ilan etmis bulunan,islami kuruluslarin ve sudanin himayesiyle,bosnadaki cihada katiliyorlardi.arap mücahitlerin yaninda pestun(afgan)-pakistanli-türk mücahitler de geliyorlardi.el turabinin-bin ladinin,sudan merkezli,örgütlenmesinin yaninda,afganistanda gulbettin hikmetyarin hizb-i islamisi v.b gibi,örgütler de,bosnaya mücahit topluyorlardi.iste merhametin splitteki,bürosu,sudanda toplanan ve,afganistanda,çeçenistanda,türkiyede v.b bulunan mücahitlerin,bosnaya gelmelerine de yardim ediyordu.ap haber ajansi merhametin alman milletvekileri tarafindan desteklendigini iddia etti.bir baska iddia,alman gizli servisi bndnin bosna ordusuna silah sagladigiydi.bnd ajanlarinin,5 defa,bati bosnadaki bihaç bölgesine,gizli,silah sevkettikleri söyleniyordu.diger taraftan usame bin ladin,çok önem verdigi bosna cihadini,sudandan destekleyip,yönlendirmekle yetinmedi.bosnaya da geldi.seyh usamenin,zagrebde bir hizmet bürosu açtigi,söylenir.93 yilinda,aldigi bosna-hersek pasaportuyla,tunuslu mücahit,adouni merhezle birlikte,viyanada bosna elçiligine geldi.mehrez,98de,abdnin d.afrikadaki,(nairobi ve darüsselamdaki)büyükelçiliklerinin bombalanmasinda,yer aldi.mehrez,99 yilinda tutuklandiginda,bosna pasaportu da ele geçirildi.bin ladinin,mehrezle birlikte en az bir kez saraybosnaya gittigi bilinir.alman-spiegel dergisinin muhabiri r.flattou,saraybosnada bin ladinle karsilastigini belirtti.bin lidan güya flattouya,afgan cihadinda oldugu gibi,bosna cihadinda da çarpismaya çok istekligi oldugunu belirtmisti.^mücahitleri,bosnanin savas bölgelerine göndermekten gurur duyuyorum.^demisti.flattou,bin ladini basinda sarik,uzun beyaz bir giysi ve sakal ile tarif ediyordu.yaptigi tarif bin ladinin,televizyonlarda,videolarda görülen halinin disina çikmiyordu.bin ladinin,bosnadayken,yaptigi konusmalardan en önemlisi suydu,^benim verecegim bir isaretle,burada milyonlarca müslüman ayaklanir.amerikalilari ve sirplari ortadan kaldirir.^bin ladinin izzetbegoviçin bekleme odasinda,görüldügünü söyleyenler de,vardir.izzetbegoviçin danismanina göre,bin ladin,izzetbogoviçle sürekli is yapmak isterken,izzetbegoviç,bin ladini basindan savmaya çalismaktaymis.bin ladin,izzetbegoviçin yaninda ayrilmayi istemezken,izzetbegoviçin bin ladinle ortak çalisma gibi bir istegi yokmus.yine de bin ladin sahip oldugu mali olanaklarla,izzetbegoviç ve adamlarini,cezbetmekteymis.93 yili ilkbaharinda bosna mücahitlerinin yaptigi bir geçit töreninde,bin ladin izzetbegoviçlere,beraber bulunmus.ancak,izzetbegoviçin yanindaki kisinin sirf esmerligine,slav görünümlü olmamasina,dayanarak,onun bin ladin oldugu ortaya atilmisti.bin ladinin 94 yili eylül ayinda da saraybosnaya geldigi,söylenir.bu sefer,visiko havalani üzerinden gelmisti.ancak,visiko havalani o sirada,abd askerinin kontrolünde oldugu için,bu gelis,zor görülmektedir.bin ladinin visikoya vardigina,yönelik istihbarat ise anonim sirp kaynaklarindan gelmistir.kaynaklar hiçbir sekilde net-belirli degildir.bin ladinin sagkolu-danismani,ayman el zewahiri de bosna cihadinda etkiliydi.91 yili sonbaharinda,sofyada bir büro açti.zewahirinin de 94 yazinda,sofyada görüldügü söylendi.el zewahirinin,bosna fedailerinin 3.kolordusunu(ki,arap-yabanci mücahitler,bosna ordusunun 3. ve 7.kolordusuna,dagilmislardi.)zenicada ziyaret ettigi,orada izzetbegoviçle bulustugu da zikredildi.zawahirinin,zenica cephesine gelmesine yardimci olan,emir abu el maali idi.abu el maali,el turabinin sadik adamlarindandi.maalinin,el turabinin ulusal islami cephesine de mensup oldugu düsünülüyor.mücahitlerin,95 yilinin eylülünde gerçeklestirdikleri,uragan 95 operasyonundaki basarinin sonucunda,maali,el turabiye,^allahin için büyük bir zafer.^diye,mektup gönderdi.uragan 95 operasyonunda,mücahitler,sirplardan vozuca köyünü zaptetmisler.vozucada esir aldiklari sirp milisleri,saraybosnanin 60km,güneybatisindaki-gostovici köyündeki,celebici,gözalti kampina götürmüslerdi...abdlilerin-ablilerin,gözdesi hirvatlardi.94 yilinda bosnak-hirvat federasyonunun kurulmasi abdnin öncülügüyle gerçeklesmisti.katolik hirvatlar da ortadoks sirplar gibi bosna müslümanlara karsi düsmanlik besliyorlar,tazyiklerde bulunuyorlardi.washington,bosna müslümanlariyla,hirvatlar arasinda ateskes saglama girisimlerine,93 yilinin yaz ayindan itibaren basladi.93 yilinin sonbaharinda,zagrebde abdli-hirvat temsilciler bulustular.hirvatistanin lideri,franco tudjmanin oglu,hirvat gizli servisinin yöneticisi miroslav washingtona gitti.miroslav ve hirvatistan disisleri bakani,bosnaklarla federasyon kurmaya karsi çiktilar.93 yilinin mart ayinda,bosna müslümanlari ile hirvatlar arasinda kanli,çatismalar oldu.disardan gelen,mücahitler,moskof-belgrad destekli sirp-çetnik milislerle cihat ettikleri gibi,abd-avrupa kuklasi hirvat birlikleriyle de,cihat ettiler.mesela,bosnanin,orta bölgesinde yer alan zenica sehrinde,hirvatlari geri püskürttüler.zenica sehrinin 150 bin kisilik bir nüfusu vardi.nüfusunun yüzde50si müslümanlardan,yüzde 25serlikleri ise hirvatlar ve sirplardan olusmaktaydi.zenicadaki 23000 hirvatin dörtte biri(silahli sivil),mücahitlerin taaruzlari sonucunda,sehri terkettiler.mücahitlerin zenicayi,karargahlari olarak kullandiklarini unutmamali.bosnaklarin 3.kolordusu,zenicanin yaninda,travnikdeki hirvatlarla da çarpistilar.3.kolordu,mücahitlerden,bosnak milislerden,içisleri bakanligi özel kuvvetlerinden olusuyordu.3.kolordunun en etkili tugayi,7.tugaydi.bu tugay,travnik-zenica-kakanj hattinda üç taburdan olusmaktaydi.gönüllü mücahitler,el mudhazid taburundaydilar.taburda,2000 ila 6000 arasinda,mücahitin savastigi,nakledilir.el mudhazit,93 yilinin agustos ayinda 3.kolorduya baglandi ve kolordunun en basarili,üstün birligi ilan edildi.3.kolorduyu bir bütün halde idare etmeye basladi.turabinin,adami abu el maali,el mudhazitin dini egitiminden sorumluydu.el maali 80lerdeki afgan cihadina da katilmisti.abu el maali gibi dikkat çeken bir isim de,dostu amir kuburaydi.kubura,3.kolordunun 3.tugayinin,1.kolordunun 1.tugayinin ve 4.kolordonun 443.tugayinin kumandanliklarinda bulundu.ayni mücahitler,el mudhazit taburunun-7.tugayin yaninda,3.kolordunun 303.316-314 dag tugaylarinda,ve 17.kranija dag tugayi-zapad polis birliginde v.b de çok etkili oldular.bilindigi gibi,balkanlarda 2.dünya savasi sirasinda,nazilerin-kudüs müftüsü el hüseyinin öncülügüyle kurulan,ss hançer birligi vardi.90lardaki,bosna savasinda da bir hançer birligi bulunmaktaydi.bu sefer,izzetbegoviçin,özel muhafiz birligi,niteligindeydi.6000 mücahitten olusmaktaydi.mücahitlerin çogunun afganistanli-pakistanli oldugu,iddia edilmekteydi.hançer birligindeki mücahitlerin bir bölümü,siyah kugular birligini olusturarak,cephe cihadina,katildilar.bosnak ordusunun bünyesinde çarpisan mücahitlerin yaninda,25 tane bagimsiz,mücahit birligi de mevcuttu.gönüllü mücahitlerin,bosnak milislerden farki,çok daha usta,yürekli savasçilar olmalari ve,sehadete susamalariydi.bu farklilik cephede kolaylikla belli olabiliyordu.bosnaklarda,uzun yillar önce osmanli(türkiye) idaresinden kopup,yugoslav yönetimi altinda yasamanin,etkisiyle,farkli anlayislar,hayat tarzlari,belirmisti.gerek konusulan dilin özdesliginden gerekse de,giyim-kusam-görünüs benzerliginden,kimi bosnaklari sirplardan-slavlardan ayirt etmek mümkün olmuyordu.kimi bosnaklar,yugoslavyadan,islami kaygilarla,ayrilmak istedikleri gibi,kimileri sadece bagimsiz,bati himayesinde bir bosna hersek için de ayrilmak,isteyebilmekteydiler.keza,kimi bosnaklarin sirplara-kiyici çetniklere karsi tepkileri,onlarin islam düsmanligini,haçli yayilmasini temsil etmelerinden gelirken,kimilerinin tepkileri etnik gerekçelere-hirvatlarinkiyle benzer nedenlere de dayanabiliyordu.kendi,güvenliklerine-bekalarina odaklanan,bosnaklar,kimi zaman her iki anlayisi da tasiyorlardi.bunun yaninda,sirplarla ya da hirvatlarla isbirligi yapan zülfikarpasic-abdiç v.b,bosnaklar da vardi.kisacasi,çogunluk izzetbegoviçe bagli olsa da bosnaklarin farkli egilimleri vardi.bu durum bazen,mücahitlerle aralarinda sorunlara yol açabiliyordu.örnegin,mücahitlerin kislasina bot ayakkabilar gönderildiginde,mücahitler,bunlari kullanmadi.ayakkabilarini kislada birakarak,afganistan-çeçenistan v.b cephelerinde alistiklari sekilde çiplak ayakla,yürümeye basladilar.bosnak milisler,^bir çatismada sirplara karsi en az kayip nasil veririz.^diye düsünürlerken,mücahitler,sehit düsmedikleri her çatisma için,hayiflanmaktaydilar.bosna hariç,daha önce,hiçbir cephede savasmamis,toy-gönüllü fedailer için de durum böyleydi.bosna savasinin sonunda,birçok mücahit,hayatta kalmayi kusur bildiler.soluk almadilar ve özellikle çeçenistana yönelip,yeniden cihat ettiler.belirttigimiz gibi,80lerdeki afgan cihadinda da,arap mücahitler ile afgan direnisçiler arasinda,anlasmazliklar yasanmisti.ancak,orada iki taraf birbirleriyle ayni cengaver özelliklere,dirayete sahiptiler...tudjmanin oglu ve,hirvat disisleri bakani m.graniç bosnaklarla baris yapmaya karsi çiktilarsa da,devlet baskani tudjman ve hirvat savunma bakani gojko,onlardan farkli düsündüler.bosnak-hirvat federasyonu tudjmanin,gojkonun onayiyla kuruldu.tudjman ve gojko,bosnak-hirvat ittifakiyla,bosnaya,bu sefer abd destegiyle daha yogun silah gönderilmeye baslanacagini,hesap ettiler.kendilerinin hirvatistandan geçecek bu silahlara gümrük vergisi altinda el koyabileceklerini,gözettiler.bu yeni,silahlarla,hirvat birliklerini,teçhizatlandirabileceklerini umdular.kisacasi,abdnin,eger bosnaklara silahli bir destegi söz konusuysa,bu örtülü sekilde-hirvatlar araciligiyla 13 mart 94ten sonra,gerçeklesmistir....bosna cihadinin,90larda el turabinin ve sudan yönetimi için önemli bir yer kapladigindan,üzerinde durduk.bu durum için eklenecek,birkaç nokta daha var;kimi çevreler,amerikanin,90li yillarda bosna mücahitlerini ve bosnak milislerini,80li yillarda,afgan mücahitleri,gibi,destekledigini,söylerler.abdnin,80lerde,müslüman cengaverleri,sovyetlere karsi destekleme stratejisinin,90larda bu sefer bosna savasinda sirplara karsi devam ettiginden dem,vururlar.halbuki,bunun,tam dogru oldugu söylenemez.çünkü,abdnin,iraka karsi düzenledigi körfez harekati,mücahitlerin direnislerin sovyetlerden,abdye,karsi yöneltmeleri bakimindan bir dönüm noktasi olmustur.bosnada cihada katilan mücahitlerin çogunlugu,ayni zamanda abdyle mücadele içinde olan kimselerdi.ayni durum,ruslarla savasan çeçen mücahitleri için de geçerliydi.gelgelim müslüman kamoyu,(ve birçok bosnak)bosna savasi sirasinda,abdnin-abnin,bosnaklara karsi yapilan kiyimlari,umursamadiklarindan yakiniyordu.bosna savasi patladiginda,abd somalide,müslümanlari katletmekle ugrasiyordu.abd,ne zaman hezimete ugradigi somaliyi birakti ve,solugu nato müttefikleriyle beraber,yugoslavyayi isgal etmekte aldi,o zaman,sirplarin bosnaklara yaptiklari katliamlar,bati kamoyunda,baslica gündem olup,ön plana çikti.izzetbegoviç,atlantik güdümündeki,bir bosnanin lideri olarak,himaye edildi.ayrica,80lerdeki afgan cihadindaki kosullar ile,bosna cihadindaki kosullar birbirlerinden çok farkliydi.abd,80lerde,sovyet direnisine arka çikarken,afganistani hiçbir sekilde isgal etme niyetinde degildi.bu süreçte,tek bir askerini bile kullanmadi,ya da herhangi,bir baris(!)gücü olusturmadi.ve,cia üzerinden,örtülü operasyonlarla,sovyet direnisini besledi.halbuki abdnin,bosnadaki-kosovadaki,operasyonlari,somalideki gibi bir bm müdahalesini ve yugoslav cumhuriyetlerin abd-ab sömürgeleri haline gelmelerini,beraberinde getirdi...abd(clinton yönetimi)bir taraftan bosnadaki,emellerinin pesinden kosarken,diger,taraftan bosna mücahitlerin destekleyen,el besir yönetimini,tasfiye etmeyle ugrasiyordu.clinton yönetimi,el besiri,bin ladini himaye etmeyle suçlayarak,sudana bombali operasyonlar düzenliyordu.unutulmamali ki,abdnin,batililarin,siyonistlerin,el besiri devre disi birakma girisimi,darfur sorunuyla baslamis degildir.el besir,ihtilalle sudanin basina geçtiginden beri,abd ve batili müttefiklerinin hedef tahtasina oturtulmustur.darfur sorunu,batililara,el besire,zayif karnindan yakalayip,vurma imkanini tanimistir.el besir,darfur sorununun,isyancilarin,hükümet bürolarina,ve güvenlik güçlerine saldirmalariyla birlikte basladigina,isaret ediyor.tipki pkk öncülügünde,baslayan kürtçülük sorununun,teröristlerin semdinlide-eruhta düzenledikleri karakol baskinlariyla devreye girmesi gibi.el besir,^dünyadaki her hükümetin,silahli bir direnisle karsilastiginda,teröristlerle savasmak için,yasal-mesru hakki,bulunmaktadir.^diyor.abd,darfur bahanesiyle el besiri yipratmaya çalisirken,abd uçaklari afganistanda-kandaharin sah vali kot bölgesinde,bir dügün yerini bombalayarak,147 sivili katlediyorlardi.el besir,kandahardaki bu katliami göstererek,^abd hava kuvvetleri,afganistanda,bu sivilleri,yanlisla bombalayarak öldürdügünü söyledi.bu katliamin sonucunda,kimse,abd baskanini,hava kuvvetlerinin baskani diye mahkemede yargilamaya ihtiyaç duymadi.degil,abd baskanini,abd havva kuvvetleri komutanini da mahkemeye çikarmak,kimsenin aklindan geçmedi.^diyordu.abdnin afganistanda-irakta müslümanlara yaptigi katliamlar için kimse,abd yetkililerini sorgulamaya ihtiyaç duymazken,darfurda ölen her insandan,el besir yönetimi sorumlu tutuluyordu.el besir asil terörist olarak u.c.myi görmekte hakliydi.ucm,batiya bogun egmeyen ülkeleri,teröre-kana bogmak için,atlantikin kullandigi bir araçti.afrikali müslümanlarin guantonamosuydu...bin ladinin,el zewahirinin ve el kaidenin-selefi hareketlerin v.b,el besire yönelik bugünkü tutumlari da,dikkat çekicidir.onlar da el turabi gibi,el besir yönetimine,karsi gelmektedirler.(dikkat edilirse,selefi gruplar filistinde hamasla da ters düsmektedirler.hamasin,iran-suriye etkisinde olmasindan rahatsizdilar.bunun,yaninda,hamasi israile siddetli bir direnis göstermemekle,de,elestirmektedirler.hamasin,bati nezdinde kendini mesru gösterme-kabullendirme,ilimlastirma,kaygisi içine girdiginden,dem vurmaktadirlar.hamas da el fetihi benzer gerekçelerle,suçlamisti.)kuskusuz bunun temel sebebi,sudan yönetiminin,90larin ortalarinda clinton yönetiminin baskisiyla,seyh usameyi sinir-disi etmis olmasidir.bin ladinin,el zewahirinin sikayetleri,elbette,^el besirin,darfurda zülüm yaptigina,müslümanlarin da bu zulümden nasibi aldiklarina,el besirin araplari afrikali müslümanlardan üstün tuttuguna v.b^ yönelik batidan,etkilenmis çarpik gerekçelere,dayanmamaktadir.onlar tam tersine,el besirin,abdye-avrupalilara-siyonistlere karsi yeteri kadar sert,bagimsiz davranamadigini-batili,emperyalistleri-küresel kurumlari v.b,kaale aldigini,iddia etmektedirler.el besirin el kaideyi ülkesinden dislayarak,sudandaki müslümanlarin haçlilara ve isbirlikçilerine karsi savunma gücünü elinden aldigini,söylemektedirler.el besirin,batililarin yaptigi baskilarin altinda kaldigindan,bunlardan etkilenerek güçlü duramadigindan ve sudan müslümanlarini atlantik emperyalizmine karsi kollayamadigindan,yakinmaktadirlar.batililarin-siyonistlerin-uluslarasi kuruluslarin,el besirin çekimser tutumundan güç alarak,darfur meselesindeki baskilarini,müdahalelerini,arttirdiklarini,düsünmektedirler.peki,gerçekten böyle bir sey var midir?el besir,yönetimi,abdnin-abnin-israilin,bati beslemesi isyancilarin-ucmnin-bmnin kirli oyunlarini bozacak,yeteri kadar kararliligi-iradeyi göstermemekte midir?teslimiyetçilige mi kaymaktadir?...abd-avrupa basininda,bunu dogrulayabilecek yorumlar göze çarpmaktadir.el besirin son aylarda,batiyla uzlasmaya yöneldigine,deginilmektedir.halk-kamoyu nezdinde,atlantige karsi tavizsiz-boyun egmez bir izlenim verirken-cesurca gürleyip konusurken,diger taraftan farkli davrandigina,dikkat çekilmektedir.hatta,darfur sorunu-engeli olmasaydi,el besirin batiya yaklasmanin,kazanimlarindan faydalanmis olacagina,isaret edilmektedir.el besir,geçen haziran ayinda,3 aylik bir yasaklamanin ardindan,batili s.t.klerin,sudana dönmesine izin verecegini,belirtti.darfurda bati masasi isyancilarla,baris görüsmeleri yürütmeyi elden birakmadi.washington sudandaki,büyükelçiligini ve temsilciliklerini korudu.abd,özel temsilcisi,s.grationu,sudana gönderdi.s.gration abd kongresine,^sudanin,islamci teröristleri(!)destekledigine yönelik hiçbir kanitin bulunmadigini,sudanin terörü destekleyen devlet statüsünde kabul edilmesinin yanlis olacagini^belirtti.s.grationun darfur konusundaki yaklasimlari da,diger batililardan biraz farkliydi.darfur meselesine,batinin sartlanmis,basmakalip,kör yargilariyla,bakmamayi denedi.sudana-darfura gitmis,burayi gözlemlesmis olmanin etkisiyle,gerçekleri az da olsa,görebildi.darfurdaki durum,artik bir soykirim olmaktan çok,bir hysoykirimin kalintisini tasimaktadir.^dedi.tabii,darfurdaki soykirimi geride kalmis,olmus,bitmis degerlendirerek,gene çok yanlis bir ithamda bulunmaktaydi.batinin sakat,saldirgan yargilarini korumaktaydi.çünkü darfurda hiçbir zaman soykirim olmamisti.aslinda batililar,gayet iyi bilmektedirler ki,sudani el besirden baskasinin,bir arada tutma,imkani yoktur.bundandir,el besiri devirmek,sudani parçalamak anlamina gelmektedir.türkiye,irak,somali,pakistan v.b,gibi sudan da haçli emperyalistlerin parçalamayi öngördügü ülkelerdendir.batililar,sudanin,güneyindeki ve darfurdaki,çatismalarin,ülkenin dogusuna siçramasini,beklemektedirler.sudanin üç tarafinda,kaos olusmasiyla birlikte,el besirin gidecegini,sudanin yikilacagini,gözetmektedirler.bilindigi gibi,kürese güçler,b.o.pyle yakindogu-o.asya hattinda bir taraftan kimi ülkeleri parçalarken-küçültürlerken,diger taraftan yeni ya da daha büyük ülkeler olusturma,pesindedirler.pakistanin pestun koridorunu içine alacak,büyük ama kukla bir afganistan,b.afganistanin güneyinde özgür beluçistan,kizildeniz boyunca uzanacak büyük ürdün ve tabii ki de birlesik kürdistan v.b,bu ülkelere örnektir.ufalanan,ortadan kaldirilan ülkelerin küllerinden,yeni devletçiklikler ve daha genislemis bölgeler,dogacaktir.ayni durum afrika haritasi için de geçerlidir.diger taraftan sudanin parçalanmasinin,sudandaki,mücahit direnisi,güçlendirecek,bir tarafi da bulunacaktir.bin ladin-el zewahiri ekibi,haçli isgalciler ve isbirlikçilerine,karsi,sudanda da bir cephe açacaklardir.el besir yönetimi,sudanda yillardan beri seriati uygulamaktadir.el besir,batili emperyalistleri,güneydeki ve darfurdaki etkinliginin yaninda,dogal kaynaklarini onlara peskes çekmemesi,ve islami bir yönetim uygulamasiyla da,rahatsiz etmektedir.abd,11 eylülden-afganistan isgalinden beri,islami odaklara-mücahitlere karsi,umut operasyonunu yürütmektedir.sudan ve el besir de,elbet,bu operasyonunun hedefindedir.ama,talibana  v.b ve islamci cihad örgütlerine kiyasla ikinci hedeftedir.kimi,abdli yetkililer,sudanin dagilmasinin,sudandaki mücahit gruplari,güçlendireceginden korkmaktadirlar.bunlara göre,sudanda gerçeklesecek bir dagilma,sudani ikinci bir,somaliye çevirecektir.en basta da abdnin müttefiki misiri etkileyecektir.ancak,sudani bizzat gene,bunlarin ve agababalarinin somaliye çevirmeye çalistiklari ihmal edilmemelidir.sudan anlasamadigi,çatisma yasadigi komsularindan baslicasi çaddi.abd-fransiz kuklasi,çad yönetimi,cancewad fedailerini sudan sinirini geçerek,çadda,eylemler yapmakla suçluyordu.cancewadlarin,çad devlet baskanini devirmekle tehdit ettigini de bildiriyordu.batili emperyalistlerin,komsu çad üzerinden sudanda,tezgahlar kurabildiklerini,gözetmek gerek...batili basinin,el besirle ilgili yorumlarina baktigimizda,el besiri güçsüz,zaaf içinde göstererek,karalamaya çalistigi bellidir.el besirin ülkeyi idare etmekte güçlük çektiginin,ülkesinde çözemedigi iç karisikliklarin kendisini yiprattiginin,kendi partisi içinde bile hakimiyet saglayamadiginin v.b,propagandasini yapmaktadirlar.el besire,zalim-kiyici-terör estirici(!),halk desteginden,yoksun,zorba(!),bir dikdatör(!),olarak tanitmanin,fayda etmeyecegini anlayinca,bu sefer,bu propagandaya asilmaktadirlar.böylece,darfuru bölmek konusundaki hevesleri arttirmakta ve,el besirin kolaylikla,devrilecegini,göstermeye çalismaktadirlar.öyle ki,el besirin kendisinin baskanligi birakacagini,bile söylemektedirler.usm,v.b diger,uluslarasi kuruluslar,ayni propagandayla gaza gelmekte,el besirin bölge ülkeleri tarafindan taninan,bir devlet baskani oldugunu hiçe saymaktadirlar.terbiyesizce,rezilce el besire,derhal teslim olmasi gereken bir haydut muamelesi yapmaya cüret edebilmektedirler.bin ladinin-el zewahirin,el besiri,elestirirlerken,geçmiste yasanmis sorunlarin yaninda,batili kamoyunun yorumlarinin da etkisinde biraz kalmis olduklari bellidir.halbuki general besir otoritesiyle ve adaletiyle,sudana sahip çikmayi,sudanin onurunu-bekasini korumayi gayet iyi bilmektedir.el besir yönetimi,büyüttügü petrol endüstrisiyle,kalkindirdigi sanayisiyle,halkinin refahini ve devletinin kuvvetini, yükseltmektedir.iktidarini,yönetimi,kuklalara,baticilara,ülkesindeki ^vatan düsmanlarina-bölücülere^birakmamaya kararlidir.asla pes edecek bir durumda degildir.makam hirsi,baskanlik ihtirasi asla olmamakla birlikte,iktidarini birakirsa,güvenecegi,kendi çizgisinde olan birine,birakatacaktir.diger kosullarda,iktidarinin sonunu ya rahmetli olmasi ya da,haksiz-kancik bir komployla(veya isgalle)devrilmesi getirecektir.türkiyenin de bir el besire,ihtiyaç duydugunu,samimiyetle söyleyebiliriz.bin ladinin,el zevahirinin ve taraftarlarinin gözetmeleri gereken,silahli bir direnise liderlik etmekle,bir devlete liderlik etmenin birbirlerinden farkli kosullar ortaya çikardigidir.müslüman bir devletin liderinin(el besirin),mücahit örgüt liderlerinin yöntemleriyle,haçli-batili isgalcilerle,savas yürütme olanagi bulunmamaktadir.örgüt liderleri,haçlilari dogrudan hedef alirlarken,silahli mücadeleden baska bir seyi gözetmeleri,gerekmezken,digeri(el besir),iktisadi-diplomatik v.b birçok faktörü gözetmek zorundadir.vataninin isgalcilerden korumak için kimi zaman örtülü tavir almaya,ihtiyaci vardir,ve baska ülkelerle,^düsmanlarinin düsmanlariyla^ müttefiklik kurmasi icap etmektedir.silahli yaptirimlari,sömürgecilerden ziyade onlarin ülke içinde besledikleri,kökü-disarida-hain,temsilcilerine,teröristlerine,uygulamak durumundadir.eger,(emperyalistlere sicak bir çatisma) olmaksizin,bagimsizligini,vatan savunmasini,yalniz onlarla silahli mücadeleye odaklarsa,halkini-devletini felakete sürükleyebilir,bilmeden atese atabilir.ancak,müslüman liderin kendi ülkesi askeri isgale ugrarsa,direnis yöntemleri örgütlerinkiyle,benzesebilir.dolayisiyla el besir,batiya karsi afganistandaki-iraktaki-somalideki v.b mücahitlerin siddetinde-derecesinde bir tutum için degilse,bu içten parçalanmaya çalisan,bir ülkenin devlet baskani olmasi nedeniyledir.abd,sudana 77 yilindan beri,ambargo uygulamaktadir.abdnin yürüttügü bu haksiz-ekonomik yaptirimlar,ciddi-sikintili sonuçlar dogurmakla birlikte,sudanin iktisadini batili-küresel tesirlerden uzaklastirmistir...belirttigimiz gibi,sudan dünyada idare edilmesi,en zor olan ülkelerden biri.sudan gibi,yüzölçümü büyük bir ülkede,her seyi yönetmek,ve yapmak mümkün degil.sudan,cografi olarak,9 bölgeye ayriliyor.bu bölgelerin en küçügü,sudanin kuzeyinin ortasinda yer alan,baskent hortum ve çevresi.bu sehir,sudana uzayip,sudandan ugandaya kadar geçen nil nehrinin kivrimlari,hortuma benzediginden ötürü,hortum adini almis.komsulari misir,ve uganda gibi,ingilizler tarafindan isgale ugrayan sudanda,hortum,ingilizlerin telaffuzuyla hartum olmus.hortumun,dogusunda sudanin,kizildenizle yegane kiyisi olan,dogu eyaleti,uzaniyor.burasi,etiyopya ve eritreyle,kuzeyden de misirla sinirdas.nil nehrinin kivrimlari,d.eyaletinin sinirlarini sekillendiriyor.hartumun güneyinde ise,etiyopyayla komsu merkezi eyalet,yer aliyor.merkezi eyaletin batisinda,kordorfan bulunuyor.kordorfan aslinda,sudanin tam ortasina düsüyor.kordorfanin kuzeyinde,dogudan d.eyaletiyle ve nil nehriyle,çevrili,misirla komsu kuzey eyaleti var.darfur kordofanin batisina,denk düsüyor.darfur sudanin,en büyük bölgesi,ve kuzeyden güneye en uzun koridoru olarak göze çarpiyor.darfur,çad ve küçük miktar o.afrika cumhuriyetiye de komsu.darfun güneyinde,bahr el gazal bölgesi bulunuyor.bahral gazalin,dogusunda,ve kordofan ile m.eyaletin altinda,yukari-nil bölgesi var.yukari nilin güneyinde,sudanin en güney ucunu olusturan ekvatar bölgesi,mevcut.burasi sempatik general idi aminle sembollesen ugandayla komsu.sudanin idare olarak ise gene,9 bölgeye ayrildigini söyleyebiliriz.bunlar,d.eyaletinde ash sharoi,k.eyaletinde ash-shamali,batida darfur,merkezde al awsat,yukari nilde ali an nil,ekvatorda,al istiwai ve darfur.görüldügü gibi bu arapça isimler(ali an nil-ash sharqoi-ash shamali v.b),bulunduklari cografyayla özdeslik olusturuyor.darfurla birlikte,kurdufan,ash shamali,ash sharqoi en genis bölgeler.sudanin,eyaletleri ise 18 tane.sudanin nüfusu ise dehset sayida kalabalik.1.3 milyari geçiyor...bir devlet baskaninin böyle uçsuz bucaksiz bir ülkedeki bölgelerin-vilayetlerin,detaylarini takip etmesinin imkani yok.general el besir,verdigi röpörtajlarda bu gerçege dikkat çekiyor.ancak,bu el besirin iktidarinin zayif-yipranmis,oldugunun,ve sudanin,her bölgesine kontrol edemeyip,hizmet götüremediginin anlamina hiçbir sekilde gelmemeli.el besirin,savas suçlarindan(!);kaçmak(!)için,ülkeyi-(darfuru) kontrol edememeyi bahane olarak kullandigina yönelik ucm,iddiasi ise tam bir saçmalik olsa gerek...besir,güvendigi yardimcilarin,bakanlarinin,asistanlarinin,sudan için gerekli ayrintilarla ugrastigini,belirtiyor.ayrica,bu ayrintilar,sudanin iç meseleleri degil,dis meseleleri için de söz konusu.generel el besir,dis ülkelere siklikla,ziyaret düzenlememesinin,hakkindaki o saçma tutuklama karariyla,hiçbir alakasi olmadigini da,belirtiyor.iccnin,kararinin-bati baskisinin,ziyaret takvimini,baska ülkelere gitmesini asla etkilemedigini söylüyor.bir devlet baskaninin illa her ülkeye gitmesi gibi bir zorunlulugunun olmadigina ve sudanin dis meseleleriyle ugrasan adamlarinin onun adina kimi,ülkelere ziyaret düzenlemelerinin olagan olacagina,dikkat çekiyor.diger taraftan el besir gerekli olan ziyaretlerin hepsini yapmis,bulunuyor.el besir,afrika-arap ülkelerindeki,birçok toplantiya-zirveye katildi.mesela,2008 yilinin sadece birkaç ayi içinde,tam 7 ayri afrika-arap ülkesine gitti.el besir,türkiye-afrika isbirligi zirvesi nedeniyle,istanbula da gelmisti.bahsettigimiz gibi,geçtigimiz,isedak toplantisina katilmamasi,^hükümetin avrupa baskisiyla,el besiri gelmemeye ikna etmesi^olarak görülüyordu. ^hükümetin,el besirin türkiyede,tutuklanabilme,riskinin bulunduguna dikkat çekmesiyle,ona tutuklanmama garantisi vermemesiyle^,açiklaniyordu.türkiyede,düzenli-güçlü bir yönetim-ortam olmadigi ve,herkes kafasinin teline göre,saz çaldigi için,bir savci çikip da hükümete ragmen(!)el besiri alikoyabilirdi.tipki orduya(!)ragmen,pasalarin,subaylarin,gazilerin göz altina alinip tutuklanmalari ve tskye küfredebilmeleri gibi.ancak,böyle bir sey söz konusu olmasa da,el besir,isedaka istirak etmeyecekti.çünkü,el besirin sudan içindeki yogun gündemi-isleri nedeniyle,isedaka katilacak vakti yoktu.gelmemesinin asil nedeni buydu...sudanin çinle iliskileri de,üzerinde durulmasi gereken çok önemli bir konudur.el besirin çinle müttefikligine ayri-özel bir yer ayirmak durumundayiz.çin,uygur türk kandaslarimiza tazyiklerinden ötürü,türk-islam dünyasinin,tepkisini çekmektedir.abd-ab gibi tiksintiyle karsilanmasi,uygur türklerinin ve dogu türkistanin hassas durumuna baglidir.afganistanda talibanin ve arap mücahitlerin de çinle,sorunlari bulunmaktadir.bu sorunlar da,d.türkistan meselesinden bagimsiz degildir.çin,uygur türklügünü ve d.türkistan bütünlügünü tehlikeli karsilamakta,bastirmaya,çalismaktadir.çinin bölge müslümanlarina yönelik uygulamalari,uygur türklerine karsi sindirici tutumuyla,yaptirimlariyla,paralel gerçeklesmektedir.abdnin,islam dünyasini hedef alan,kontra-terör operasyonunu,çin de rusya gibi desteklemektedir.rusyanin çeçen müslümanlar,çinin de uygur türkleri üzerindeki baskilarini-sömürülerini,abdnin,haçli isgalinden güç alarak arttirdiklari söylenebilir.buna ragmen,çinin,islam dünyasina tavrinin,abdninkiyle örtüstügü tam olarak söylenemez.sudan bu konuda en büyük örnektir.çinin sudana yaklasimi,abdninkiyle taban tabana zittir.sudana bakarak,çinin,islam ülkeleri için alternatif,bir ticaret-enerji ülkesi oldugu görülebilir.ayrica çinin afganistandaki,tutumu-çizgisi,bugün abdyle benzerlik tasiyorsa da,geçmiste farkliydi.çinin,abd isgalinden önce,afganistanda talibanla yakinlasma çalismalarinin oldugu bilinir.taliban yönetimi abd-bati tarafindan abluka-ambargo altinda tutulurken,çin sudanda oldugu gibi,afganistana yardim göndermeye yöneliyordu.bu yardimlar,bilhassa yollarin onarilmasina-bayindirlik,lojistik yatirimlarin gerçeklesmesine v.b dayaniyordu.çinin,pakistanla,oldum olasi,saglam bir ittifaki bulunmaktaydi.abd uydusu,bir ülke görünümündeki pakistan,ayni zamanda,çinin,degismez bir müttefikiydi.çin rakibi hindistana karsi,pakistani,bir denge olarak görmekteydi.kisacasi,pakistan ve,sudan,çinin iliskilerinin en iyi oldugu iki müslüman ülkedir.bizim ilgilenecegimiz ise,çinin sudanla baglantisidir...çini uygur türk kandaslarimiza isledigi kirli amellerden ötürü,ne kadar lanetlesek de,el besiri,çinle isbirligi yaptigindan ötürü,suçlamamiz gerekir.çin,el besir için ülkesinin dogal kaynaklarinin,isletilmesi açisindan önemli bir ülkedir.sudanin çinle,ittifaki,iktisadi,gerekçelere dayanmaktadir.çin,sudanin en büyük ticari ortagidir.yoksa,iki ülkenin benzer bölücü(!) sorunlar yasadigindan asla,bahsedilemez.dogu türkistan sorunuyla,darfur sorunu arasinda bir benzerlik yoktur.sudanla çin yakinlasmasi,iki ülkenin d.türkistan-darfur arasindaki sorunlarin benzer oldugunu düsünmelerinden,bu konularda ortak hareket etme ihtiyaci tasimalarindan kaynaklanmamaktadir.çin,darfur sorunundan,ötürü,sudani cazibeli bir yatirim alani olarak,görmemektedir.yakinlasmayi,böyle bir gerekçeye baglamak,batili propagandacilarin yapacagi bir istir.bir gerçek varsa,çinin d.türkistan müslümanlarina zülmü ile,güneydeki animistlerin-hristiyanlarin,sudan müslümanlarina terör estirmeleri,arasinda benzerlik vardir.keza,darfur meselesi de olsa olsa,çinin tibet meselesiyle,benzer olabilir.darfurdaki isyancilarin abd-ab-siyonist kiskirtmalariyla,ayaklanmalari,tibetin atlantik-bati himayesiyle,çinden kopma çabasiyla,karsilastirilabilir.çinin müslüman uygur türklerine yaptiklari,el besirin destekledigi asla söylenemez.el besirin,uygur türklerine karsi hiç bir hassasiyet duymamasi beklenemez.el besir yönetimini,diger arap yönetimlerinden ayiran,türkiyeye-türk milletine besledigi,derin dostluk ve sevgidir.osmanlidan,hoslanmayan,suudi arabistan-libya-irak-ürdün-tunus v.b arap ülkelerinin tersine,sudan,osmanliya hürmet etmektedir.osmanli eserleri,sudanda oldugu gibi korunmaktadir. çin,d.türkistani isgal altinda tutmasaydi,türk-islam dünyasinin çine yönelik genel bakisinin çok daha farkli olacagi da bir gerçektir...çin,b.m genel sekreterliginin,5 daimi,üyesinden biridir.sudani,bm üzerinden yipratmaya çalisan batili emperyalistler,kalici üye olarak çinin de sudani hedef almasini beklemektedirler.abd-ab,çini,darfurdaki sözde soykirima engel olmadigi,için sürekli suçluyorlardi.çinin sudan üzerindeki etkisini,el besirin aleyhine kullanmasini,bekliyorlardi.çinin,emperyalist bm genel sekreterliginin,el besir yönetimine,yeni kisitlamalar uygulamasinin önüne geçtigi,bir gerçekti.çin,darfur sorunu hakkinda konusmaktan kaçiniyordu...abdyle çin arasindaki,siki,ticari iliskiler malum.abdyle,çinin ortak bir anlasmayla,el besiri yüz üstü birakma ihtimali de bulunmaktaydi.çinin 60 yilindan beri,sudandaki yatirimlari 10 milyar dolari buluyor.çin petrolünün yüzde10unu sudandan temin ediyor.sudan da petrolünün yüzde70ini çine ihraç ediyor.çinin en büyük petrol firmasi,devlete bagli ulusal petrol korporasyonudur.bu korparasyon sudanin petrol sektöründeki en genis yatirimi yapmaktadir.sudanin büyük nil petrol,sirketi,çin firmalariyla en büyük petrol üretimini yürütmektedir.çinin darfur ve çevresinde sahip oldugu,petrol kuyulari dikkat çekmektedir.batili-kozmopolit kuruluslar,çinin sudanda silah tesisleri olusturdugunu da iddia etmektedirler.batililarin en garip(!)iddialarindan bir digeri de,çinin,darfurda bölücülerle cihat eden,el besir yanlilarina ve janjewad mücahitlerine,silah sagladigina yöneliktir.sudanin,çinden savas jetleri aldigini belirtmektedirler.çinin sudanla askeri antlasmalari,69 yilina dayanmaktadir.el besirin,çinle yalniz ekonomik-enerji alaninda degil,bir ölçüde askeri alanda da isbirligi yapmasi dogaldir.ancak,askeri antlasmalarin,sudandaki iç savaslara bagli olarak,gerçeklestigini söylemek dogru degildir.bilindigi gibi,sudan 90larda da,iç savasa sürüklenmistir ve batililarin iddialari bu süreçte çinin sudana genis miktarda,tank-tanksavar mayin-helikopter-cephane temin ettigidir.ayni sekilde,çinin sudana yatirimlarini,yalniz petrol alaniyla sinirli görmek dogru olmaz.sudanda,özellikle de darfurda,etiyopya gibi,mühim sorunlardan biri su sorunudur.çin sudandan su çikarmaktadir.su kuyularini birlestirmektedir.su tulumbalari,ve jeneratörleri temin etmektedir.çinin su malzemeleri,tibbi araçlar,prefabrik evler,üzerinden sudana yaptigi dönemlik yardim,80 milyon yeni bulmaktadir...eski bir pentagon ajani,stöcü darfurun merkezindeki al fashir sehrinin 30-40 kilometre disarisinda,çin yapimi füze basliklari gördügünü belirtmektedir.(al fashir,kuzey darfurun bas kentidir.sudandaki en büyük göçmen kamplarindan biri al fashirde bulunmaktadir.al fashirde,janjewad fedaileri de etkindirler.janjewad fedaileri,darfurda yillardir bölücülere karsi canla basla,azimle mücadele,etmektedirler.türkiyede bir dönem pkkyla-kürtçülerle basariyla,onurla gaza etmis,özel harekatçilarimizla ve onlara bagli korucularimizla,kiyaslanabilirler.ama onlardan farklari,milis niteliklerinin ve adetlerinin çok daha fazla olmasidir.janjewadlarin caydirici nitelikleri,bölücülerin agababalarini çok rahatsiz etmektedir.cancewadlarin,darfur-sudan birliginin,yegane silahli teminati olduklarindan,süphe yoktur.bundandir,batililar darfurdaki sözde soykirimi(!),cancewad fedailerinin yürüttükleri operasyonlara-eylemlere,yüklemektedirler.soykirim diye cancewadlarin hakli faaliyetlerini sunmaktadirlar.bm,görünüste darfurdaki isyanci gruplara ve cancewad fedailerine,silah satisini yasaklamaktadir.bu yasaklama,çinin,rusyanin el besir yönetimine silah satisi yapmasini engellemedigi gibi,abd-ab-siyonist blogun isyanci gruplari silahlandirmasini da engellememektedir.)bu tür,küçük gözlemlerden yola çikarak,darfurda bölücülere karsi yürütülen vatan (savunmasini),çin destegine bagli yürütülen,bir mücadeleymis gibi göstermek,çok büyük bir hata olacaktir.çinin darfurla ilgilendigi yoktur.petrol konusu olmasa,sudana yanasacagi da yoktur.petrol çin için abd kadar önemlidir.birçok yetkili,bu konuda,^çinin petrole ihtiyaci vardir.çin el besiri,kendine çok yakin bulmamaktadir.^demektedirler...darfurda,2.7 milyona yakin müslümanin evlerini terkettigi iddia edilmektedir.keza,iç savasta sakat kalanlarin rakami 600 bin,tecavüze ugrayan çocuklarin-kadinlarin rakami,ise 60 bin olarak verilmektedir.ayrica 200 bin kisinin,darfurdan çada geçtikleri söylenmektedir.darfurun etnik yapisi,çadin dogusunun etnik yapisiyla benzerlik göstermektedir.burada hem darfurdaki araplarla hem de darfurdaki zencilerle,ayni soydan,insanlar yasamaktadir.bu durum,çad yönetiminin,darfurdaki batili isyanci gruplari,desteklemesini kolaylastirmaktadir.ancak,çad bunlari desteklerken,hartum yönetiminin kendi ülkesindeki cancevitleri-araplari destekledigi bahanesini,öne sürmektedir.darfurda,200-300 bin kisinin öldügü iddiasi koca bir yalan olmakla birlikte,^kesin,en fazla,9000 ila 10000 kisi ölmüstür.^dedigimiz de yoktur.el besir yönetiminin verdigi veriler,elbette,inandirici ve tutarlidir.batililarin verilerini,içi bos-saçma yapan,darfurda,çatismalar-saldirilar disindaki ölümlerin göz ardi edilmesinden,kaynaklanmaktadir.halbuki,darfurda berki de savastan,çok,hastaliktan,açliktan ölenler bulunmaktadir.yeni dogan binlerce çoçuk,vefat etmektedir.elbette,savas kosullarinin,hastaligi,açligi pekistirdigi bir gerçek.ancak,bunlari,darfurda,yalnizca savasin,dogurdugu sonuçlar olarak görmek yanlis olur.isin aslinda darfurdaki halkin temel-acil,ihtiyaçlarini karsilamak,zor degildir.ancak,bunlari karsilamayi engelleyen mihraklar vardir.bu mihraklar,el besir,cancevad fedaileri degil,abd-israil ve müttefiklerinin taa kendileridir.abd ve bati,el besiri devirmek,darfuru kurtarma-sözde soykirim, kampanyalari yapmak için harcayacaklari parayi,gerçekten darfura yardim etmeye harcasalardi,çok seyin degiseceginden,bahsetmistik.abd ve bati ülkeleri gerçekten,darfur müslümanlari için,samimi bir niyet tasisalar,evvela el besirin yönetimini taniyip saygi gösterirler,ve el besirle birlikte darfura,insani yardim götürürlerdi.el besirle ugrasacaklarina,hartum yönetimine akla gelmedik ahlaksiz baskilarda bulunacaklarina,düzmece mahkemelerin arkasindan is çevireceklerine,yapici davranirlardi.darfura yardim kisvesi altinda ajanlarini,misyoner kuruluslari,saibeli-uluslarasi dernekleri yollayacaklarina,sudan devletine karsi yürüttükleri ambargoyu sona erdirirlerdi.ancak onlarin,böyle davranmalari zaten beklenemez.afrika ve asya ülkelerindeki çikarlari,sömürgecilige dayanan,abdnin-abnin,darfura ahlaki-gerçekçi-tarafsiz yaklasmalari,imkansizdir.gene de,birtakim verileri ortaya koymakta yarar var.batililar,darfura yiyecek,yardimi yapmama konusunda,yollarin bozuklugunu v.b öne sürmektedirler.en önemlisi somalide oldugu gibi,cancevadlarin-silahli milislerin,yiyecek yardimlarini bloke ettiklerinin bahanesini kullanmaktadirlar.halbuki dertleri darfura yiyecek,ilaç,barinak,su temin etmek olsa,bunu uçaklar,helikopterlerle yukaridan,sessizce

gerçeklestirirlerdi.abd ile ingilterenin,irak isgali sürecinde,birkaç hafta gibi kisa sürede,250 bin askeri,tanklarla,kamyonlarla,uçaklarla birlikte,ülkeye sevkettikleri,unutulmamalidir.iraki kana bulamak için harcadiklari enerjinin,1000de birinden daha azi,darfura tek celsede birkaç bin ton,gida-erzak göndermek,üzere,harcanabilirdi.ne ilginçtir ki,batili hükümetlerin,ve bunlarin,paravani sözde yardim(!)kuruluslarin,darfura yaptiklari küçük miktarda para yardimi bile,darfurdaki,yoksullara-yetimlere ulasmamistir.abd-ab-siyonist ser üçgeninin amaçlari,oldum olasi,sudan devletini ambargoyla kusatmak,olmustur.irakta,körfez savasindan sonra yapilan rezilligin aynisi,sudana uygulanmaya çalisilmistir.bu kirli amaç dogrultusunda,darfurda insani yardim(!) karti,ikiyüzlüce kullanilmistir.bir taraftan,paravan dernekler araciligiyla göstermelik yardimlar yapilmis,cancevadlar-hükümet güçleri darfuru harabeye çevirmekle suçlanmistir,diger taraftan darfura götürülecek hizmetler,engellenmistir,ambargonun uygulanmasi için,darfurun yoksul-çaresiz kalmasina,hartum yönetimi ile,darfurun bütünlügünün kopmasina dikkat edilmistir.özellikle,abd sudanin ticaret hatlarini,yok etmeye,çok önem vermistir.bunun önemli nedenlerinden biri,sudan petrolünün kullanimiyla,ilgilidir.abd,çinin sudan petrolünü kullanmasini istememistir.abdnin,hindistan,malaya,hatta fransa v.b gibi ülkelerin de,sudan petrolünü kullanmalarindan,çekince duydugu söylenir.bu sözü geçen,ülkelerin tümü abdnin ticari ortagidirlar.basta fransa olmak üzere birçok konuda abdyle müttefiktirler.abdnin niyeti,karsisindaki kim olursa olsun,sudan petrolünün tekeline almak ve kendi iradesine göre müttefikleri-talipleri,arasinda,paylastirmaktir.yoksa,diger durumda sudan devletinin-el besir yönetiminin,petrolünü kendi karariyla,ihraç etmesi,vatanin menfaatine kullanmasi geçerli olmaktadir.bu noktada,sudan,petrolünün degerinin,üzerinde durmak gerekmektedir.

14/12/2009

Vatanperver El Besir ve Sudanin Kaderi



yillardan beri ortalikta bir ^darfur soykirimi^yalani dolasiyor.sudandaki ömer el besir yönetimi abd-ab tarafindan darfurda soykirim islemekle hedef aliniyor,itham ediliyor.emperyalist ülkeler,amerikasi-avrupasi-israili,el besiri devirmek için ugrasiyorlar.gerek uluslarasi kampanyalar düzenleyerek gerekse de,darfurda terörü besleyerek,sudandaki bagimsiz-vatanperver yönetimi devirmeye,çalisiyorlar.ama el besir halkinin destegini arkasina alarak,ülkesini idare etmeye devam ediyor.^tüm dünya,bize karsi,toplansa da,allahin,yazdigindan baska bir zarar veremezler.^diyerek hakli davasina,ülkesinin bagimsizligina olan inancini gösteriyor...uluslarasi ceza mahkemesi(u.c.m),yüzsüzce ve haksizca el besir hakkinda tutuklama karari çikartmis durumda.yani karara göre,el besir yurtdisinda bir ülkeye gidemez.çünkü giderse,tutuklanip laheye teslim edilmek(!) durumunda(!).bu kararla,sudandaki el besir yönetimini,taninmamasinin amaçlandigi,belli.bu mahkemenin adina bakarak,sasirmamak lazim.u.c.mnin,aslinda uluslarasi bir mesrutiyeti-geçerliligi yok.u.c.mnin dogu türkistanda,karabagda,bosnada,ruandada,çeçenistanda,lübnanda ve basta filistinde yürütülen ^gerçek^soykirimlara nasil kayitsiz kaldigi biliniyor.birçok afrikali lider,iccnin,beyaz adamin afrikadaki sömürgeciliginin yeni temsilcisi oldugunu,belirtiyorlar,bu ülkelerin,afrikaya müdahale etmelerinin,zorba-karanlik bir araci oldugunu,teyit ediyorlar.u.c.m,sudanin yaninda,ugandaya,kongoya ve o.afrika cumhuriyetine de müdahale etmis bulunuyor.u.c.mnin neden,irakta,afganistanda,gazzede v.b olan katliamlari arastirmadigini soruyorlar.ama,gözünü el besir düsmanligi,sözde darfur soykirimi bürümüs olan ucm,afrikali liderlerin bu sorularini cevaplamayi bile tennezül etmiyor.ucm,roma kanuna aykiri olarak,kurulmus bulunuyor.u.c.mnin adinda her ne kadar,^uluslarasi ibaresi^bulunsa da,dünya nüfusunun yüzde27sinin alti,ancak,yargilama imkani oluyor.amerika,rusya,çin,hindistan gibi büyük ülkeler,u.c.mnin yargilama kapsamanin disinda bulunuyor.u.c.m uluslarasi statüde taninan bir devlet baskanini,tutuklatmaya çalismasi,uluslarasi hukuka apaçik aykirilik teskil ediyor.öyle ki mahkemeyi,abd bile tanimiyor.washington,kendisi(altini çizerek söylüyoruz.)ucmnin,siyasi adaleti tehdit edecegini,ve adalet kisvesine bürünerek devletleri,bireyleri,sahte,nedenlerle hedef alacagini belirtiyordu.ucmye karsitligini ilan ediyordu.abd,bir taraftan u.c.myi tanimazken diger taraftan,u.c.mnin sudanla ilgili aldigi karari hararetle destekliyor,ve ucmyi yönlendiriyor.bir taraftan u.c.mnin haksiz bulacaksin,öbür taraftan,sudana u.c.mnin kararlarini uygulatmak için her türlü,alçak baskida bulacaksin.böyle ikiyüzlülük olur mu?gel gelelim,ucmnin sözde kararina,abdyle birlikte 3 avrupa ülkesi asil,sahip çikiyorlar.u.c.m yüzünden darfurdaki durumun çok daha kötüye gittigi,darfurun kan gölünün-çilesinin daha da yükseldigi,bugün birçok batilinin bile kabul ettigi,bir gerçek.u.c.mnin tutuklama kararindaki çarpikligin,adaletsizligin,dayanaksizligin yaninda,bu kararin zamanlamasi da,büyük bir saibeye isaret ediyor.u.c.mnin saibeli kararinin çiktigi,mart ayindan öz önce,katar-dohadaki,darfur baris görüsmelerinde,büyük bir ilerleme saglanmisti.isyanci gruplar ile el besir yönetimi,arasinda kalici bir anlasma,imzalanmak üzereydi.ancak ucm müdahelesiyle birlikte,isyanci gruplar,el besiri yönetimini tanimama ve tekrardan teröre,yönelme,konusunda,tesvik edildiler,simartildilar.yeniden anarsi-katliam yapmaya,darfuru karistirmaya yöneldiler.çok gaza geldiler.(bayagi götleri kalkti.)^el besir,ucmye teslim olmadikça,biz hükümete karsi silahli mücadeleyi devam ettirecegiz.^dediler.el besir de ucmnin palazlandirdigi bu yeni terör ortamina karsilik,darfurdaki uluslarasi kuruluslari,disladi.onlarin ucmyle birlikte ajanlik yaptiklarini,anlamisti.amaçlarinin darfurda insani yardim(!)yapmak,kosullari iyilestirmek(!) asla olmadigini-ucm adina yikim yapmak oldugunu saptamisti.darfurdan önce,sudanin güney-ekvator bölgesinde de bir iç çatisma vardi.buna,güney-kuzey çatismasi da deniyordu.güneydeki animistler-hristiyanlar,ekvatordaki müslümanlarini dislamak ve kuzeydeki müslüman topraklardan kopmak istiyorlardi.sudanin en uzun,iç savasi,atesle,terörle imtihani,aslinda buydu.2005 yilinda,kuzey-güney çatismasini,sona erdiren,kapsamli bir baris antlasmasi imzalandi.güneydeki isyanci parti,sudan halk özgürlük hareketi,el besirin,ulusal birlik hükümetinin parçasi haline geldi.el besirin danismanlari,bu 2005 antlasmasinin,güneydeki isyanci-gayr-i müslümlerin isledikleri savas suçlarini(ya da hükümete ve müslümanlara bu konuda atilan iftiralari)cezalandiracak,talepler içermedigini belirtti.ucm,müdahalesi,2005deki antlasmayi sudan acisindan daha da kotulestirmek,ve güneydeki gayr-i müslümleri yeniden saldiriya geçirmek amacini da tasiyordu.afrika birligi ve arap birligi kuruluslari ise hakli bir biçimde,el besirin arkasinda duruyorlar.türkiye yönetimi de,ucmnin,sözde kararini tanimiyor gözüküyor.ancak,abd-ab baskisiyla el besirin arkasinda tam durmaktan çekiniyor.mesela,cumhurbaskani ile basbakan baslangiçta,el besirin türkiyedeki isedak(islam ekonomik ve ticari daimi komitesi)toplantisina gelmemesi için,batinin yaptigi baskilara,posta koyuyorlar.^avrupa ne hadle,sudan devlet baskaninin ülkemize gelmesine karisiyor?^,^el besir,darfurda soykirim yapmadi.ben kendi gözlerimizle,darfurda bunu gördüm.müslüman soykirim yapmaz.^diyorlar.dogru konusuyorlar.ama,daha sonra ise,telefonla,el besire,^gelirsen tutuklanip,tutuklanmayacagini garanti edemeyiz.en iyi sen gelme.^diyorlar,onun toplantiya katilmasini,engelliyorlar.el besiri yari yolda birakiyorlar...darfur soykirimi(!);ermeni soykirimi(!)gibi,büyük bir yalan.bati,türkiyeyi nasil,sözde ermeni soykirimiyla avliyorsa,sudani da sözde darfur soykirimiyla avlamaya çalisiyor.bu iki saibeli,soykirim uydurmacasi arasindaki yegane fark,ermeni teçhirinin yüz sene önceye ait,tarihi bir mesele olurken,darfurdaki olaylarin,taze-güncel yasanmis olmasi...sudan 2.5 kilometrekarelik topragiyla afrikanin en büyük ülkesi.türkiyeden 3 misli daha büyük.bu kadar büyük yüzölçümü olan bir ülkeyi yönetmek,böyle bir ülkede düzen saglamak,gerçekten çok zor.ama,sudanda,89 yilinda beri iktidarda olan el besir,birtakim engellere ragmen bunu basariyor.batililar el besirin iktidarini yipratmak için ilk basta,güneyde yasayan,oranlari yüzde 15 civarinda olan,hristiyanlari müslüman yönetime karsi kullandilar.bunda basarili olamayinca da,darfuru kasiyip,kurcalayarak,el besiri,düsürmeye çalistilar...darfurun özgün tarafi,darfur nüfusunun tamamiyle müslüman olmasi.darfurdaki karisiklik,ilk bakista zannedildigi gibi,hristiyanlar ile müslümanlarin çatismasi ya da,hristiyanlarin el besir yönetimine saldiriya geçmesiyle,patlamis bir durum degil.hristiyanlar güneyde yasarken,darfur sudanin batisinda bulunuyor...isin ilginç tarafi,darfurun sudanin en dindar bölgelerinden biri olmasi.6 milyonluk nüfusunun yarisini hafizlar olusturuyor.1914te,osmanli halifeliginin,ingiliz-fransiz-ruslara karsi yaptigi cihat çagrisinin sonucunda,darfur sultani ali dinarin binlerce fedaisini osmanli safinda çarpismaya gönderdigi biliniyor.ingiliz emperyalizminin sudan isgalinin,sultan alinin fedailerini göndermesi üzerine gerçeklestiginden çok sik bahsediliyor.darfurun yüzde 60i arap müslümanlardan,yüzde40 ise afrika kökenli müslümanlardan olusuyor.araplarla,afrika kökenliler arasinda,çatismalar oluyor.yani dini degil,etnik bir,kapisma ve antlasmazlik söz konusu.batili emperyalistler,etnik bölücülügü kullanarak,afrika müslümanlarini arap müslümanlara karsi kiskirtmaya yöneliyorlar.darfurda araplar ile zenciler arasindaki çatisma 70li yillarda basladi.çiftçlikle ugrasan zenciler ile,çobanlikla ugrasan araplar,meralari-su kaynaklarini paylasma konusunda birbirleriyle anlasmazliga düstüler.80de bölgede baslayan kuraklik,büyük göçlere yol açti.batililar,kurakliktan,faydalanarak,zenci gruplari silahlandirdilar ve,kantonlar olusturmaya sevkettiler.el besir yönetimi de ayrilikçilari dizginlemek üzere gönüllü cencevid fedailerini devreye soktu.cencevidler ve afrikali,gruplar arasindaki çatismada 40 bin kisi hayatini kaybetti.batililar hem,bu ölenlerin rakamini yüzbinlere pompalayarak,farkli gösterdiler hem de,cencevidler ile afrikalilar arasindaki kapismalari,1.incilerin ikincilere tek tarafli yürüttükleri bir jenosid(!) imiymis gibi tanittilar.el besir yönetimi,darfurdaki çatismalari durdurmak,darfurdaki hakimiyetini korumak için çok çaba harcadi.çatismayi çikaranlari,besleyenleri,tutuklatip yargilatti.yargiladiklari arasinda bizzat kendi safinda yer alan,arap milisler-komutanlar da vardi.bunlari haksiz infazlar yaptiklarini saptadigindan,ve afrikalilarla,arap müslümanlar arasinda ayrim gözetmediginden,yargilatmisti.el besir,darfurdaki halkina elinden geldigince,adil davrandi.darfurdaki asil hedefinin,oradaki masum müslümanlarin güvenligini saglamak oldugunu sürekli vurguladi.darfurda,hükümet ile zenci isyancilar arasinda,bir iç savasin yasandigi gerçekti.ama burada isyancilar,mazlumlar degil,sudan yönetimine bagli yasamak istemeyen,batici teröristlerdi.el besir,sudanin güneyinde sükünü-barisi sagladigi gibi darfurda da aynisini saglayacagini söylüyordu...sudanin darfuruyla,türkiyenin güneydogusunu birbirleriyle benzetmek yanlis olmaz.t.nin güneydogusu bügün,tipki,90lardaki k.irakin konumuna geldi.bilindigi gibi,91 körfez savasinin sonucunda,süleymaniyede-erbilde-duhokta v.b olusan otorite boslugu,kürtçülere bayagi kazanimlar sagladi.kürtçüler,abd-bati himayesinden daha o zamandan,federe bir yönetimin temelini attilar.barzani-talabani savas agalarinin öncülügünde,yerel yönetimlerini-fiii kürdistan bölgesini olusturdular.iste 90larda k.irakta yasananlar imdi g.doguda yasaniyor.kürtçüler,hükümetin imkanlarindan,faydalanarak,g.doguda da bir kürdistani süratle insa etmeye basladilar.g.dogudaki,ve türkiyenin genelindeki,kürt egemenligi,tahakkümü,tahayyül edilemeyecek bir kudrete vardi.el besir darfurda istikrar,huzur olusturmaya,ülke hakimiyetini kuvvetlendirmeye,çalisirken,türkiye devletinin g.dogudaki etkinligi zayifladikça zayifliyor.türkiyenin g.dogusu ile sudanin darfuru arasindaki fark burada olsa gerek.türkiye yönetimi,g.dogu merkezli teröre,ve kürtçü yükselise karsi aciz,çaresiz kalirken,kürtçülerin-teröristlerin taleplerini bir bir, karsilarken,sudan yönetimi,tam tersini yapiyor,darfuru ülke bütünlügü içinde tutacak-bölücülere geçit vermeyecek önlemlerini,aliyor.bunun sebebi türkiye yönetiminin,batinin dümen suyunda giderken,batiya mahkum olmus,acziyet ve teslimiyet içinde,davranirken,sudan yönetiminin,batiya boyun egmemesinden,devlet iradesini,kullanmasindan,milli ilkelerini uygulamasindan, kaynaklaniyor.türkiye,batiya,özenme-ayak uydurma derdi içinde,geleneklerinden-kökeninden-atalarindan kopartilmisken,sudan,kendi milli akidelerine-dinine sahip çikiyor,seri-ulusal-otoriter bir düzenle yönetiliyor.türkiyenin büyük sehirleri,baticiligin,kozmopolitligin,sefahatin,yumusakligin,vatan düsmanliginin kalesi olurken,sudanin hartum v.b merkezi sehirleri milleti-islami-intizami temsil ediyor...el besir,2010 senesinin basinda,66 yasina basacak.44 yilinin ocak ayinda,dogdu.16 yasinda,sudan silahli kuvvetlerine katildi.22 yasinda,hartum askeri akademesinden mezun oldu.73 yilindaki arap-israil savasinda,misir ordusuna adina cephede,savasti.75-79 yillari arasinda b.a.ede,askeri ateselik yapti.hartumda,79 ila 81 yillari arasinda,hartumda karargah kumandanliginda bulundu.81-87 yillari arasinda,gene hartumda,zirhli parasüt tugayinin,komutanligini yapti.88-93 yillari arasinda ise,sudan savunma bakanligini yürüttü.bir taraftan savunma bakanli olurken,diger taraftan 89 yilinda,yapilan,askeri ihtilalin basini çekti.basbakan sadik el-mahdi devrildi.el besir,ihtilalin amacini,^sudani çürümüs,partilerden,kurtarmak^olarak belirtti.ihtilal,mevcut yönetimin,darfur ve güneydeki teslimiyetçi tutumuna da karsi çikiyordu.ihtilalin öncesinde,sudan halk özgürlük hareketinin hristiyan lideri, john garangla el sikisilmak üzereydi.hristiyan garangla yapilan anlasmaya göre,hristiyanlarin-animistlerin yasadigi güneyde,seriat kanunlari uygulanmayacak,seküler-batili uygulamalar tatbik edilecekti.halbuki,güneyde hristiyanlar-animistler yasamasina ragmen,müslümanlar gene çogunluktaydi.onlar için ayri bir uygulama tatbik etmek olmazdi.nitekim ihtilal bu durumun,yasanmasinin önüne geçti.general besirin baskanligini ettigi 15 kisilik bir devrim komuta konseyi kuruldu.olaganüstü hal ilan edildi,partiler ve ticari sirketler,dagitildi.diger taraftan,johan grangin,isyanci partisiyle,görüsmelere devam edildi.el besir yönetimi de,grangin taleplerini degerlendirmeye hazirdi.ancak,güney bölgesinin seriatin ve devrim yasalarinin disinda kalmasina,katiyetle karsi çiktigindan,garang besirle anlasmayi,redetti.görüsmeler,5 gün içinde kesildi.90 yilinin nisaninda,el-besir,hasan al turabiye beraber çalismaya basladi.el turabi 89 ihtilalinde de rol almisti.turabi,el besirin danismanligini yapiyordu.nisan 90da,el besire bir karsi-darbe girisimi de oldu.el besir üst düzey 31,asker ve polisi idam etti.el besir yönetimin 91 yilinda uygulamaya basladigi ceza kanunu,katillerin-teröristlerin-hirsizlarin-zinacilarin v.b kuran hükümlerine göre tam anlamiyla cezalandirilmasini sagladi.kirbaçlarin-taslamanin-el kesmelerin-idamlarin-recmin-kissaslarin v.b tüm vilayetlerde gerçeklesmesine,yol açti.ancak güneyde hala,sorunlar yasaniyordu...el besir,93 ocakta,devrim komuta konseyini dagitti.sudana sivil yönetimi yeniden getirdi.96 martta,devlet baskanliginin ve ulusal meclis üyeliklerinin seçimleri yapildi.seçimlerde partiler yer almadi.el besir oylarin yüzde 75.7sini alarak,iktidarini tazeledi.ocak 99 yilinda,partilerin yeniden olusturulmasina imkan verildi.el besir,turabi ile birlikte,ulusal kongre partisini kurdu.ancak,turabi 89daki ihtilalden beri,destekledigi,dayanisma kurdugu el besirin gölgesinde kalmak istemiyordu.turabi,meclis sözcülügü,yapiyordu.99 kasimda,sudan,devlet baskaninin yetkilerini sinirlandiracak bir öneri ortaya atti.bu,el besirin beklemedigi bir seydi.el besir,turabinin kendi tahtina göz diktigini anlayarak,meclisi feshetti ve yeniden sikiyönetim ilan etti.turabinin mal varligini müsaadere etti.el besir,yeniden seçim yaptirdi.bu sefer,aralik 2000de, oylarin yüzde 86.5ini aldi.turabi,el besirin bu seçimle mesrutiyetini,hakimiyetini saglamlastiracagini biliyordu.bu yüzden,2000 seçimlerini boykot etmisti.el besir de bunun üzerine,turabiyi,ulusal kongreden çikarmisti.2 ay sonra,subat 2001de,turabiyi tutuklamisti...el besir,turabiyi,hükümeti devirmeye tessebüsle suçladi.el besirin turabiyle arasinin açilmasi,onu tutuklamasi aslinda,çok daha önemli bir nedene dayaniyordu.o da darfur sorunuydu.zenci kökenli,bir dini lider olan turabinin,sudandaki bati destekli isyanci gruplarla baglantisi vardi.el turabi,darfurdaki zencileri,araplara ve el besire karsi kiskirtmaya baslamisti.bunun yaninda,güneydeki bati kuklasi hristiyan yapilanmalarla da isbirligine soyunmustu.el besirin partisinden atildiktan sonra,john garangin bölücü splmsiyle,antlasma imzalamisti.turabinin,el besirin danismanligini ederken,onla kanli biçakli hale gelmesini,turabinin saf degistirmeye alisik,bir sima olmasina da baglamak gerekir.turabi,sudanin,85 yilinda(savunma bakani sauvar al dhahab tarafindan)devrilen pan-arabist lideri,albay gaffar el numeyriyle de bir dönem beraber çalismis,onun danismanligini,yapmisti.el turabi,numeyri döneminde,islami milli cephe grubunu olusturmus,numeyri de turabiyi yanina almisti.numeyri,83 eylül yilinda turabinin öncülügünde,sudanda seriat kanunlarini uygulamaya,baslamisti.ancak,84 yilinda,turabinin,gaffar numeriyle de arasi açilmisti.bunun,baskan yardimcisi baba bushun hortumu ziyaret ettigi süreçte,gerçeklestigini söyleyenler var....el besir ülkesindeki bati beslemesi kiskirtmalarin önüne geçmek için,komsu ülkelerle,iliskilerini gelistirmeye çalisti.misirla,ugandayla,kenyayla,eritreyle anlasma yaparak,bu ülkelerin güneydeki ve darfurdaki,batili tezgahlara karismamalarini,temin etti.örnegin kenya,güneydeki hristiyanlari,abd-abyle birlikte destekliyor,besliyordu.el besir,güneydeki hristiyan ayaklanmalarinin,kansiz çözümlerle,müzakerelerle önüne geçmeye çalisti.turabi,bu baris görüsmelerine bagli olarak,2003 ocakta,saliverildi.ne ilginçtir ki darfurdaki çatismalar,2003te,el besir yönetiminin güneydeki,hristiyanlari dizginlemesiyle birlikte patladi.güneyde,provakasyon yaparak,amaçlarina ulasamayacaklarini anlayan bati emperyalistleri,derhal,darfurda müslümani müslümani,kirdirmaya yöneldiler.sudanda hristiyanlar,agirlikta olmadigindan,darfurda,araplarla,afrikalilar arasinda etnik kavgalar olusturarak çok daha etkili olabileceklerini,hükümeti hasas karnindan vurabileceklerini,anladilar.ucmnin ve batililarin iddialarina göre,darfurda 2003deki çatismalardan beri en az,200 bin kisi ölmüstü,ve bu kadar kisinin ölmesi,devlet destekli bir soykirim kampanyasinin eseriydi.bu yanlisti.el besir ve ekibi,gerek isyancilarin-milislerin saldirilarindan,gerekse de hükümet güçlerinin karsi koyuslarindan,toplam ölenlerin,rakamini 9000 olarak veriyor.ama,el besir ve ekibinin söyledikleri dikkate alinmiyor.batililar,(abd-ab-bm)verileri çarpitarak,ölenlerin rakamini 180 bin ila 300 bin arasinda vermekte,diretiyorlar.

21/11/2009

Azzam ve Donemi 3



azzam el kaide gibi,sivillerin öldürülmesini,uçaklarin kaçirilmasini,büyükelçiliklerin,otellerin v.b,ve umuma ait yerlerin bombalamasini cihaddan saymazdi,böyle eylemleri asla onaylamazdi.^,^azzam,sag kalsaydi,fakih ve mürsid kisiligiyle,doktor zevahirinin,asiri radikal,çizgisinin,önüne geçirdi.el kaidenin dizginlenemez terörönü,denetler,hizaya çekerdi.hatta,azzam olsa,el kaide de olmaz,bin ladin,zewahiri,gibi kisiler mücahitlerin liderleri kesilemezlerdi.^ ^azzamin ladinlerden,dr.zevahirilerden farki,onlar gibi,farkli alanlarda ihtisas yapmis,çalismis,kurani-sünneti-seriati yarim yamalak ögrenmis biri degil,ilahiyat okumus,islami ilimlerde,uzmanlasmis bir alim olmasidir.bu durum azzamin verdigi hükümleri-vaazlari saglikli,güvenilir kilarken,bin ladininkileri-dr.zewahirinkileri,cahil hezeyanlar olarak kilmaktadir..onun,^unutulmamali ki böyle söylemler,azzamla,abdnin ^uluslari terörist^ ilan ettiklerini ayirt eden bir anlayisin eseridir.azzamin kizi bile,azzamin 11 eylül gibi bir saldiriyi destekleyecegine inanmadigini,söylemektedir.diger taraftan da,azzamin hayatta olsaydi,su an nerede olacagi(hala afganistan da mi yoksa,irakta veya filistinde mi)gibi bir soruya,^kanimca,el kaide üyesi diye feci iskenceler gören,müslümanlarla,mücahitlerle birlikte guantomada bulunurdu.^seklinde cevap vermektedir.halbuki,abdnin-batinin kirli,kara propagandalarinin tesiriyle,usameye bagli mücahitleri -11 eylülü düzenleyenleri,birer hayalet,yabanci gibi görmemek lazimdir.ilimli-batici islamcilarin(!),din tüccarlarinin(!)ya da komplocularin yalanlarina kapilinmamalidir,onlari islamin adini kötüye çikaran,islami terörle özdeslestiren kimseler(veya,abdnin-mossadin kullandigi insanlar.)olarak kabul  etmemelidir,karalamamalidir.hikmetyarin,belirttigi gibi,newyorktaki-washingtondaki 11 eylül saldirilari,abdnin sömürücülügüne,saldirganligina,adeletsizligine,karsi bir cevap niteligindedir.zannedildigi gibi,abd terörünü körükleyen,irak-afganistan isgallerini,baslatan bir dönüm noktasi degildir.11 eylül olmasaydi da,abd afganistani,iraka saldirarak,talibani-saddami devirecekti...el zewahiri,bin ladin ile,azzam arasindaki,(var oldugu iddia edilen)çekismelere,elbet gulbuddin hikmetyarin adi da,bulastirilir.bir iddiaya göre,bu çekismenin asil nedeni,zaten hikmetyar ile ilgiliymis.el zevahiri ile bin ladin ikilisi,hikmetyari desteklerken,azzam,daima hikmetyarin rakibi,ahmet sah mesudu,desteklemis.azzamin,sah mesuda ragbet etmesi,ondan bir türlü vazgeçmemesi hikmetyari çok sinirlendirmis de,hikmetyar,azzami öldürmeye karar vermis.bu iddiaya kargalar bile güler.azzam için,sah mesut degerli oldugu kadar,hikmetyar da degerliydi.ikisi birbirleriyle ne kadar çatisirsa çatissin,azzam,afghan cihadinin bu en önemli iki komutanini,birbirlerinden ayirmadi,kayirmadi.tekrarladigimiz gibi ikisiyle de çok yakin,samimi,iyi bir dayanisma kurdu.azzam,20 nisan 86 yilinda,celaleddin hakkaninin evinde yazdigi vasiyette,her iki mücahid liderine besledigi sevgiyi-takdiri,belirtir.^cihad hiziplerine gelince,sayyaf,hikmetyar,rabbani ve halise önem veriniz.çünkü bizler onlarin bu cihad çizgisine devam edeceklerini,sapmadan koruyacaklarini ümit ediyoruz.özellikle,celaleddin hakkani,ahmet sah mesut,mühendis besir,seyfullah efzeri,mevlevi aslan,ferit ve muhammed alem,sir alem,maglen,seyyid muhammed hanif,embukez gibi dahildeki komutanlari unutmayiniz.^der.görüldügü gibi burada,hikmetyar ve sah mesudun isimleri,diger mücahit komutanlarla birlikte,övgüyle-destekle anilmistir.seyh azzamin,konusmalarina bakildiginda,mücahitlere),sik sik hikmetyarin sovyet isgalindeki davranislarini,örnek gösterdigini görürüz.mesela,bir konusmasinda hikmetyarin reagene karsi tutumundan,begeniyle söz etmektedir.bu konusmada suudi arabistan gibi arap devletlerinin,reaganla görüsmek,amerikan baskanina meselelerini danismak için çaba harcadiklarini,ama reaganin onlarla görüsmeyi reddetigini,belirtmektedir.bunun yerine,afgan mücahit liderleriyle,görüsme talebinde bulundugunu ama hikmetyar gibi mücahitlerin,bu taleplerine reddetliklerine dikkat çekmektedir.reaganin petrol ve mal sahibi,arap ülkelerini,parlak elbiseli zengin emirleri muattap almazken,daglarda güç sartlar altinda savasan,üstü basi yipranmis,mücahitleri muattap almasini,gayet ibret verici bulmaktadir.bilindigi gibi,hikmetyar 28 ekim 85 tarihinde,reaganin görüsme talebini geri çevirmisti.azzam,bu durum için,^neden servet sahibi olan,emirler,isadamlari bu kadar çabalarina ragmen reaganla görüsmekte zorluk çekiyorlar,ancak onun disisleri bakani ya da yardimcilariyla görüsebiliyorlar da,hikmetyar,abd baskani kendisiyle bizzat görüsmek istedigi halde bu teklifi reddebiliyor?^diye sormaktadir.bu soruda,bir tarafta bir eli yagda diger eli balda,lüks içinde yasayan mal-mülk sahiplerinin,bir abd baskaniyla görüsmek için gururlarini ayaklar altina almalari,köpekler gibi yalvarip yakarmalari var.diger tarafta,ellerindekileri canlarini cihad yolunda harcayan,isgalcileri müslüman topraklarindan defetmekten ve cennete gitmekten baska bir amaç tasimayan,mücahitlerin,abd baskanini,kendilerine erismek için peslerine kuyruk gibi takmalari var.bir tarafta,abdnin gözüne girmek için yapmadiklari dalkavuklugu birakmayan,ama abd baskaninin yüz çevirdigi kisiliksiz tuzukurular var.diger tarafta cephede kazandiklari basarilarla-korkusuz cengaverlikleriyle,abd baskanini imrendiren,ama onu umursamayan,islam fedaileri var.cihad,gaza budur,nice para babasina-devlet baskanina,önünde diz çöktüren krali,toza topraga bulanmis savasçilarin karsisinda,kapi kulu eder.cihadin,gazanin bereketlerinden,izzet ve sereflerinden biri de budur.düsmanlarini ve,üzerinde hesaplar yapanlari,çekindirmek,korkutmaktir.basit-horlanan bir insan olmaktan çikip,kendini düsmanina da dostuna da,kahraman kabul ettirtmektir...azzamin tek kusuru,mücahit komutanlar arasinda,mezar-i serif arslani,büyük türk mücahidi,azad beg keriminin ismini anmamasidir.azad beg,kerimi,sovyet isgalinde,tipki azzamin zikrettigi isimler gibi,ruslara karsi yüreklice cihad eden,bir komutandi.digerlerinden farki,amerikanin-suudilerin-pakistanlilarin ve atlantik ülkelerinin verdigi,dis destekten yoksun kalmasiydi.cihadi mücahit komutanlarla dayanisma içinde(özellikle rabbani ve cemiyet-i islamiyle),kendi imkanlariyla yürütmesiydi.azad beg keriminin digerleri gibi ön plana çikmamasinin,direnisteki etkisinin sinirli olmasiyla hiçbir alakasi yoktur.azad beg ve turan mücahitlerinin,sovyetlere-komünistlere karsi yaptigi operasyonlar,kanlariyla,canlariyla harcadigi emekler,dis ülkelerden dogrudan destek almadigindan dikkat çekmemistir.özellikle,suudilerin,sadece belirli mücahit komutanlara (pestunlara) fon sagladigi-malzeme-silah v.b gönderdigi,direnis gruplarini,birbirlerinden kayirdigi bilinir.keza,cia-isi fonlarinin yüzde90inin sadece hikmetyara gittigi söylenir.buna ragmen,azad beg,afganistandaki mücahit liderler,nezdinde taninmis,bilinmis,onlardan cephane,lojistik takviye,almistir...komünistler,hikmetyarin hizb-i islamisi gibi,azzamin mektep-al khadamatini(mak) da,cia ve isi kuklasi görürler.^hikmetyar abdnin-pakistanin usagidir.cia-isi silahlarinin,paralarinin 10da 9u hikmetyara verilmistir.^propagandasinin bir benzerini,azzam için de yaparlar.hikmetyar v.b gibi,afgan mücahit komutanlarin,abd-pakistan tarafindan aldiklari dogrudan destek,açik olsa da(ki,bu destek defalarca vurguladigimiz gibi isin dis-görünürdeki yüzüdür.abdli emperyalistlerin-sovyetlerle düsmanliklarindan ötürü mücahitleri desteklemeleri,ne mücahitlerin,dis telkinle örgütlenip,savasa basladiklarinin anlamina gelir,ne de,onlarin topraklarinin bagimsizligi için cihat ettiklerinin gerçegini degistirir.tabii,bunlar arasinda,sovyetlerle cihat etmeyi-yurtlarini savunmayi,amerikan bagliligina,amerikanciliga çevirenler olmustur ki onlarin kim olduklari,90lardaki iç savasta ülkeden ayrilmalariyla-ticari faaliyetleriyle,amerikan isgalindeki kukla,isbirlikçi,tutumlariyla v.b anlasilmistir.diger taraftan bu kisilerin çogunlukla karzai gibi,cephe içinde yer almayip,mücahit olmayip sovyet isgaline,disaridan karsi çikan tuzukurular olduklari gözetilmelidir.)arap mücahitleri,daha çok suudi arabistanla baglantiliydilar.mak,suudi arabistandan,mücahitlere temin edilen gayr-i resmi fonlarla,iliskiliydi.mak pesaverde ilk kuruldugunda müslüman kardeslerin pakistan subesi ve dünya islam,birliginin temsilcisi görünümündeydi.suudi kizil haçindan,suudi prensleri ve camiilerinden,dünya islam birligi gibi islami derneklerden,v.b mücahitlere yapilan özel yardimlar,bagislar,maka ulastiriliyordu,mak üzerinden mücahitlere teslim ediliyordu.mak sayesinde,afgan cihadinda yer alan,35 bin,yabanci mücahit,tam 43 müslüman ülkeden geliyordu.(bilindigi gibi seyh azzamin fedailerinin önemli bir bölümünün afganistandan sonraki duraklari,azzam her ne kadar sicak bakmasa da,filisitini istese de,bosna oldu.mücahitlerin,bosnaya,hirvatistanin baskenti zagreb ve liman kenti split üzerinden girdikleri iddia edildi.sirp kaynaklari,bosna hersekte kendileriyle cihat eden,arap mücahitlerin sayisini 15 bin ila 40 bin arasinda verirler.bosnada cirit atan batili gizli servisler,göre bu sayi,7 bindir.kimi amerikan yazarlar,15 bin ila 20 bin derler.hirvatlar,4000,bm yetkilileri 1500 civarinda,kabul ederler.alman frankfurter gazetesi mücahit sayisini birkaç yüz kisiyle sinirlar.görüldügü gibi,bosna mücahitlerinin adeti üzerinde ihtilaflar mevcuttur.müslüman-bosnak silahli fedailerinin,ya da bosna hersek ordusunun,adeti ise,150 bin ila 200 bin arasindadir.)seyh azzam,sovyet i. döneminde,hikmetyar gibi,pakistan cemiyet-i islamisiyle de kaynasmisti.sovyet isgali döneminde,pakistanda seyh azzam-cemiyet-i islami-hikmetyar arasinda bir ortak ruh vardi.bu ortak ruhun,bugün de,amerikan emperyalizmine karsi temsil edildigini,görürüz.pakistanin afgan sinirindaki daglik çitral bölgesi,bu ruhu yansitan en önemli muhitlerden biridir.karli zirveleri,dag geçitleri,dört nala atlilari,siki ormanlari,ile çitral,atalarimiz babürün,gazneli mahmudun,at kosturdugu bir diyardir.imdi,amerikan isgalcileriyle çarpisan afgan mücahitler için bir barinma alanidir.çitraldan,afganistan içine kayan mücahitler,abd-isaf birliklerine karsi mayinlar döserler.beraberlerinde patlayicilar,barutlar,akümülatörler,elektrik telleri-sigortalari v.b tasirlar.bunlar mayinlarin yapiminda,kullanilir.nitekim,bir seferinde,dört mücahit sinirda,50 patlayici,45 kg barut,13 pil,200 metre uzunlugunda bir tel,birsürü sigorta,tasirlarken,kendilerini elevermislerdi...seyh usamenin çitral ya da güneyindeki komsu dir bölgesinde,bulundugu iddia edilir.chitral ve dirden çikan mücahitler,sinirin öte yakasindaki nuristan-kunar eyaletlerinde,abd-isaf isgalcilerine ani saldirilar düzenlerler.bu mücahitlerin tamami azzamin gözbebegi hikmetyara baglidir.bu hikmetyar,mücahitlerinin cephanelerinin çogunlugu,sovyet savasindan kalmadir.hikmetyari destekleyen,yöre halki,hizb-i islami mücahitlerinin uçaksavar silahlar satin aldiklarini,belirtmektedirler.hikmetyar ile pakistan cemiyet-i islamisinin iliskileri,90larin ortasinda talibanin yükselis-yayilis dönemiyle birlikte bozulmustur.taliban hikmetyari devre disi biraktigindan ve c.islami talibani desteklediginden böyle olmustur.ama hikmetyar irandan kovulduktan,abd afganistana girdikten sonra,cemiyet-i islamiyle dostluk baglarini yeniden kurmustur.isi içinde cemiyet-i islami taraftari-destekçisi olan,birçok eleman,mevcuttu.11 eylül saldirilariyla baglantilandirilan,halid seyh muhammed,2003 yilinda,islamabadin civarindaki-ravalpindi beldesinde bir cemiyet-i islami mensubunun,evinde yakalandi.cemiyet-i islaminin(c.i) de,bir bagis,kurulusu,bulunmakta,ve al-khidamet adini tasimaktaydi.bir tarafta azzamin mektep al-khidameti,diger tarafta pakistanli c.inin khidameti,isimleri birbirlerinin aynisi.pakistan khidameti,chitralde yasanan depremden sonra halka yönelik yardimlariyla,dikkat çekti.chitral devlet hastahanesinde,bir afet saptama birimi,olusturdu.chitral,ci^nin,en güçlü oldugu bölgeyi temsil ediyor.abd-batililar,cinin etkinliginin,g.afganistan da yayildigini,cinin de abdye-natoya karsi mücadelenin içinde bulundugunu,belirtiyorlar.chitralin güneybatisindaki bumboret muhitinde,kademetin bir  saglik ocagi bulunuyor,burada ayrica saglik hizmetleri kadamet tarafindan yürütülüyor.azzam kademeti,sovyet isgali döneminde,afgan mültecilerinin-mücahitlerinin bakimlarini,üstleniyordu.pakistan kademeti de ayni sekilde,amerikan-bati isgalinden kaçan mültecilerin,ve siginak arayan mücahitlerin bakimlarini üstlenmeye çalisiyor.onlara barinak-yiyecek,tedarik ediyor...bumboretin,yerli ahalisi,kalasha kabilesinden olusuyor.c.i,kalashalara,hizmet götürmüyor.kalashalar,pestunlardan farkli bir grup.kendi özel dilleri var,ve kökenlerinin büyük iskenderin askerlerinin torunlarindan,geldigini iddia ediyorlar.yine de dilleri,pestunlara benziyor.etraflari,pestun köyleri-kasabalariyla,çevrili oldugundan,onlarla karismis,pestunlasmis,durumdalar.ilginç olan,nokta,bumborete vadilerini,afganistanin nuristan bölgesinden,binlerce göçmenin doldurmasi.nuristanlilarin tipki kalashalar gibi,pestunlardan farkli kökenleri var.afgan göçmenlerinin,gelisine bagli olarak,gerek bumboretede,gerek chitralin genelinde,medreselerin sayilari artiyor.müserref döneminde,pakistan yönetimi,çitraldeki dindar medrese ortaminin,korunacagini,afgan göçmenlerine saygi gösterilecegini,söylüyordu.ancak,bu sadece oradaki medreseler üzerinde,abdnin-batinin dayattigi reformlarin yapilmamasi anlamina,geliyordu.yoksa,müserref yönetimi de abdli-batili müttefikleri(?)(o müttefikler ki kendisini tasfiye ettiler.)gibi,bu medreseleri,bir tehlike olarak gördü.radikal selefi,propagandanin yayicisi diye degerlendirdi ve onlari kapatmaya yöneldi.chitraldeki,hükümet yetkilileri batililara sürekli,^birkaç radikal medresiyi,kapattik,ancak daha birçogu,faaliyette.biz kapattikça yenilerini açanlar da oluyor.^gibi,beyanlarda,bulunuyordu.azzam döneminde,bölge müslümanlarini-göçmenlerini,ruslara karsi cihada hazirlayan,bu chitral tipi,medreseleri,bugün onlari abdlilerle-natoyla cihada asiliyor.80lerdeki ruslarin da bugünkü anglo-amerikan isgalcilerinin de birbirlerininden,hiçbir farki olmadigini,(ayni b.kun soyu olduklari)medrese ortamlarina,bakarak anlamak mümkün.medresedeki,talebelerin,genç fedailerin gözünde,rusyalilarla amerikalilari,yahudilerle haçlilari birbirlerinden ayirmak,nasil,mümkün olabilir ki?bir diger nokta,chitralde 390 binden fazla nüfusun,yüzde 35inin ismaililerden olusmasi.ismaililer mezhep farkliliklari-sünni milislerle barismayan yildizlari,nedeniyle,diobendi medreselerine karsi çikiyorlar.al-khademetten v.b,ilaç-erzak,yardimi alan,medreselilerin-mücahitlerin,güçlendiklerinde,kendilerine karsi bir kiyima gireseceklerinden korkuyorlar.elbette ki,bu korku bati tarafindan onlara pompalaniyor....önceden belirttigimiz gibi,mak,(diger adiyla,al-kifah)bürolari,amerikada da mevcuttu.ilki tucson-arizonada açildi.daha sonra,86 yilinda halid ebu dahab,brooklyn-newyorkta bir mak bürosu,olusturdu,ve asil burasi dikkat çeken,bagislarin toplandigi yer oldu.makin abddeki dali haline geldi.abddeki zengin müslümanlardan,mücahitlere yapilan,brooklynden maka akiverdi.ancak bu abddeki bürolarin isi tek zengin müslümanlardan bagis toplamak,nakdi-insani yardim yapmak degildi.bundan daha önemlisi,abddeki gönüllü arap-müslüman mültecileri,toplayip,afganistana göndermeye yariyordu.gönüllüler arasinda,bugün el kaidede,(hatta taliban arasinda) görüldügü gibi(örn john walker lind v.b.)atesli birer müslüman olmus,amerikalilar bile bulunuyordu.87de abdde maka bagli çalisan,al kifah mülteci merkezi de kuruldu.baslangiçta el farak camiinde örgütlenen bu dernek,daha sonra,caminin yaninda bürosunu açti.makin brooklyn bürosu ve al kafahin,abdden,afganistana gönderdigi,fedailerin 200 civarinda oldugu söylenir.ama bu rakamin daha fazla olmasi gerekmektedir,200 sadece saptanilan,kayit altindaki rakamdir.afganistana gitmeden önce ofis bu gönüllü toy fedailere,silah kullanmayi ögretiyor,ellerini tüfege-tabancaya-bombaya alistiriyor,vise-uçak-bilet,islerini daha sonra hallediyordu.pesaverde mak onlari karsiliyor,ve bu toy fedailer hikmetyar ya da resul sayyafin mücahitlerinin arasina katiliyordu.makin brooklyn ofisinin,ciayla,çok yakin iliski içinde oldugu söylenir.mak ofisindeki mücahitlerin silahli egitimlerinin,cianin gözetiminde gerçeklestigi ve,cianin afgan mücahitlere yardimlarini,mak üzerinden de yolladigi belirtilir.bunun yaninda,afganistandan gelen mücahit gaziler de makta toplanmaktaydilar,cianin bu mücahitlere pasaport vererek abdye gelmelerini sagladigi vurgulanmaktaydi.brokklyn v.b gibi üstlerde,cihad çagrisi yapan,müslümanlara rus isgalcilerle çarpismayi asilayan,dini söylevler de verilmekteydi.birçok,müslüman,bu etkileyici söylevlerden etkilenerek,mücahit olmaya karar vermekteydiler,batidaki rahat hayatlarini birakarak,afganistanda din kardeslerinin yaninda cihada katilmaktaydilar.iddialara göre,bu konusmacilar arasinda,cia ajanlari da vardi.buralarda,atesli vaazlar verenlerin,hepsi,cia tarafindan tesvik edilmekteydiler.mesela,savastan gelen,cia egitimli afgan gaziler sik sik konusmacilar arasinda yer almakta,dinleyenleri afgan cihadi konusunda bilgilendirmekteydiler.ayni sekilde,arapça bilen yesil bereliler de,söylev vermekteydiler.mücahitlerin arasinda olmanin,onlara maddi-manevi destek vermenin,dünya kamoyuna savaslarini tanitmanin önemini,vurgulamaktaydilar.afgan mücahitler 80lerde abdde-atlantik basininda,^allahin savasçilari^(warriors of god)diye de anilmaktaydilar.onlar,bugün de allahin savasçilarilar.afganistanin disina tasmislar,ayni anda birçok bölgede savasiyorlar.eskisinden,daha kit olanaklar içinde bulunsalar da imdi,daha kalabaliklar,genis çaptalar,lakin,bu sefer,silahlarini,abdli,avrupali isgalcilere-din düsmanlarina karsi çektikleri için,^allahin savasçisi^,^mücahit^,degil de,terörist,cihatçi diye çagrilmaktadirlar.neyse devam edelim;brooklyn bürosundaki,ünlü konusmacilar,vaazlarini,al-faruk camiinde vermekteydiler.bu ünlü isimler,seyh ömer abdül-rahman,ali muhammed v.b gibi kimselerdi.daha dogrusu,(seyh ö.abdul rahmanin adina bakilirsa),o dönemde pek yanki yapmayan,ama,daha sonra,dikkat çekecek,isimlerdi.ali muhammed,abd özel kuvvetlerinde görev yapiyordu,ve cia ile,arap mücahitler arasindaki ikili ajan olarak taniniyordu.seyh ömer abdül rahman ise,nam-i diyar kör imamdi.gözleri görmediginden,günes gözlügü giydiginden,ona böyle deniyordu.kör imam,26 subat 93 yilindaki,dünya ticaret merkezine(dtm) gerçeklestirilen saldirinin öncülügünü etti.misir islami cihadina bagliydi,90 yilinda,newyorka geldiginde,mak-al kifah göçmen merkezinin dizginlerini,eline aldi.bilindigi gibi,azzamin,mak bürosu,afgan cihadinin ve azzamin sehadetinin ardindan,etkinligini kaybetti,bin ladinin yeni olusumuna intibak etti.brooklyndeki üssü ise,kör imamin öncülügünde sürdü.taa ki,abd,hükümeti,mak-brooklyn bürosunu,dtm saldirisinin ardindan kapatana kadar.seyh azzamin da,brooklyn ofisine ziyaret düzenledigi,vaaz verdigi,söylenir.burada el-faruk camiinde,88 yilinda yaptigi bir konusmada,^kan,iman ve sehadet,islam ümmetini,diriltmenin,yegane yoludur.^demisti.el zewahirinin,brooklyn bürosunu 89 yilinda,ziyaret ettigi saptanir.el kifahin brooklyn bürosunun örgütleyecileri,arasinda,mustafa çelebi,favaz damra,ali shinavi gibi isimler bulunmaktadir.makin,al faruk camiisindeki faaliyetlerini yöneten,damra idi.m.çelebi,misir vatandasiydi,mahmud ebu-halime ve el seyyid nusair adinda,iki asistani bulunmaktaydi.ebu halime,dünya ticaret merkezinin bombalanmasinda rol alirken,nusairin 90 yilinda,newyorkta,yahudi bir lideri,infaz ettigi söyleniyor.el kaidenin,kuruculari arasinda ismi geçen,cemal el fadl da,brooklyn bürosunda çalisiyordu.el fadl daha sonra,fbinin itirafçisi oldu.batililar-ruslar,makin brooklyn bürosunun,el kaidenin atlantikteki örgütlenmesinin çekirdegini teskil ettigini,belirtiyorlar.ancak,belli basli birkaç isim disinda,özdeslige,rastlanmiyor.abd-bati emperyalizminin terörist diye hedef tahtasina oturttuklari isimler,bu süreçte cephede ve yakindogu ülkelerinde bulunuyorlar...su gerçek ihmal edilmemeli,washington,afgan mücahitlerine destek vermeseydi de,mak,abddeki,bu bürolarini olusturacak,batida yasayan,müslümanlardan bagislar,gönüllüler toplayabilecekti.mücahitlerin,abd-atlantik emperyalizmiyle savastiklari,bugünkü dönemde de,brooklyn bürosu gibi,üstler mevcuttur.islami direnis hareketlerinin,abd-avrupa ve bati yanlisi ülkelerdeki,hücre örgütlenmeleri,bilinmektedir.buralardan,birçok müslüman,islami örgütlerin yardimiyla,irakta,afganistanda,çeçenistanda,türkistanda kesmirde,magripte v.b cihad etmeye gitmektedirler.keza,buralarda yasayip da,direnisçilere destek veren,müslümanlar da çoktur.onlara sempati beslemekte,maddi-istihbarati yardim yapmakta,ve sehir eylemlerinde-intihar saldirilarinda fedailik edebilmektedirler....hikmetyarin,müslüman kardesler(ihvan-i müslüm)okuluyla kaynasmasinda,azzamin etkisi yadsinamaz.azzamin müslüman kardesler hareketiyle de baglantisi vardi.cia ajani,miles copelanda göre,müslüman kardesler,abd-ingiliz servislerinin,soguk savasta arap dünyasindaki milliyetçi-baasçi otoriter yönetimleri, istikrarsizlastirmak için kullandigi bir örgüttü.keza,m.copelandinkine benzer bir iddia filistin için de yapilir.israilin fkö,es fetih,fatah v.b gibi,laik-arap milliyetçisi filistin örgütlere karsi bir denge olarak,filistinli-müslüman kardeslerin ve ondan türeyen hamasin gelismesine yardimci oldugu söylenir.fakat,m.kardesler kökenli,islami cihad hareketlerinin abd-bati-israil yayilmaciligiyla verdikleri savas-sömürgecilerin önünde teskil ettikleri engeller gözetildiginde,bu tür iddialarin m.kardeslerin bir bölümü,için salt geçerli olabilecegi,gerçektir.m.kardeslerin,birbirlerinden farkli hiziplerce,temsil edildigi gözetilmelidir.(mesela,bir bölümü,iran sii devrimini,lübnandaki-iraktaki sii yapilanmalari etkilirken,bir bölümü,saf-sünni-selefi mücahit yapilanmalari etkilemistir.)önemli olan,köktenci-laik ayirt etmeksizin,haksizliga,talana,baticiliga,küresel emperyalizme karsi duran,tüm gruplara,sahip çikmak,bunlari birbirleriyle uzlastirmaktir.türkiyede oldugu gibi,islam dünyasinda da,ayni tavir benimsemelidir.ahlaki,dogru olan budur...her seye ragmen,ben,azzamin katillerinin mossad ve ona bagli gruplar oldugunu düsünüyorum.azzam cinayeti,farkli mihraklarin,ortak bir operasyonu da olabilir.mossadin,ciayla,ya da bati kuklasi butto hükümetiyle,veya kahd-kgbyle,ortaklasa yürüttügü bir eylem olarak görülebilir.ancak her kosulda,isin arkasinda,çibanbasi olarak mossad bulunmaktadir.bunu neye dayanarak söylüyorum?bilindigi gibi,87 yilinda,filistin intifadasi,basladiktan ve hamas olustuktan sonra,seyh azzam-mak filistinden genç fedailerin,afganistana gidip oradaki kamplarda egitim almalarini temin etti.bu filistinlilerin,diger arap mücahitlerinden farki,afgan cihadina katilmalari yerine,israile karsi cihad için yetistirilip,hazirlanmalari,oldu.birçok filistinli,mossad-israil takibinden kurtulmak için,afganistan yolculuklarini,sahte pasaportlarla,gerçeklestirdiler.israil servisinin,filistinli fedailerin yetistirildigi bu afgan kamplardan haberleri olmamasi için özen gösterildi.ama,87 yilinda,tel avivin marriot hotelindeki,bombalama girisiminin ardindan,isralin bu kamplardan haberi oldu.seyh azzam,israilin baslica hedeflerinden biri haline geldi.mossad,gazze seridinde,bati seriada,birtakim mücahit hücreleri kesfetti.bu hücrelerin,birbirleriyle iliskileri yoktu,ancak,oralardaki mücahitlerin hepsi,azzam-mak kamplarinda,egitilmislerdi.olaydan sonra,filistin kurtulus örgütüne bagli,bir arafat elçisi,pesavere azzami görmek için geldi.ona hayatinin tehlikede oldugunu,dikkatli olmasi gerektigini söyledi.^mossad senin pesinde.^dedi.azzam için,fani hayatinin,canin o aldatici-dünyevi tadinin,hiçbir önemi yoktu.ama arafatin ekibi,filistinli islamcilarla arasindaki görüs farkliligina ragmen onlarin mürsidlerinden,seyh azzami,mossadin hamlelerine karsi,uyarmaktan geri kalmiyordu.seyh azzamin çocuklarindan huteyfe,bu durumu dogrulamaktadir.afgan cihadindan sonra,filistin bagimsizlik mücadelesine önderlik etmeyi planladigini ve bunun hazirliklarina,pesaverde giristigini,belirtmektedir.^mossad,babamin israile karsi,güçlü bir olusum meydana getirdigini ögrenmisti.afganistandan sonra siranin,filistine gelecegini,oradaki isgalci mürtedlerle çarpisacagini,biliyordu.^demektedir.huteyfe de,yegen cemal azzam da,seyh azzami mossadin sehit ettiginden emindirler.süphesiz azzam sag kalsaydi,sovyetlere-komünistlere karsi yürüttügü cihadi,ayni kararlilik,azim ve sertlikle,abdye-israile-atlantige karsi yürütecekti...

21/11/2009

Azzam ve Donemi 2




butto ile,abdnin pakistan büyükelçisi,r.oakley,mücahitlerin afganistanin dogusunda,nangahar vilayetine bagli celalabad sehrini,fethetmelerini beklediler..abdül hak gibi,komutanlar,celalabadin fethedilmesine karsi çiktilar.celalabadi fethetmek için yapilacak bir operasyonun mücahitlerin,telef olmasiyla sonuçlanacagini belirttiler.mücahitlerin,celalabad gibi,kritik sehirleri,ele geçirecek,imkanlari yoktu.mücahitler,sovyet isgalinden beri sehirleri zaptetmeye göre degil,sovyet-komünist birliklere kayip verdirmeye göre,savasiyorlardi,vur-kaç,pusu,sabotaj taktiklerini uyguluyorlardi.sovyetlerin çekilisinden rehavete kapilarak,gerilla savasini sürdürmeyi birakmak ve,komunist birliklerinin üzerine kalabalik-toplu bir orduyla,yürümek,çok sakincaliydi.bir faciaya yol açabilirdi.nitekim,celalabadi fethetme,girisimi,büyük bir basarisizlikla sonuçlandi.mücahitler burada kendilerine,yakismayacak,bir yenilgi aldilar.1000den fazla mücahit sehit oldu.mücahitler,sovyet isgalinden beri,çatisma basina,en fazla sehidi,burada verdiler.daha dogrusu,afgan komünist birlikleri,    bir çatismada,ruslarin öldüremeyecegi kadar mücahit öldürdürdüler.mücahitler,10 bin kisiyle celalabad sehrine saldirdilar.arap mücahitler yüzlerce fedai halinde,bu saldiriya katilmislardi. saldiriya 3000 pakistanli mücahit de dahil oldu.sehri iki ay boyunca,kusattilar.kuvvetleri,t-55 tanklariyla,takviye edilmisti.mart ayinda,baslayan saldiri ilk baslarda mücahitler için iyi gitti.samarkhel kasabasi ve celalabad havalimani ele geçirildi.ancak,komünist afgan ordusunun,11 tümeni ilerleyislerini engelledi.tümen askerleri siginaklarda,dikenli teller arkasinda,mevzilendiler.mevziilerin önüne,dösedikleri,mayin tarlalariyla,mücahitleri pusuya düsürdüler.ordunun hava gücünü,devreye sokmasi ise,mücahitleri,yildirip,püskürten,en önemli neden oldu.komünistlerin uçaklari,celalabadda mücahitlerin üzerinde,günde 100-120 kere,sefer yapti.mücahitlerin ellerinde,kendilerine 86 yilinda,abdnin temin ettigi stinger füzeleri olsa da,bunlari kullanamadilar.uçaklar,stingerlerin menzilinden yüksekte uçtular,böylece mücahitlerin stingerleri onlara,tesir edemedi.ayrica,an-12 tasima uçaklariyla,bombalar tasidilar.stingerlere karsi,çok belali bir silah olan,misket bombalarini kullandilar.ayrica,mücahitler,komünistlerin scud füzeleri,yagdiran 3 bataryasiyla da basemediler.kabilden,takviye olarak gelen,bu bataryalar,celalabad karargahiyla,koordineli sekilde,mücahitleri iki taraftan sikistirdi.bataryalarin,attigi 400den fazla füze,mücahitlere,toplu kayiplar verdirdi.mücahitler,sehri ele geçirmekteki kararliliklarina,ragmen,celalabaddan çekilmekten baska,bir çare bulmadilar.samarkhal kasabasini da elde tutamadilar.celalabad kusatmasindaki bozgunu,kusatmanin cia ile isi tarafindan planmasina baglayanlar var.büyükelçi r.oakley,yalniz,butto-pakistanli hükümet yetkilileriyle beraber,celalabad hareketini,konusup kararlastirmakla,kalmadi,pakistan,generalleriyle birlikte bir toplantida,operasyonu planladi.öyle ki,pakistan-abd bu operasyonu planladiklarinda,hiçbir mücahit temsilcisi yanlarinda yoktu.abd,pakistan,suudi-körfez emirlikleri v.b,önceden,mücahitlere silah-barinak-para yardimi yapiyorlar ama onlarin savas-saldiri planlarini,belirlemiyorlardi.abd-pakistan sovyetlerin çekilmesini firsat bilerek,ilk defa,celalabadda,mücahitlerin harekatlarina,müdahale etti,bir saldiri,tasarladi.celalabad operasyonunun,farki buradaydi.nitekim,celalabad hareketi mücahitlerin kendi tasarlamadiklari,cia-isi iradesiyle yürüttükleri,bir operasyon oldugundan,komünistlerin galibiyetiyle sonuçlandi.ayrica,bu operasyon,abdnin,sovyetler çekildikten sonra,necibullahla antlasmak yerine,onu devirmek istegini,ortaya koymasi bakimindan önemlidir.abd,celalabadin fethiyle,sovyetlerin komünistlere(rus askerleri afg.dan çekildikten sonra hala siddetle devam eden),askeri-iktisadi yardimlarini kesmeyi,ve komünist yönetimi,düsürmeyi hedeflemistir.bilindigi gibi,celalbad mücahitlerin üssü pesaver ile,kabil arasinda çok kilit bir noktadaydi.abdnin necibullah yönetimini tanimamadaki,israri konusunda,bir baska önemli veri,sovyetlerin çekilmesinin akabininde kabilden büyükelçiligini çekmesidir...buttonun,celalabad operasyonundaki basarisizliktan sonra,isi baskani korgeneral hamit gülü görevinden aldi.hamid gül,yerine general,samsur rahmankuluyu atadi.rahmankulu,mücahitlerin,kusatma saldirilar düzenlemeyip,komünistlere karsi gerilla savasini devam ettirmelerini,savunuyordu.buttonun,rahmankuluyu tercih etmesinin,onun afgan komünistleri devirmede daha basarili olacagindan kaynaklandigi,düsünülemez.hamid gül,mücahitler tarafindan sevilen,benimsenen bir isimdi,ziya-ül hakin gözdesiydi.ziya-ül hak sovyetlerin maglup edilmelerini,onun basarili çalismalarina borçlu olduklarini,belirtiyordu.ziya-ül hak olsun,hamid gül olsun,abdyle,sovyetlere-komünizme karsitlik disinda,ortak noktalari bulunmayan isimlerdi.birçok mücahit gibi,onlar da washingtonun moskof ve kuklalarina yönelik direnisi,desteklemesi disindaki,faaliyetlerine karsi çiktilar.ziya-ül hak,atlantik-bati dünyasini kastederek,^eger,özgür dünya,isgal,kargasa,askeri güçle müdahale demekse,ben özgür,dünyaya inanmiyorum.^diyordu.hamit gül,aralik 2005 yilinda b.avarin kendisiyle yaptigi röpörtajda,^abd,kesmir ve nepali kullanmak istiyor.buralardaki çözümsüzlük-kargasa abd yüzünden.abd bölgemizle oynuyor.abd macerapestligine dur denildiginde,bölgemizin sorunlari çözülür.güya özgür bir ülkeyiz ama hala köleyiz.^diyordu.hamid gül ayrica 11 eylül saldirilarinin usame bin ladin-el kaideyle iliskisi olmadigini,bunu mossadin yapmis olabilecegini belirtiyordu.bir dag magarasinda yasayan usamenin 11 eylül tipi saldirilari yönetmesinin imkansizligini vurguluyordu.hamid gül taliban hareketini desteklemis,h.gülün talibana askeri rehberlik ettigi söylenmis,ve abdnin talibani devirmesine siddetle karsi çikmisti.afganistan isgalinde,abdyle birlikte hareket ettiginden müserref yönetimine karsi,tavir almisti.bu bakimdan,buttonun,89da hamid gülü görevden almasini,isiyi mücahit etkisinden uzaklastirmak-iki taraf arasindaki dayanismayi azaltmak,istemesine baglamak da,mümkün...komünistlerin celalabad çarpismasinda,kazandiklari basari,öküzün necibinin yönetimini güçlendirdi.komünistlerin ülkenin basinda daha kalip,dayanacaklarini gösterdi.birçok yerli,mücahit kumandanin,öküzün necibiyle anlasmaya gitmesinde,celalabadin akibeti,önemli bir rol oynadi.diger taraftan,mücahit liderler,öküzün necibinden kurtulmak için,yeni yollar aramaya basladilar.onlar da komunist ordudaki üst düzey komutanlar-yetkililerle anlasmaya,onlari öküz necibe karsi,harekete geçirmeye,çalistilar.bu konuda en dikkat çekici örnek,gulbuddin hikmetyarin,afganistan savunma bakani sehvenaz tanayla(ki,kendisi hakkinda daha önce bahsetmistik.sovyet isgali döneminde,ruslarla kol kola,mücahitlere karsi kanli baskinlar,katliamlar,düzenlemisti.)anlasarak,öküz necibe karsi yaptigi darbe girisimiydi.s.tanay,pala biyikli,koyu bir komünistti,topçu birliklerinin komutaniydi.öküzün necibine karsi tavir alisi mücahitlerle ilgili,degildi.komünistlerin malum,perçem-halkçi fraksiyonlari arasindaki kavgayi biliyoruz.tanayin bir halkçi olusu,perçemci necibullaha karsi,kin gütmesinde,önemli bir etken olabilir.sovyet isgaliden beri,komünist orduda perçemlerin halkçilara karsi artan etkileri,tanay için bardagi tasiran bir noktaya varmis olabilir.bunun yaninda,tanay,öküz necibullahin,mücahitlerle uzlasmasina da karsi,çikiyordu.yani,komunist rejime yerli,mücahitleri kazandirmasindan,rahatsizlik duyuyordu,çünkü bu mücahit ya da milis liderlerin,çogu,türk soylu rasid dostum,ismaili kumandan seyyid mansur gibi,gayr-i pestun kökenliydiler.dr.necibullaha baglanan milisler,dostumun g.türkistanda-s.mansurun baglan bölgesinde v.b kazandigi sekilde,yörelerinde,etkinlik kazanip,komünist ordunun yerine geçiyorlardi,yörelerinde ordu adina kendileri güvenligi sagliyorlardi.tanai için bu durum,^necibullahin,savas agalarina peskes çekip,komünist ordunun gücünü azaltip kirmasi^demekti.tanay,hikmetyar gibi gilzay pestunlarindandi,hikmetyar gibi bir islamci mücahit ile tanay gibi bir komünisti birlestiren nokta da,zaten,bu pestunluktu.tanay,necibullahin,orduyu-bürokrasiyi,kendi akrabalariyla-yakinlariyla(öküzün necibi ahmedzai pestunlarindandi.)muhafizlariyla,doldurmakla da suçluyordu.2 sene sonra,bu,dostum pasanin-seyyid mansurun da v.b,öküzün necibinden kopup,sah mesutla anlasmalarinin önemli bir nedeni,olacakti.dostum pasa ile general abdülmümin v.b gibi,komutanlar,öküz necibinin kendilerini tasfiye etmeye-yerlerine pestun generaller atamaya giristigini,ögrenmislerdi.92 yilinin subat ayinda necibullaha karsi ayaklanmaya geçip,dostum pasanin komutasinda,mezar-i serifi fethettiler.zaten,bu generallerin birçogunun üssü,dostum gibi mezar-i serifteyti.bilindigi gibi,dostum pasa necibullahla antlastigindan beri,g.türkistandaki etkinligini arttirmisti.necibullahin devrilmesiyle birlikte,kuzeybati bölgesinin krali olacakti.buradaki,özerk hakimiyetinin,temelini,komünist yönetimin son üç senesinde,atmisti,...tanai,90 yilinin mart ayinda darbesini yapmaya kalkisti.darbe basarisiz olmasina ragmen,dr.öküzün necibini az daha öldürecekti.tanai,pakistana,hikmetyarin yanina kaçarken,öküzün necibi,ordudan,halkçilari-tanai taraftarlarini temizleyecek,siddetli bir operasyona,giristi.tanai,taraftarlari ile,öküz necibin muhafizlari arasinda,kanli bir çatisma oldu.birkaç havalani bombalandi,ve en az 46,uçak tahrip edildi.aslinda,komünistler arasi,bu tür çatismalar,mücahit,komutanlarin,komünist kuvvetleri gerilla savasiyla,yipratarak,tam da,olusmasini bekledikleri bir seydi.buna göre,komünistler,sehirleri zaptederek degil,daglarda-kirlarda yiyecekleri darbeler sorunu,kendi içlerinde çözülmeleri saglanarak,devrileceklerdi.ayni süreçte,kizillarin ordusundan birçok komutan,mücahitlere intibak edecekti.nitekim,91 yilinin mayis ayinda,celaleddin hakkaninin,mücahitlerinin,khost sehrini fethetmeleri,khosttaki karargahla yapilan antlasma,sonucunda gerçeklesmistir.hakkani ve mücahitleri,khosttaki,askeri birlikleri,teslim olmalari,(muhtemelen de kendilerine katilmalari)konusunda ikna etmislerdir.tanainin,khost pestunlarindan olmasi da dikkat çekicidir.khostu fetheden,hakkaninin mücahitleri,gardez sehrine yöneldiler.dikkat çekici olan taraf 92 yilinda,baskentin 70 km kuzeyindeki,bagram hava üssünün 15 nisanda,gardezin,22 nisan,kandaharin 21 nisan,kunduz-kunduzdaki shindand hava üssü ile helmandin 17 nisan tarihlerinde mücahitlerin eline düsmüs olmasidir.sah mesudun kuvvetleri,24-25 nisan 92de kabile girdiler.sah mesudun mücahitlerinin kabile girmesinden,bir hafta önce,necibullah,canini kurtarmak kaygisiyla,afganistandan kaçmaya çalisti.ama dostumun fedaileri,kabil havalanini kusatmistilar,öküzün necibi,ülkeden çikarmadilar.kendisi için konforlu bir sürgün hazirlayan hindistana gidemedi.bm temsilciligine siginmaktan baska çare bulamadi.4 sene orada kaldi.96 yilinda,taliban kabili fethedince,bu afgan gorbaçovu(necip)kendisine,layik bir sonla,linç edildi.89 ila 92 yillari arasinda,mücahitlerin sehirleri-karargahlari komünistlerden zaptedislerinin,süreç içinde degil 92 baharinda bir anda gerçeklesmisti....tanainin isi ajani oldugu da,iddia edilir.tanain,belirttigimiz gibi,90larin ortasinda talibani destekledigi,söylenmektedir.tanainin-tanaiye bagli eski halkçi askerlerin-diger komünist generallerin,hatta eski khadçilarin,talibani sovyet,toplari,uçaklari,cephaneleriyle v.b besledikleri,belirtilir.istihbarat ve taktik yardim yaptiklari da söylenir.taliban hareketinin,yayilis döneminde bir sürü rus cephanesini ele geçirmesi,eski komünist generallerin-subaylarin,taliplere yol göstermelerine baglanir.mesela,silahlarla dolu rus jetinin kaçirilip,talibanin eline düsmesi,halkçi-khadçi komutanlarin taliplere yardim etmelerinin bir eseri görülür.general tanainin yaninda,baska isimler de zikredilmektedir.taliban kumandanlarindan,kurucularindan,molla burjanin,bir eski komünist oldugu iddia edilmektedir.burjanin gerçek adi,turan abdurrahmanmis ve t.abdurrahman da bir khad askeriymis.keza,talibanin,topçu kumandani,komünist ordunun,istihbaratinda görev yapiyormus.talibanin hava kuvvetleri komutani,mohammed gilani de,halkçi generallerdenmis v.b.kuskusuz,taliban ordusunda-istihbaratinda,sovyet egitimli eski-komünistlerin önemli bir yer kapladigini vurgulamak,abdnin-batinin propagadasidir.öyle ki bu propagandada,komünist ordu mensuplarinin,talibanin askeri gücünün belkemigini olusturduguna deginilmektedir.burada,talibana yapilan bir karalama vardir.abdde-ingilterede-avrupada v.b,atlantik,ile rusya arasindaki iliskileri,soguk savas dönemindeki gibi degerlendiren,yetkililer,moskofu,el kaidenin v.b,batiyla savasan mücahitlerin,bile himayecesi göstermektediler.moskofu,böyle gösterme çabalarinin,hiçbir anlami yoktur.çünkü rusya küresel-kapitalist düzene ayak uydurmus ve batili-hristiyan sömürgeciligi temsil etmeye,baslamis bir ülkedir.moskofun atlantikle,sovyet dönemindeki gibi bir soguk savas verdigi asla söylenemez.afgan demokratik halk partisine bagli,eski komünistlerin,bugün amerikan isgali karsisindaki destekleyici veya teslimiyetçi tutumlarina da,açiklayacidir.dikkat çekici bir bölümü,talibanin devrilmesini firsat bilerek,amerikan kuklasi yönetimde yer almis,partilerini kurmuslardir,sovyet isbirlikçiliginde oldugu gibi abd-nato isbirlikçiligine de,ayak uydurmuslardir.mesela necibullahin eski komutani,general rasid dostum(ki her defasinda belirtiyoruz,kendisi hatalarina ragmen,özbek türküdür,bizim insanimizdir,çok yetenekli bir cephecidir,abd tarafindan isgal sonrasinda yüz üstü birakilmistir.kullanilip,atilmistir.)maalesef,afganistanda 2001deki abd isgalinin en,istekli,isbirlikçilerinden olmustur.tanai ise,2005de,afganistana geri dönmüs,afganistan baris hareketini kurmustur.2009daki saibeli,afgan seçimlerinde,cumhurbaskanligi adayi olmustur.seçim kampanyasinda,özellikle,19-20 sene önce, komünist-halkçi üniforma altinda,çektirdigi,fotografi kullanmistir.taliban,abd-bati kuklalarinin yaristigi bu seçimi boykot ederken,general tanai,karzai ile dr.a.abdullahin gölgesinde oy toplamaya çalismistir...bilindigi gibi,talibanla ilgili,karalamanin bir baska tarafi,talibanin cia ve isinin kuklasi olarak dogdugu,gelistigi yönündedir.general tanaiyi,önce hikmetyarla çalisan sonra da,talibana yardim eden,onlarla ortaklasa pestun milliyetçiligi yürüten bir halkçi komünist olarak gösterenler oldugu gibi,darbe girisimi açiga çikinca pakistana kaçan,pakistan yönetiminin himayesinde önce hikmetyarla çalisip sonra da talipleri besleyen,bir isi ajani olarak gösterenler de bulunmaktadir.sah mesut-dostum ikilisi 92 nisaninda kabili fethedip,necibullahi devirdikten sonra,khad ile,halkçi generallerin,aralarinda önemli bir antlasma yaptiklari söylenmektedir.antlasmaya göre,rabbaninin mücahit hükümetinin,düzen saglayamayip ülkeyi yönetememesi,afganistanda iç savasin devam etmesi için,komünistler ortaligi karistirmaya karar vermisler.hikmetyari,sah mesuda karsi kiskirtip kullanmislar,hikmetyari sah mesutla savastirmislar.bu söylenti de dogru degildir.çünkü birçok komünist,sah mesudun örgütüne,katilmistir.general tanaiye bagli askerler-kom.ordudaki halkçi pestunlar,hikmetyara intibak ettigi gibi,khad mensuplari,ve çok sayida perçemci asker de,sah mesuta,intibak etmistir.mesela,perçemci generaller nabi azimi,nur-ul hak,asif delaver v.b bunlardandir.ayni sekilde,khad servisinin varligi,necibullah baskanliktan düsürüldükten sonra da,devam etmistir.khad komünistlerin servisi olmaktan çikip,sah mesudun-rabbani hükümetine,baglanmistir.sonra da gene onlarin,öncülügündeki kuzey ittifakinin,istihbarati olmustur.khadin baskanligini da sah mesuda bagli nam-i diyar general fehim yapmistir.g.fehimin geçmisi meçhuldur.pensirli,tacik bir mollanin oglu olan,general fehimin,komünist kökenli oldugunu,necibullahin khadinda üst düzey yetkili oldugunu iddia edenler vardir.bir baska görüs,general fehimin sah mesudun istihbarat sefi oldugu,sah mesudun onu komunistlere-sovyetelere karsi ajan olarak,kullandigidir.fehimin,92-96 mücahitler savasinda,karzaiyi tutukladigi,iskenceden geçirdigi iddia edilir.hikmetyarin binaya füze atmasiyla birlikte,karzainin fehimin elinden tesafüden kurtuldugu belirtilir.aralarindaki sorun ne olursa olsun,2002de,abd isgalcilerinin baskisiyla general fehim karzaiye biat etmis ve onun savunma bakani olmustur..görüldügü gibi,afganistanda agirlikla,89-92 yillarina bagli olaylari uzun uzun,gözden geçirdik.aslinda bunu azzamin abdye karsi konumunu belirlemek için yaptik.çünkü,reaganci amerikalilar,azzami aslinda cianin öldürdügünü söylerler.seyh azzami cianin sehit etmesini ülkelerinin güzel(!) bir marifeti olarak görürler.abdli emperyalistlerde,afgan cihadiyla ilgili iki farkli görüs vardir.bir bölümü,sovyetlere karsi mücahitleri desteklemenin büyük bir hata oldugunu,savunurlar.bunlara göre abd,afgan,siklon operasyonuyla,bir el kaide ve köktendinci kusagi,yetistirmistir.komünizm tehlikesine-sovyetlere dagitmaya odaklanarak,gözlerini köreltmistir,gelecek tehditleri öngörememistir.bilinçsizce,kendisini savasip yipratacak,bir yesil(!)kusagi beslemistir.diger bölümü,mücahitleri desteklemenin çok dogru oldugunu,bu sayede,sovyet imparatorlugunun yikildigini,savunurlar.siklon operasyonunu,^tek bir coniyi kurban vermeden,komünizmin yikilmasinin saglandigi^fevkalede bir hamle olarak degerlendirirler.bunlar için  80lerde sovyet isgalcilerine karsi mücahitleri desteklemek,^2.dünya savasinda,nazilere karsi sovyetlerin desteklenmesiyle^esdeger bir seydir.sovyetlerin yikilmasi,köktendinci(!)gruplarin köksalmasina dolayli yardim etmis olmaktan çok daha önemli bir atilimdir.siklon operasyonuyla hedeflenen amaca ulasilmis,dünya üzerindeki demir perde kabusu ortadan kaldirilmistir.brzeinski,^radikal islamcilari desteklediginiz,silah saglayip onlari egittiginiz için pisman degil misiniz^sorusuna,söyle cevap vermektedir;^dünya tarihi için hangisi daha önemlidir?taliban mi yoksa sovyet imparatorlugunun çökmesi mi?kiskirtilmis birkaç müslüman mi yoksa orta avrupanin özgürlesmesi ile soguk savasin bitmesi mi?'...ilginç olan taraf 2.görüsü-reagan-brzeinski stratejisini savunanlarin,bugünkü afganistan-irak isgallerinin ve mücahitleri,müslümanlari katletmenin en hararetli taraftarlari kesilmeleridir,bunun sampiyonlugunu etmeleridir.iste tam bu noktada bu 2.görüsü savunanlarin,bir bölümü,^aslinda abd,köktendinci tehdidin,o zaman da farkindaydi.^demektedirler.80lerde,afganistanda arap mücahitlere degil,yerli afgan mücahitlere,destek verildigini,iddia etmektedirler.seyh azzamin makinin,bin ladin grubunun daha o zamandan bastirilmaya çalistigini,söylemektedirler.abdnin bir taraftan mücahitleri desteklerken,diger taraftan,isi hakkinda süphelerini,diri tuttugunu,belirtmektedirler.abdnin gözdesinin 80lerde zannedildiginin aksine,hikmetyar,degil sah mesut oldugunu,iddia vurgulamaktadir.(ki bu belirttigimiz gibi o zamanki abd yardimini tetkik edenler tarafindan yanlislanmaktadir).buradaki önemli olan nokta,bu görüstekilerin,anlattiklarina kanit olarak,^seyh azzami,cia operasyonuyla sehit edildigi^iddiasini israrla belirtmeleridir.halbuki,bu,seyh azzami gerçekten cianin sehit ettigini degil,abdnin,azzamin sehit edilmesinden gayet memnuniyet duydugunu göstermektedir....azzam suikastinin adayi ülkeler arasinda iran da vardi.iranli yetkililerin,sünnilerin güçlenmesi istemedikleri için,azzami katletmis olabileceklerinin,üzerinde duruluyor.iran 90larin ortasinda taliban ilerleyisini,tehlikeyle karsilamis,genelde ise,sünni mücahitlerin etkinliklerini kirmaya çalismis,bir ülke.sünni-selefi cihadin mürsidi seyh azzama,iranin sicak bakmayacagi,belliydi.gene de,seyh azzam suikastinden irani,sorumlu tutumak,mümkün gözükmüyor.iran,80lerde,irakla savasiyordu.hem saddami devirip,sia devrimini kerbelaya kadar yaymayla,hem de,irak ordusunun akinlarina karsi topraklarini korumayla ugrasiyordu.afgan mücahitleriyle ugrasacak pek bir vakti,enerjisi yoktu.mücahitler arasinda,sii vahdet grubuna verdigi destegin ise,çok etkili oldugu söylenemez.ancak,isgal boyunca,iran pakistandan sonra,afgan mültecilere kucak açan,ikinci ülkeydi.tahran,yönetimi,sinirlari içindeki mülteci kamplarinda,mücahitlerin örgütlenip faaliyet göstermelerine,olanak tanidi.sovyet isgali boyunca 5 milyon afgan göçmenin yüzbinlercesinin,en az 560 bininin,irana göçtügü tahmin ediliyor.afgan komünist yönetimi için iran da büyük bir tehdit unsuru oldu.moskof ve ortaklari,irani pakistanla birlikte mücahitleri beslemekle sürekli suçladi.iran da afgan komünist yönetimiyle savas halinde degerlendirilmis olacak ki,pdpa(adhp)hükümetiyle savasi sona erdirme görüsmelerine,pakistanlilarla birlikte iranli yetkililer de katildi.unutulmamali ki,çin de,afgan cihadindaki rolü konusunda pek üzerinde durulmayan bir ülkeydi.halbuki,çin de,abd-pakistan gibi,afgan mücahitlerini,sovyet isgalcilerine karsi,destekledi.çinin,mücahitlerin silahlandirilmasinda kilit bir islevi oldu.çin hem ciaya dogrudan silah satti,hem de,isiye,mücahitlere vermesi için dogrudan silah temin etti.cianin,mücahitlere silah sevkiyatinin büyük bir bölümü çin üzerinden gerçeklesti.83 yilina gelindiginde,çin kanaliyla yapilan bu sevkiyatin 10 bin ton cephaneyi buldugu iddia edilir.çinden,roketten,uçaksavara,mayindan,makineli tüfege v.b birçok muhtelif,silah temin ediyordu.ancak,çinin verdigi silahlar arasinda en dikkat çekenleri,kalesnikoflar,ve 107mmlik çin yapimi füzelerdi.çinin soguk savasta hindistanla büyük bir düsmanligi-sovyetlerle de rekabeti oldugunu belirtmistik.sovyet-hindistan-afganistan hattina karsi,çin pakistanla müteffiklik kurdu,ve pakistanin bagimli oldugu abdyle iliskilerini gelistirdi.bu çerçevede,afganistandaki sovyetlerin kuklasi-hindistanin dostu komünistlere karsi çin mücahitlerin safini tuttu..sovyetlerin geri püskürtülmesi mücahitler açisindan ne kadar büyük bir zafer olsa da,yeni olusan ortam,azzam için olumlu degildi.afganistanda komünist iktidar hala devam ederken,pesaverde yabanci servislerin ajanlari,silah tacirleri,uyusturucu kaçakçilari kayniyordu.seyh azzam,kimi mücahitlerin ticarete-mülk biriktirmeye bulastiklarini görerek üzülüyordu.azzam afganistanda-pestun bölgelerinde kalip,afganistanda bir düzen kurmak istemesine ragmen,arap mücahitlerin bir çogu buradan geri dönmek istiyorlardi.afganistanda misyonlarinin tamamlandigini düsünerek,yeni bir cihad bölgesinde savasmayi,düsünüyorlardi.azzamin da elbet,diger müslüman bölgeler üzerinde hedefleri-tasarilari vardi.afgan cihadinin,filistinde devam etmesinden,yanaydi.ayman el zewahiri,ise cihadin filistine tasinmasindan yana degildi.^filistini yahudinin zilletinden kurtarmak için,ilk önce,misirdaki-suudi arabistandaki v.b,isbirlikçi-bati yanlisi arap rejimlerini devirmek gerekiyor.^diye düsünüyordu.azzam buna karsi çikiyordu.bu rejimlerle yapilacak savasin,müslümanin müslümani kirmasiyla sonuçlanacagina ve mücahitleri cihattan saptiracagina dikkat çekiyordu,filistinin kurtulusunu acil görüyordu.bin ladinin 89da,el kaideyi,zewahirinin yönlendirmesiyle kurdugu söylenir.el kaide,topladigi fedaileri,afganistan disindaki ülkelere göndermeyi planladi.bu durumu ögrenen azzamin,onlara^baska yerlere fedai toplayip,yollayacaginiza neden,afganistanda cihada devam etmiyorsunuz?yeni topladiginiz fedaileri,afganistanda çarpismaya yollamiyorsunuz?ruslar gitti ama,sovyet kuklalari hala ülkenin basinda.bu kuklalari,komünistleri devirince ancak buradaki cihadimiz sona erebilir.giristigimiz cihadi tamamlamamiz lazim.^dedigi iddia edilir.zevahirinin ise,azzami,^cia ajanligiyla itham ettigi^iddia edilir.bu iddialar da dogru degildir.sadece,azzam cinayetinde,bin ladinin parmagi asla olamayacagi ve bin ladinin mürsidi bildigi,çok sevdigi azzama hiçbir sekilde ihanet edemeyecegi,anlasildiktan sonra,ithamlar el zewahireye-misir islami cihada kaymaktadir.azzamin esi ümmü m.,azzam suikastinin ardinda el zewahirinin bulunabilecegine yönelik iddialari da net bir sekilde yalanlamaktadir.^zevahiri o zaman mücahitler arasinda hiçbir nüfuzu yoktu.onda kocami katlecek ya da katlettirecek,ne güç,gezerdi ki?misir islami cihadi ile,seyh azzamin birbirleriyle anlasamadiklari birçok nokta bulunmaktaydi.ama,bu asla el zevahirinin,kocamin katlinde rolü oldugunun anlamina gelmez.^demektedir.ümmü m.,el zewahirinin karisini tanimamaktadir.(onun da ismi ümmü muhamettir.)karisinin,80lerde afganistanda-pakistan sinirinda,arap mücahitlerinin esleri arasinda,bir çalisma yürüttügüne rastlamamistir.bin ladinin eslerine de,afganistanda v.b,rastlamamistir.ama,onlari azzamla birlikte,pakistana yerlesmeden önce tanimaktadir.suudi arabistanda kaldiklari dönemde,bin ladinin,eslerini,ailesini yakindan tanima firsati bulmustur.azzam ile,bin ladin arasindaki baglarin,afgan cihadinin öncesinde olustugu kesindir.ayman el zewahiri çok yetenekli bir doktordur.farmakolog doktor olan babasi 74 yilinda cidde üniversitesi tip fakültesinden,mezun olmustur.85te,o da ayman el zewahiri de,seyh azzam gibi,hayber geçidinin sarp yamaçlarindan kivrilarak,pestun kabilelerin yasadigi muhitlerden geçerek,pakistanin-kuzey bati sinir eyaletinin merkezi pesavere varmistir.pesaverde suudi kizil haci adina,cerrah olarak çalismistir,yarali mücahitleri-afgan göçmenlerini,tedavi etmistir.azzamin esi,bin ladinin lise mezunu oldugunu,üniversite okusa bile bitiremedigini,söyler.bin ladin liseyi,zengin çoçuklarinin okudugu batili bir egitim kurulu olan bin al thaggerde bitirdi.üniversiteye kral abdülaziz okulunda basladi.el zewahirinin,basarili bir cerrah oldugu belliyken,bin ladinin ne okudugu konusunda farkli yorumlar vardir.kimisi insaat mühendisligi okudugunu,79 yilinda bu daldan mezun oldugunu,kimisi 81 yilinda kamu yönetimi bölümünden mezun oldugunu,söylerler.ekonomi ya da isletme okudugunu söyleyenler de vardir.ama gerçek olan ümmü muhammedin anlattigidir.bin ladin,sovyet isgali-afgan cihadindan ötürü,üniversite egitimine devam edememis ve muhtemelen üçüncü sinifta,okumayi birakmistir.azzamin tercümanligini yapan muzhda,bu sehirle ilgili su önemli noktaya dikkat çeker,^burasi öyle bir sehirdir ki,elinde para olursa,istedigin her suikasti,bombali eylemi,yaptirabilirsin,bunu yapacak birsürü adam bulabilirsin.sokak da temizletirsin,hedef gösterdigin adami infaz da ettirirsin.yeter ki paran olsun,ne oldugun,konumun,hiç önemli degil,diledigini öldürmekte hiçbir engelle karsilasmassin,dün bizdenmis,bizim yoldasimizmis gibi gözüken bir adama,mücahit komutanlarimiza,karsi tetik çektirir,bomba dösertirsin.onun tarafini degistirir,mürted eder,sirtimizdan hançerletirsin.^sormak lazim,acaba bu gerçek,el zewahirinin,azzamin suikastinden,sorumlu olduguna mi isaret eder,yoksa,gizli servislerin ne kadar kolay,adam kiralayabilecegini,hain çikartabilecegini mi gösterir?elbetteki ikincisine.afganistanda etkinligi olmayan el zevahirinin birisini kiralayarak azzami hançerledigi mi daha dogrudur yoksa,butto yönetimine,moskovaya-khada,ciaye,mossada v.b,(bunlardan birine ya da birden çoguna)bagli bir yetkili-ajan pesaverin içinden,siradan birini kiralayarak,azzami sehit ettirdigi mi?elbette ikincisi..el zewahirinini,usameyi yoldan çikardigi çok sik olarak söylenir.burada yoldan çikarma,onun azzamlan arasini açtigi,onu azzaminkinden farkli(azzaminkine karsit)bir savasa kaydirdigi,anlamindadir.bin ladinin,el zevahirinin tesirinde kalip,azzamin mektep el kademetinden ayri bir olusuma gittigi dogru olabilir.ancak,el zevahirinin,azzam ile bin ladinin arasini açip nifak soktugu,dogru degildir.unutulmamali ki,azzami,bin ladinin rakibiymis,onla ayri çizgideymis gibi göstermek,iki nedenden yapilir.birincisi,azzam suikastini,abdnin,israilin,rusyanin,bunlarin isbirlikçilerinin v.b degil,onun güçlenmesini istemeyen rakip mücahitlerin yaptiginin propagandasinin,benimsetilmeye çalisilmasidir.ikincisi ise,usamenin abd ve batililar tarafindan,dünyaya bir öcüymüs,seytanmis,bir numarali teröristmis,komplo bir kisilikmis gibi tanitilmasinin (ister istemez)tesirinde kalan müslümanlarin,azzami,ondan ayri tutma ihtiyaçlarindandir.bunlar,bin ladine bulastirilip,anilmasinin azzamin ismini lekeleyeceginin,rahatsizligi içersindedirler.bunlarin arasinda,gerçekten böyle bir hassasiyeti duyanlar oldugu gibi duymayanlar da vardir.duyanlar,azzamin isminin,batililarin saldirgan-islam karsiti-yayilmaci-sömürgeci,emellerine,malzeme olmamasini isterler.bu emeller için bahane olarak,daima bin ladinin-el kaidenin kullanildiginin,farkindadirlar.bir hasasiyet duymayanlar ise,müslümanlara sirin gözükmek,onlara nüfuz etmek için,azzami göstermelik olarak öven,bin ladini öven,bati yanlisi kimselerdir.)el zewahiri(misir i.cihadi)ile el kademet arasindaki görüs-strateji farkliligini(belirttigimiz gibi bu farkliligin temeli,cihadin nerede yapilacagi,afgan cihadina devam mi edilecegi yoksa ortadogu-magrip hattinda yeni bir cihada mi yogunlasilacagi konusunda yatar.)iki örgütün,birbirleriyle,kanli-biçakli düsmanligi gibi yansitmak da gene,ayni nedenlerden kaynaklanir.her halükarda,azzam dünyadaki bütün sünni mücahit,birliklerinde,ortak kahraman,mürsid diye kabul edilir,ululanir.^azzam olmasaydi,11 eylül gerçeklesmezdi.11 eylül gibi bir eylemin en fazla müslümanlara zarar verecegini gözetirdi.

21/11/2009

Azzam ve Donemi




bin ladinin,suudi yönetimiyle arasi,90larin basinda,körfez savasinda açilmisti.saddam,kuveyti ilhak etmisti.suudi arabistan,saddamin ordusunun,wafra-lahsa hattindaki,körfez kiyisindaki,petrollü,topraklarina da ilerleyeceginden korkuyordu.saddamin yeni hedefinin buralari,fethetmek olacagini öngörüyordu.usame bin ladin,kral fahddan,iraklilara karsi,suudi arabistan sinirini,korumayi talep etti.afganistan gazisi,mücahitlerini,suudilerin,basra seridine yerlestirmeyi,istedi.ancak,suudi yönetimini,ikna edemedi.suudiler bunun yerine,sinira amerikan birliklerini davet ettiler.bu durum,bin ladinin çok gücüne gitti.körfez savasindan amerikan askerlerinin hala suudi arabistanda üstlenmeye devam etmesi,bin ladin için bardagi tasiran son damla oldu.bin ladin,^islamin dogdugu kutsal topraklarda,resulun yurdunda,kafir amerikan askerlerinin ne isi olabilir?kral fahd,böyle bir rezilligi nasil yapabilir?^derken,92 yilinda,suudiler onu sinir disi ettiler.suudi vatandasligindan çikardilar.bin ladin,suudi monarsisinin bir numarali düsmani kesildi.suudi arabistandan,sudana gitti,ve 96 yilina kadar orada kaldi.sudana,ulusal islami cephenin lideri,hasan el turabi tarafindan davet edilmisti.hasan el turabiyle beraber,bosna müslümanlarina yardim etme-bosnaya silah-afgan mücahidi gönderme, v.b çalismalarda bulundu.el besir,yönetimi,abdnin baskisiyla,bin ladini sinir disi etmek zorunda kaldi.bin ladin yeniden afganistana,bu sefer talibana yoldaslik yapmak üzere döndü.görüldügü gibi,bin ladinin amerikaya karsi cihadi ve amerikanci suudi kralligiyla mücadelesi,körfez savasi sürecinde basliyordu.ancak,bin ladinin körfez savasindaki tutumu,hikmetyar gibi,amerikalilara ve kuveytli-suudi kuklalarina karsi saddami destekleyen bir tutum degildi.o saddamin birliklerini kuveytten püskürtmek konusunda,riyadin afgan mücahitlerine güvenmemesinden,bunun yerine,kendisini abd askerlerinin kucagina atmasindan(her zaman oldugu gibi.)rahatsizdi...sovyet isgalinde,afganlarin yaninda,35 bin arap mücahit savasmisti.sovyet isgali döneminde,cianin,afganistan masasinda,çalisan,ajan milt beardana göre ise,afgan mücahitlerinin kuvvetleri,175 bin ile 250 bin arasinda,yabanci mücahitler ise,25000 civarindaydi.bin ladin,bu arap mücahitlerin afganistana gelmesinde en kilit rollerden birini oynamisti.1982den itibaren düzenli bir sekilde pesaverde ikamet etmeye baslayan bin ladin,afgan daglarinin içinde,birçok magra oydu,tünel açti.bu tünelleri mücahitler için birer,barinak,seyyar hastahane,cephanelik v.b,haline getirdi.arap mücahitler için askeri kamplar kurdu.pesaverde yaptirdigi,konuk evinde,arap mücahitleri,agirladi.cephede çarpismak yerine,daha çok lojistik faaliyetlerde bulundu.bin ladinin el kaideyi,1989 yilinda kurdugu iddia edilir.el kaidenin kurulmasindaki amaç,afganistandaki,arap-yabanci mücahitlere ve ailelerine maddi destek,vermek,onlarin sosyal ihtiyaçlarini karsilamakti.bin kadin,süreç içinde cephe gerisinde durmaktan,rahatsizik duydu,ve cephede,dogrudan savasmayi istedi.nitekim,sovyet isgalinin sonlarina dogru,cephede çatismalara katildi.komünistlere karsi,yüreklice çarpisti.seyh usamenin 87 yilindan itibaren,afganistanda cephe cihadina,katildigi,tahmin ediliyor.insaat ve savas alani olarak afganistanin dogusundaki daglik bölgeye,celalabadin güneyi ile khost sehrine odaklandigi biliniyor....seyh usame el kaideyi(ya da kendi cephesini)kurmadan önce,abdullah azzama bagli çalisiyordu.abdullah azzam,filistinin cenin sehrinde siletül hasiriye kasabasinda dogmustu.büyük bir islam alimiydi.afgan cihadinin,karizmatik-efsanevi bir ismiydi.seyh usamenin akil hocasi-üstadi,abdullah azzam idi.a.azzam,gençliginde,israile karsi filistin mücadelesinin içinde yer almisti.66 yilinda sam üniversitesi,seriat fakültesini bitirdi ve 67 yilinda,ürdün-ammanda ögretmenlik yapmaya basti.bu dönemde,yahudiler bati seria ve mescid-i aksayi,isgal ettiler.azzam yahudilerle çarpismak için,filistinli müslüman kardeslerin,mücahit birliklerine katildi.filistin fedaileri ile,ürdün hasimi kralligi arasinda,iç savas baslayinca,tekrardan hocaliga döndü.kimi,taniklarin belirttiklerine göre,ise azzam ilk cihadi,67de degil 76 yilinda yapmisti.israil o tarihte,hem gazzeyi,hem de bati seriayi isgal etti ve azzam yahudilerle sinir kapatilina kadar çarpisti.amhud,seriat fakültesinde ögretmenlik ve kahirede,usul-i fikih dalinda doktora yapti.73-80 yillari arasinda ürdün seriat fakültesinde,ün kazanmaya basladi.ürdünde krallik,onu sürünce,ciddeye-suudi arabistana gitti.ciddedeki kral abdülaziz üniversitesinde de çalisti.en sonunda,81 yilinda,asil taninacagi yere,pakistana geldi.pakistanda,uluslarasi islam üniversitesinde bir süre,ders verdi ve afgan mücahitleriyle temasa geçti.ögretmenligi,tamamiyle,birakarak,pesavere yerlesti,afgan cihadina katildi.filistinli azzam,afgan cihadi için,arap ülkelerinden gönüllü fedai toplamada,öncü oldu.ortadogu ülkelerinden gelen genç savasçilarin,yol-bakim masraflarini karsilayan,onlara cihad egitimi veren,beytül ensar-hidemat,bürosunu kurdu.mücahitlere cephanelerin tasindigi kervanlari,binekleri kiralamak,dergi ve, kasetlerle dünyaya afgan cihadini tanitmak,mücahitlere-afgan göçmenlerine uygulamali-islami dersler vermek,islam ülkelerindeki ve amerikadaki(brooklyn-detroit v.b)-kanadadaki v.b,zengin müslüman is adamlarindan,bagis toplamak,v.b,filistinli azzamin faaliyetlerindendi.filistinli azzam,ruslara-komünistlere,karsi gerilla çarpismalarina,katilmayi da ihmal etmedi.cihadin önemine,her zaman dikkat çekti,bir taraftan,insanlari,cihada sevkederken,diger taraftan kendisi de cihad etti.filistinli azzamin,mücahitlere verdigi derslerin kasetlerinden derlenilerek hazirlanmis,iki ciltlik,^tevbe gölgesinde cihad dersleri^adli kitap,mücahitlerin basucu eseri niteligindedir.filistinli azzamin eserleri,diger islam alimlerininkinden farkli olarak,masa basinda oturularak hazirlanmadigindan,yasanilarak-gezilerek-savasilarak,olusturuldugundan,önemlidir.azzam 89 yilinda,24 kasim cuma günü,pesaverde sehit oldu.pesaverde,iki ogluyla birlikte gündelik namazini kildigi ve cuma hutbesi verdigi,sebul leyl camiine giderken,arabasi patlatildi.arabaya 20 kg tnt dösenmis ve araba,uzaktan kumandayla patlatilmisti.ziya-ül hak suikastiyle,abdullah azzam suikasti arasinda büyük bir benzerlik oldugundan süphe yok.çünkü,muhtemelen,pakistan devlet baskani ziya-ül hakki sehit eden ayni güçler(cia-mossad),abdullah azzami da sehit ettiler.tabii,bunlarin kanitlanamamis iddialar oldugunu da belirtmek gerek.azzamin sehit edilmistir ama kimler tarafindan?ziya-ül hak sehit mi edildi,yoksa basit bir uçak kazasindan mi gitti?..rahmetli,sehit azzam ümmü muhammedle adli bir hanimla,evlendi.azzam onunla evlendiginde,ümmü muhammed 20,azzam 28 yasindaydi.azzam,ile esi ümmü muhammedin,aileleri birbirlerine çok yakindi.iki ailede 48 yilindaki arap-israil savasinin,mültecileriydiler.ümmü muhammed seyh azzamin kiz kardesinin evinde dogmustu.esi ü.muhammedin anlattigina göre,seyh azzam,soguk kis günlerinde,sabah namazlarini disarida kilar,ve abdest için,soguk su kullanmakta israr eder.sadece bir çesit yemek yer.bazi zamanlar,sadece bir ögün yer.kimi zaman yalnizca ekmekle beslendigi olur.yalnizca iki pantalonu bulunur.bir tanesi,giyerken,digerini yikayip,yedekte tutar.her zaman temizdir.bir balik için,su neyse,cihad da azzam için,odur.seyh azzamin karisi da afgan cihadinda çok önemli bir rol oynadi.afgan cihadina katilan,tüm evli,arap mücahitler,karilarini(varsa çocuklarini) da beraberlerinde getirdiler.arap mücahitler,cephelerde,siperlerde,ruslarla-komünistlerle çarpisirlarken,karilari vakitlerini,pesaverde-pakistandaki afgan mülteci kamplarinda geçirdiler.mülteci ailelerin dertleriyle,ugrastilar,onlara yiyecek-su verdiler,saglik hizmetlerini temin ettiler.arap,mücahitler afganlarla beraber cihat etmekten nasil mutluluk duyuyorlarsa,onlar da bu faaliyetleri yürütmekten,mutluluk duydular.ümm muhammed,pakistan-afganistan hattinda geçirdigi dönem için,^pakistanda bizimle beraber olan,bir tek kardesimi görmedim ki,halinden sikayet duysun,memnun olmasin.^diyordu.abdullah azzam,sovyetlerle yüreklice çarpisan arap mücahitlerin önderiydi,yol göstericisiydi.karisi ise,arap mücahit eslerinin,anasiydi.ümm muhammed,imdi hala sag,ürdünde yasiyor...abdullah azzam,bin ladinin rehberi oldugu gibi,hikmetyarin da çok saydigi ve sevdigi bir isimdi.hikmetyar da bin ladin gibi azzami sik sik anar,onun afgan cihadindaki kilit-kenetleyici misyonunu belirtir.filistinli azzam anisina,hazirlanan belgesellerde,yazilarda,hikmetyarin ondan hayranlikla söz ettigi,röpörtajlarina-açiklamalarina,yer verilir.azzamin en önemli,özelligi,afganistanda,cihad eden tüm mücahit gruplara yakin olmasiydi.azzamin sah mesudla,rabbaniyle,abdul resul sayyafla v.b iliskileri de fevkaledeydi.azzam,89 yilinda sehit olmasaydi,90larda afgan,mücahitlerin birbirlerini bogazlamayacaklari,uyum içinde olacaklari,bir düzenin kurulmasini temin edebilirdi.özellikle hikmetyarla,sah mesut arasinda arabuluculuk eder,kabilde bir mücahit yönetim olusturabilirdi.bu gerçegi,herkes kabul eder.azzam,afgan cihadina,yalniz sovyetleri defetmek,(sonra da geri dönmek) için,katilmamisti.komünist,hakimiyetin yikilmasinin,ardindan neler olacagini,seriatin nasil uygulanacagini da düsünüyordu.azzamin en hassas oldugu konu,müslümanin müslümanla vurusmasiydi.onun için en feci sey,müslümanlarin birbirlerini kirip,kanlarini dökmeleriydi,cihaddan saparak birbirlerine saldirmalariydi.böyle bir felaketten kaçinilmasi gerektigini vurgulardi.mücahitleri bu konuda sik sik uyarirdi.ne yazik ki sovyetler çekildikten sonra,bu çekindigi durum afganistanda gerçeklesti.mücahit komutanlar islama aykiri sekilde birbirlerine düstüler(ya da düsürüldüler).öyle ki,ruslarin harcadigindan,daha çok bomba ve mermiyi,mücahitler,birbirlerine karsi harcadilar.onbinlerce müslümanin-mücahidin ölümüne,450 bin müslümanin kabili terketmesine neden oldular.unutulmamali ki,mücahit liderler arasindaki kapismayi,necibullahin devrilmesinin sonrasina baglamak dogru olmaz.mücahit gruplarin birbirleriyle çatismalari,sovyetler çekildikten sonra,dikkat çekmeye basladi.ve sovyetler çekilmesine ragmen,komünistlerin,3 yil daha yönetimde kalmalarinda,etkili oldu.bin ladin,henüz sovyetlerin,kukla kalintilari temizlenmemisken,komünist yönetim devrilmemisken,afganistandan ayrildi.90 yilinda,suudi arabistana gitti.afganistandan sonraki yeni odagi,bosna oldu.afgan-arap mücahitlerini,sirplarla cihad etmeleri,ve müslüman bosnaklara yardimci olmalari için,seferber etti.halbuki,ümmü muhammede göre,seyh azzam,mücahitlerin afganistandan,bosnaya gönderilmesine karsiydi.cihadin net amaçlar dogrultusunda yürütülmesinden yanaydi.bosnada bu amaçlarin,henüz,sekillenmedigini düsünüyordu.mücahitlerin enerjilerini bosnada tüketmek yerine,müslümanlarin birbirlerinin kanlarini dökmeyecekleri,birlik içinde olacaklari devlet kurmaya,harcamalarinin,yanindaydi..

bir önemli nokta,seyh usamenin,filistinli azzama besledigi derin hürmete ragmen,el kaideyi,beytül ensar-hedemat bünyesinden ayrilarak kurmasidir.bin ladinin azzamdan ayri kendi örgütünü kurmasinin sebebi,filistinli azzamin,arap mücahitlerin afgan komutanlara bagli-afgan birlikleriyle,iç içe savasmalarini savunurken,bin ladinin bunlar için ayri tugaylar,birlikler olusturmak,istemesiydi.ayni görüs farkliligi kamplar konusunda da söz konusuydu.bin ladin,beytül ensarin askeri kamplarinin,arap mücahitleri için olmasini isterken(afgan mücahitlerinin zaten kendi kamplari mevcut derken),azzam,bu kamplarda,afgan ile arap mücahitlerin beraber bulunup,yetismelerini istedi.bin ladin cihada daha fazla arabin katilmasina,kamplarda daha fazla arabin birikmesine,önem veriyordu,filistinli azzam ise,arap savasçilarin afgan mücahitleri-kumandanlariyla kaynasmalarini ön planda tutuyordu.abdullah azzam,bin ladinin,kendini arap mücahitleriyle beraber özel savunma,kamplarinda,afgan mücahitlerinden izole tuttugunu düsünüyordu.bin ladine bagli arap mücahitlerin,afgan mücahitlerden yedikleri yemek-bile ayriydi.bin ladin,suudi arabistandan getirttigi,konteynirlar içinde,arap mücahitlere,afganlarinkinden ayri yiyecek,veriyordu.azzam,bin ladini arap mücahitleri,afgan mücahit partilerine-milis kuvvetlerine,dagitmasina konusunda,sürekli uyariyordu.^arap mücahitler,bütün afgan gruplarda esit oranda bulunmali.afgan,mücahitleriyle ayni birliklerle savasmakla kalmayip onlara,kuran ögretmeliler,cihad konusunda,vaaz vermeliler.komünistler,afgan ulemasinin,büyük bölümünü katledip,sehit ettiler.afgan müslümanlar-genç mücahitler,kendilerine yol gösterecek din adami-imam-hatip,sikintisi çekiyorlar.bizim arap mücahitler arasinda önemli sayida,doktorlar,pilotlar,ögretmenler v.b,var.ama afgan mücahit kardeslerimiz arasinda bunlardan çok az sayida var.bu doktorlar,pilotlar,ögretmenler islerini-ikbal derdini birakarak,afganistan müslümanlarina yardim etmeye geldiler.cihadin çagrisina uyup,güç sartlar altinda,afgan mücahitleriyle omuz omuza vermeye karar verdiler.bunlar,afgan mücahitleriyle,ayni kamplarda barinmakla kalmamalilar.afgan toplumuna karismalilar,afgan çoçuklarin-kadinlarin yaralarini sarmalilar.gelmelerindeki amaç zaten budur.^diyordu,ona...azzam ile bin ladinin,aralarindaki bu tür görüs ayriliklarina ragmen,birbirleriyle çok yakin olduklarini,ümmü muhammed de teyit eder.azzamin,bin ladini çok sevdigini,iyi bir müslüman olarak gördügünü,belirtir.seyh usamenin,mücahitleri fonlandiran zengin bir müteahhit,oglu olmasina ragmen,mücahit milislerle ayni güç sartlar altinda yasamasini,çok anlamli(ibret verici)buldugunu,söyler.bin ladin,ve mücahitleri videolarinda,ses kayitlarinda,azzam için ^o bizim seyhimiz,cihad ögretmenimiz.^diye haykirirlar.bin ladinin birkaç röpörtajinda,masanin üzerine azzamin kitaplarini koymustur,ve kameralari azzamin kitaplarina odaklatmistir.bin ladin,vaazlarinda,seyh azzamin sözlerinden alintilar,yapar.bin ladin,azzam gibi,din bilgini-islam müçtehidi v.b,degildir.lise mezunudur.üniversiteye bir süre gitmis olsa,bile,bitirmemistir.buna ragmen,savas tecrübelerine dayanarak,ulema ve seyhlere,önemli vaazlar verir...kuskusuz,gerek bin ladinin,gerek hikmetyari,daha sonra ise talibanin,sah mesutla,çatismaya girmeleri,seyh azzamin hiç onaylamayacagi bir durumdu.azzama,göre sah mesut afgan cihadinin büyük bir sembolüydü.o da,dindar bir müslüman,hak dostu,ve degerli bir gaziydi.seyh azzam,sah mesutla,1 ay geçirmis,bu süre zarfinda onu sürekli gözlemlemis ve çok iyi tanimisti.sah mesut hakkinda yazmak da istiyordu.ona,^ben senin hakkinda yazmaya,geldim,çünkü senle ilgili fransiz ajani oldugun yolunda,iddialar var.^demisti.sah mesut da buna karsilik,onu bürosunun bas kösesine oturtmustu.bütün disyolarini ve videolarini,orada incelemesi için seyh azzama vermisti.ardindan birçok eser birakan,seyh azzam,mesudla geçirdigi bu bir ayi anlatan,^Devler arasinda bir ay.^adli bir kitap da yazdi.azzamin esine göre,sah mesud suikastine el kaidenin,ve ayman el zevahirinin adinin karismasi,bin ladinin imajini sarsabilecek,bir durumdu.eger,bu gerçekten dogruysa bin ladin,ve destekçileri,sah mesudu öldürmüslerse,seyh usamenin mücahid konumunu,leklenmis demekti.bilindigi gibi,sah mesut 9 eylül 2001de,bir intihar bomba saldirisiyla,öldürülmüstü.sah mesut suikasti,için ^11 eylülü haber veren suikast.^deniliyordu.çogu kisi,bu suikasti,talibanin yenisemedigi sah mesudun el kaide tarafindan ortadan kaldirmasi diye degerlendirdi.el kaide,onlara göre,sah mesudu öldürerek,talibanin isini,afganistanin yüzde yüzünü ele geçirmesini kolaylastirmisti.amerikan isgalinin arifesinde taliban islam emirligi,afganistanin yüzde90inini kontrol etmeyi basarmisti,kuzey ittifakinin elinde,32 vilayetten sadece biri bulunmaktaydi.taliban,5 eylül 99da,sah mesudun kuvvetlerini maglup ederek,talekani ele geçirmis,mesudu badaksana püskürtmüstü.talibanin,tek zaptemedigi bölge,badaksanin bagli oldugu,pensir vadisiydi.sah mesut,kendilerini,gazeteci olarak gizliyen,iki intihar bombacisinin eylemiyle,takhar eyaletine bagli,hoca bahauddin beldesine,öldürüldü.bunlarin kendilerini gazeteci kiligi altinda gizlemelerine kanmisti ve,kendisiyle röpörtaj yapacaklar,diye huzuruna davet etmisti.süphesiz,sah mesut ve kumandanlarinin,bu meçhul simalarin,yanlarina sokulmasina meydan vererek,çok büyük bir yanilgiya düsmüslerdi...her halükarda,sah mesud suikastinin,el kaideyle,ya da talibanla iliskilendirilmesi yillardir,batinin bir propagandasi halini aldi.halbuki,bu suikastin arkasinda bin ladin,zewahiri,taliban taraftarlarinin degil,amerikalilarin oldugu yönünde ciddi,süpheler var...atilan en büyük iftiralardan biri,azzamin sehadetinden de,bin ladin-el zewahiri-hikmetyar üçlüsünden birini(ya da hepsini)sorumlu tutmak.bu,agir,yanlis itham,sah mesut suikastiyle ilgili ithamlardan çok daha,ahlaksiz,manipülatif bir içerik teskil ediyor.nasil olur da azzamin suikastiyle,ona deli gibi bir hürmet eden,büyük bir sadakat ve heyecanla bagli olan,bin ladinler,hikmetyarlar v.b,onlarla ilintili çevreler sorumlu tutulabilirler?en çok konusulan konulardan bir tanesi,zerkawinin lideri oldugu misir-islami cihad örgütünün suikasti yaptigi sekilde.her zaman oldugu gibi,batililar sik sik bu iddialari,palazlandiriyorlar.halbuki,ümmü muhammed azzamin sehit edilmesiyle,islami cihadin,hiçbir alakasi olmadigin,altini çiziyor.azzam suikastine,hikmetyari bulastirma propagandasina ise,batililarla kadar,sah mesutçularin da dahil olduklarini görüyoruz.afganistanda bugünün cumhurbaskani adayi,(geçmiste sah mesudun sag kolu ve k.ittifaki d.isleri sekretiydi.)dis hekimi-doktor abdullah abdullah,^azzamin öldürüldügünü duydugumda aklima ilk hikmetyarin bu isin arkasinda oldugu geldi.hikmetyara o zaman çok büyük bir miktarlarda para gönderiliyordu,(herhalde,sovyet isgali döneminde,abdnin-batililarin,pakistanlilar ve suudilerle birlikte,en büyük silah-kredi yardimini,hikmetyarin birliklerine yapmalarindan söz ediyor.).azzamin sah mesudu desteklemesindeni,en üstte tutmasindan etkilenilerek de,ona para gönderildigi kesin.hikmetyar,azzami öldürtmek karsiliginda çok büyük para almistir.^demektedir.a.abdullah,hikmetyara iftira etmektedir.
azzam suikastini dikkatle tetkik etmek,lazimdir.vahid,muzdha adinda,pesaverde çalisan bir afgan tercümani,azzama yönelik suikast hazirliklarini ilk farkedenlerdi.bu hazirliklarin tanigiydi.vahid muhdza,afgan cihadinda,arap mücahitlerinin,önemli komutanlarindan biriydi.azzam sehit edilmeden bir gün önce,azzamin namaz kildigi-imamlik yaptigi,caminin yakininda çalisan,isçiler gördü.onlara uzaktan bakti,yüzlerine dikkat etmedi.isçiler,camiye giden kavsagi kapatmislar,oradan geçen lagiminda birikmis çöpleri temizliyorlardi.vahid,^uzunca bir aradan sonra,vali herhalde hükümetten mahalleleri temizlemek için,talimat ve para almis.almis da isçiler,buraya yollanmis.ama eminim ki,parayi sadece bu köseyi,süpürmek için kullanacak.^diye düsündü.bu konuda arkadaslariyla sakalasti...ertesi gün,azzam iki oglu,muhammed ve ibrahimle birlikte,araçla,camiye dogru gidiyordu.muhammed,23,ibrahim 14 yasindaydi.camiye gitmeden önce,evlerinde anneleri,ümmü muhammed valideyle birlikteydiler.24 kasim sabahi,ümmü muhammedin,kocasini da,çocuklarini da son görecegi gündü.kocasini,ogullarini ugurladiktan sonra,mutfaga ögle yemegi hazirlamaya gitmisti.azzamin araçi,isçilerin,dün tikadigi,o kavsaktan geçerken patladi.vahidin belediye-vilayet isçileri,zanettigi o temizleme ekibi,kavsagin altina bomba dösemislerdi...seyh azzamin,yegeni,cemal azzam,seyh ve ogullarinin vefatina,tanik oldu.arkadan onlari takip ediyordu.azzam ve ogullarinin bulundugu araba gözleri önünde patladi.araba bombanin siddetli sesiyle birlikte,havaya zipladi.azzamin esi ise patlamayi duydu.cami,eve yakindi.arabanin patlamasiyla birlikte,camiden,gelen,gögü kaplayan siyah dumani da,gördü.kocasinin,çocuklarinin öldürüldüklerini derhal anladi.böyle sehit olacaklari içine dogmustu.her seye ragmen polisi aradi.^patlayan,cami miydi yoksa araba miydi?diye sordu.polisten arabanin patladigini ögrenince gayet sogukkanli bir sekilde,kaderine boyun egindi.içinden,^demek,kocam ve ogullarim sehit oldular.^dedi...cemal,azzam,duman dagilinca,amcasinin patlayip iki ayrilan arabasini gördü.23 yasindaki muhammedin bedeni,agaca savrulmustu.küçük ibrahimin ayaklari,elektrik tellerine dolanmis,kopuveren kollari sokak ortasina düsmüstü.ogullarinin naaslari parçalanip yipranirken,azzamin,bedeninde tek bir siyrik bile görülmüyordu.azzamin agzindan sadece kan geliyordu...azzam ve ogullarini,öldüren o tek bomba,çivilerle,sarapnelle doldurulmamisti.bunlarla doldurulsa,patlayan bomba arabanin disindakileri de hedef alirdi,daha kuvvetli etki eder,arabanin çevresine saçilirdi.bombanin,hazirlanisindan,yalnizca azzamin hedef alinmak istendigi,belliydi.azzamin o kadar çok düsmani vardi ki,^kim onu öldürmek istemesindi?^...azzama,yönelik daha önceden de bir suikast girisimi olmustu.sehadetinden bir ay önce,ayni camiide vaaz verdigi minberin altina,bu sefer,bomba dösenmisti.camiinin bir çalisani,bu bombayi saptayarak,suikasti önlemisti.seyh azzama ömrünün son aylarinda,bunun benzeri bes suikast girisimi olmustu.abdullah azzam camii ve çevresinde,kendisine karsi yapilan komplolarin farkindaydi.buna ragmen camisini ya da evini degistirmeyi,aklinin ucundan bile geçirmedi.aldigi tehditlerden,hiç korkmadi,ve yakinlarinin-dostlarinin,taleplerine ragmen,korumali gezmeyi daima reddetti.^benim kaderim,ecelim Allah tarafindan çoktan yazildi.eger kaderimde,suikastle,patlayarak ölmek varsa,alacagim hiçbir önlem bunun önüne geçemez.hiçbir sey,kaderimi degistiremez.^dedi.unutulmamali ki,azzamin vaaz verdigi-namazini kildigi,sebul leyl camii,pesaverde arap mücahitlerinin toplandigi camiiydi,sebul leylin azzam için özel bir önemi vardi...pakistan hükümeti,azzamin suikastiyle ilgilenmedi.azzamin kaldigi mahalleden sorumlu memurlar,^pakistan hükümeti,burada yasayan araplarin durumuyla ilgilenemez.bundandir,azzam olayi hakkinda sorusturma yapmaya ihtiyaç duymadi.eger,azzam ve ogullari yerine herhangi bir pakistanli öldürülmüs olsa,olay sorusturulurdu,öldürülenin düsmanlari tespit edilmeye çalisilirdi.en kötüsünden gelisgüzel bir sorgulama yapilirdi.ama azzam için,bu sorgulama bile çok görüldü,azzam cinayetine vakit harcanmak istenmedi.^dediler.bu dedikleri ibret vericidir.azzamdan bir sene önce ölen-mücahitleri daima himaya eden,ziya ül haktan sonra pakistanin ne hale geldiginin,mücahitlerin(basta yabancilar-araplar olmak üzere)yüz üstü birakildiklarinin göstergesidir.öyle ki azzam cinayetinin süphelileri(muhtemel komploculari)arasinda o dönemde iktidarda olan butto hükümeti-buttonun ajanlari,bulunmaktadir.azzamla,beraber çalisan-onla defalarca görüsüp sovyet cihadini gözlemleyen ürdünlü cemal ismail v.b gazeteciler,cinayetin arkasinda bati kuklasi-hortumcu butto ailesinin oldugu konusunda ciddi süphelerinin bulundugunu,teyit etmektedirler.azzamin,buttoya karsi hakli bir tavir aldigi-kin besledigi,malumdur.pakistan meclisindeki tanidiklarini-pakistan cemiyet-i islami partisini,butto,yönetimini tanimama konusunda tesvik ettigi bilinir...fakat azzamin,düsmanlari,yalniz buttodan ibaret degildir.belirttigimiz gibi daha birçok düsmani vardir.baslica düsmanlari,öküzün necibinin gizli servisi khad,moskof kgbsi,israil-mossadidir.bunlarin(yahudilerin ve komünistlerin),azzama düsmanliklari,buttonunkinden çok daha derine uzanmaktadir,uzun bir geçmise dayanmaktadir.azzam,afgan cihadindaki fedailigiyle-rehberligiyle,komünistlerin korkulu rüyasi,^kellesini istedikleri adam^,oldu.öküzün necibinin gizli polisi,khad,sovyet isgalinden beri,arap ve afgan mücahit komutanlara,suikast düzenlemeye çalisiyordu.bu dogrultuda mücahit gruplar içinden satilik adam kirayabiliyor,veya kendi casuslarini,mücahitler arasina sokabiliyordu.khad bilindigi gibi kgb tarafindan olusturulmustu,kgbnin afganistandaki koluydu.belli basli khad elemanlarinin hepsi,moskovada yetismislerdi.eczaci doktor,öküzün necibini khadin basina atayan,sovyetlerden baskasi degildi.b.karmali ülkenin cumhurbaskanligina yerlestiren,moskof,necibullahi da khadin baskanligina yerlestirdi.afganistan komünist partisi(pdpa)ki perçem-halk fraksiyonlarinin birbirlerinden farkinin,perçemçilerin moskof usagi,halkçilarinsa çinci komunistler olmalarindan,geldigi,söylenir.önceden belirttigimiz gibi,afganistanin 30 yila askin bitmeyen çilesinin-düzensizligin baslangici olan sovyet isgali,moskofun halkçilari tasfiye edip yerlerine,perçemcileri geçirmesiyle basladi.khad servisi,sovyet isgaliyle,birlikte kuruldu.necibullah 87de devlet baskanligina(öküzün necibi,86 yilinin mayis ayinda,afganistan komünist partisinin-resmi adiyla afganistan halk demokratik partisinin,basina atanmis,ülkenin fiili,baskani olmustu.babrak karmal alkolikti;necip ise genis omuzlari;halterci cussesi;koca kafasi;kaytan biyiklari ile;gercekten okuze benziyordu.karmal ile necibullah biri sarhos;digeri okuz iki frenk tipli;gavur idiler.)geldiginde ise öküzün necibinin içisleri bakanligina baglandi.khad komunistlerin daha önceki servisleri agsa(nur muhammed terakkinin) ile kamdan(hafizullah eminin)daha vahsi,kanina susamis,kiyici,davrandi,akil almaz eziyetler yapti.yüzbinlerce din adamini-mücahit akrabasini,isgalci düsmanini,masum müslümani v.b iskenceden geçirdi-infaz etti.camiilerden birçok insani toplayip tutukladi,müslümanlarin-afgan türklerinin bacilarinin,analarinin irzina geçti.sovyet askerlerinin çekilmesinden sonra,varligi devam eden khadin,abdullah azzami katletmesi,gayet beklenilebilir bir durumdu...azzamin filistinli bir arap olmasi-afganistanin disina,anayurduna tasan itibari,israillerin,onu,^kurtulunmasi gereken,bir hedef^ olarak seçmelerine yol açti.cihadin babasi azzamin,hamasin kurulusunda rol aldigini,vurgulamistik.azzam,hamasin,beyannamesinin yaziliminda,bulundu,beyannameyi gözden geçirdi-girisini yazdi.hamasin sekillendigi dönemde,azzam afganistanda olsa da,manevi ilham babasi,olarak fikirleriyle,eylemleriyle hamasa yol gösterdi.azzamin,bir özelligi,yazdigi kitaplarda-metinlerde kendi adinin bulunmasini,kimi zaman tercih etmemesiydi.mesela ^afganistan cihadi^adli eserini,gulbuddin hikmetyarin adiyla yayimlatmisti...komünistlerin ve israilin yaninda,cianin de,azzam suikastini gerçeklestirdigi konusunda,büyük bir süphe vardir.azzam suikastinin arkasinda neden abdlilerin bulunabilecegine yönelik soruya,verilen yanit suydu,^azzam abdlilerin,mücahitleri,necibullah yönetimiyle uzlastirma çabasina,karsi çikiyordu da ondan.azzam suikastinin arkasinda abdlilerin bulunup bulunmayacagi aydinlatmak konusunda,o dönemki sartlari gözden geçirmek gerekiyor...su sorulari sormakla baslayalim;abdnin gerçekten,sovyetler çekildikten sonra, mücahitleri,necibullahla kaynastirma,gibi bir çabasi var miydi?batili-laik bir yasam-idare tarzi olan,komünist necibullahi,islamcilara,karsi,bir denge olarak mi görüyordu?sovyetlere,darbe vurmak için,destekleyip-silahlandirdigi yesil mücahit kusagin,kendi kara emperyalizmine karsi,geri tepecegini,daha o zamandan anlamis miydi?ya da,gorbaçovun adami,politbüro üyesi öküzün necibini,kendisine baglayabilecek,anlasilabilecek,uysal bir isim diye mi görüyordu?(85de,sovyetlerin baskanligina geçen,gorbaçov,abdye karsi ilimli davranmis,kizil imparatorlugun dagilmasinda öncü bir rol oynamisti.)aslinda,bu sorularin cevabina,^evet^demek,pek olanakli degil.çünkü,washington ve islamabad yönetimleri,sovyetlerin çekilmesiyle birlikte,moskof kuklasi yönetimin,üç ila,6 ay içinde çökecegini öngörüyordu.ancak,bu beklenilen gerçeklesmedi.bu konuda hikmetyar da isi-cia gibi yanildi.^kabil,birkaç ay içersinde degil,birkaç hafta içersinde düsecek.yildirim saldirilara gerek kalmadan,böyle olacak.^dedi.bu çoskun,atesli beklentisinin,gerçeklesmeyecegini,rus askerlerinin yenilmesinin,isbirlikçilerinin yenilmesi anlamina gelmeyecegini,öngöremedi...rus askerleri,89 yilinin,subat basinda,amu deryadan geçerek,afganistani terkettiler.lakin,birkaç ay içinde,afgan ordusunun,çetin ceviz oldugu,komunist yönetiminin rus askerler olmadan da dayanabilecegi,hayalkirikligiyla anlasildi.öküz necibin iktidarinin derhal yikilmayarak,üç sene daha yasamasi,hem ^afgan-siklon^operasyonuna(siklon operasyonu washingtonda mücahitleri silahlandirma-fonlandirma isine verilen isimdi.carter-brzeinskiyle basladi,reaganla devam etti.)milyarlarca dolarini akitan abdyi hem de,mücahitleri ve,islam dünyasini,saskinliga ugratti.diger taraftan sovyetler askerlerini çekmelerine ragmen,öküzün necibini,güçlü bir sekilde himaye etmeye devam ettiler.rus birlikleri,arkalarinda bir sürü cephaneyi,necibullahin,askerlerine,birakti,rus askeri danismanlar kalmayi sürdürdüler,kizil kabil yönetimine,milyarlarca dolar
silah,fon tedarik ettiler.sovyetlerin 89 ila ocak 92 yillari arasinda,öküzün necibine yardimlari,yillik 2 ila 6 milyar dolar arasindaydi(ki yillik ortalama 3 milyar dolar akitilmistir...bu arada,abdnin,müttefikleriyle beraber mücahitlere yardimi,yardimin nasil,hangi oranda yapildigi,ayri bir yazida incelenmesi gerekecek uzun,karmasik bir konudur.)keza,ruslar öküz necibin yönetimine,yilda 230 bin ton yiyecek gönderiyordu.kizil afgan ordusunun ve ona bagli milislerin,ellerinde 1586 tank,828 zirhli personel,4880 uçaksavar,126 teçhizatli bomba,14 saldiri helikopteri v.b bulunmaktaydi.scud füzeleri,komünist kuvvetlerin elinde en önemli silahti.88-92 yillari arasinda,komünistlerin mücahitlere karsi,2000den fazla scud füzesi kullandiklari,söylenir.bu 2.dünya savasindan beri bir çatismada atilan,en büyük miktarda,füzedir.kimileri,öküzün necibinin,ülkedeki savasi sona erdirmek,mücahitlerle anlasmak için çok,çaba harcadigini,barisçil bir tutum benimsedigini,iddia ederler.halbuki,mücahitlere karsi 2000den fazla füze kullanilmisken,bu nasil iddia edilebilir?...necibullahin devrilmesi,moskofun,komünist afgan hükümetine,bir noktadan sonra para-silah-erzak tedarik edememesiyle birlikte gerçeklesti.sovyetlerin,necibullahi besleyememesi,öküzün necibinin hakimiyetini kaybetmesinin en önemli nedeni oldu.91 yilinin agustosunda,moskofta,sovyetlerin dagilmasini önlemek amaciyla,basarisiz bir darbe girisimi gerçeklesti.gorbaçova karsi gerçeklesen bu darbe girisimi,yeltsinin destegiyle bastirildi.30 agustosta 91 de azerbeycan sovyetlerden ayrilma karari alip,18 ekimde bagimsizligini ilan etti.sovyetlerden ayrilan ilk iki ülke ise,91 baharinda,litvanya ve gürcistan idi.türkistan cumhuriyetleri,sovyetlerden ayrilan diger 7 ülkeyle birlikte 91 araliginda,bagimsiz devletler toplulugunu(bdt) olusturdular.bdt ülkeleri,sovyet sosyalist cumhuriyetlerinin yerini alarak,sovyetleri feshetti.25 aralik 91de gorbaçov,ne fiili ne de resmi bir varligi kalmis sovyetlerin devlet baskanligini, birakti.necibullaha ruslardan gelen yardimlar,ocak 92de topyekün kesildi.moskof himayesinden yoksun kalan,öküzün necibinin,tek dayanagi artik,kendine bagladigi,savas agalari olabilirdi.bu liderlerin en güçlüsü,türk soylu rasid dostumun,alacagi tavir,öküz necibin kaderini belirleyebilirdi.(dostumun destegi,silahli gücü olmasaydi,öküzün necibinin iktidari,sovyet askerlerini çekilmesinden,sonra 3 sene daha,dayanamazdi.)ancak,öküz necip,dostum ve diger milis liderlerine,silah-para göndermedigi sürece onlari yaninda tutamazdi.nitekim,sovyetlerden yardim gelmeyince,savas agalarina-milis liderlere bunlari gönderemedi.böylece de general dostum ve seyyid mansur basta olmak üzere,milis komutanlar,necibullahin safindan ayrildilar.kuzeydekiler,general dostum öncülügünde,mezar-i serifte birlestiler,ve eski patronlarini devirmek için sah mesudla anlastilar.necibullah yönetimi,sovyet yardiminin kesilmesiyle birlikte,milis liderleri elinde tutamadigi gibi,daha baska birçok seyi yapamadi.bir kere,sovyet isgalinin bitmesiyle birlikte,g.türkistandaki dogal gaz yataklari islenemez hale gelmisti.çünkü,dogal gaz yataklari,ruslar tarafindan isletiliyordu.rasid dostumun türk fedailerinin korudugu,bu dogal gaz hatlarinin çalismamasi,necibullah yönetiminin ihracat olanaklarini,sifirlamisti.yüzbinlerce tonluk yiyecek yardiminin sarsintiya ugramasi,90-91 yillari arasinda komünist ordunun,sayisini yüzde 60 oraninda düsürdü.unutulmamali,ordunun 90 yilinda,60 bin askeri vardi.askerlerin yaninda,khad muhafizlari,sarandoy polisleri,ve milis birlikleri de,komünist yönetimin silahli gücünü olusturmaktaydi.komünist ordu,celalabad,herat,kandahar,khost,kabil,gibi merkezi sehirlerde kuvvetliydi.vilayetlerdeki-kirsal,çevre bölgeler,ya mücahitlerin,ya da,ppdpya bagli milislerin,denetimindeydi.komünist askerler,vilayet merkezlerini,birbirlerine baglayan yollardaki sabatojlari engellemek,bu ikmal hatlarini kontrolde tutmak,için,çok çaba harciyordu,mücahitler onlara,en büyük kaybi burada verdiyordu.merkez sehirler ise,komünistlerin sahin yuvalariydi,sovyet isgalinden beri çok siki korunmaktaydi.sovyetler askerlerini çekmeden önce,kuklalarinin buralari elde tutabilmeleri özel önlemler almislardi.mücahitleri,sehirleri fethemede bayagi zorlaniyorlardi.mesela,hikmetyarin fedaileri,90 yilinin sonunda kabile düzenledikleri,cephe taaruzunda,basarisiz olmus,agir kayiplara ugramislardi...sovyet yardimi 92 ocakta tükenince ilk,komünist ordunun hava kuvvetlerine etki etti.gerekli yakittan yoksun kalan,askeri uçaklari,havalanamadi.halbuki,bu askeri uçaklar,ordunun,belkemigiydi.uçaktan yoksun olan,mücahitlere karsi koyabilmesine ve moskofçu iktidarin yasayabilmesine,yol açan en hayati,etmendi.mücahitlere göre 89dan sonra da,sovyet askerleri hala,ülkede bulunuyordu.bu uçaklari kullananlar  ve scud füzeleri yagdiranlar,komünist afganlar adina gene sovyetlerdi...ordunun elinde hala,kalabalik sayida cephane olmasina ragmen,birçok ordu kumandani ve vali de savas agalari gibi,mücahitlerle birlesme-sehirlerin anahtarlarini onlara teslim etme yoluna gittiler.hatta sehirlerde-muhitlerde,komünist idarenin yok edilmesiyle açiga çikan,yerli suralara,asiret liderleriyle-mücahitlerle birlikte dahil oldular...yukarida belirttigimiz gibi,necibullahin en etkili vurucu gücü,özbek türkü general rasid dostumun,40000 kisilik,milisleriydi.bu milislerin ezici çogunlugu,dostum gibi,özbek türkleri,g.türkistanliydilar.öküzün necibinin en önemli faaliyetlerden biri,mücahit komutanlari,kendi safina çekmeye çalismasiydi.ökküzün necibinin,karmalin yerine geçtiginde mücahitlere ateskes teklif ettigi bilinir.mücahit komutanlara kabil yönetiminde,makamlar önerdigi,ve mücahit önderleriyle,bir koalisyon hükümeti kurmayi istedigi,söylenir.ilginç olan taraf,bu açilimi,rus askerleri çekildikten sonra degil,86da,komünist partinin basina geçtiginde yapmasidir.düsünsenize,rus isgalciler,mücahitlerle savasiyor,terör estirmeye devam ediyor,öküzün necibi de,onlara yönetimde,görev,öneriyor.bugün olan durum da bu.bir taraftan,anglo amerikan isgalcilerin,taliban-hizb-i islami v.b mücahitlerine-müslümanlara,kiyici saldirilarini düzenliyorlar,asker sayilarini yükselttikçe yükseltiyorlar,diger taraftan da,kuklalari karzai,taliban-hizb-i islami kumandanlari-ileri gelenleriyle,anlasmaya çalisiyor,onlara bakanlik,valilik v.b teklif edebiliyor.her iki kuklanin da,direnisçilerle müzakare yapmalari,sovyetlerin ve bügünkü batili emperyalistlerin,istedigi,destekledigi bir sey(di).80lerde sovyetler,bugün de,anglo-amerikalilar,nato,yürüttükleri isgalde,batakliga,saplanmis durumdaydilar.mücahitler geçmiste kizil sovyetlere oldugu gibi,bugün de,haçlilara kan kusturuyorlardi.dolayisiyla,geçmiste sovyetlerin bugün de,abd-ingiliz,ab emperyalistlerinin,^mücahitlerle^müzakere etmeyi dillendirip,onlari gevsetmekten-tuzaga düsürmekten,baska çareleri yok(tu).afganistandaki moskof isgaliyle,anglo-abd isgalinin arasinda ne kadar da büyük bir benzerlik var degil mi!tek fark,bugünkü isgalcilerin,afganistana,yerlesmekte,burada uzun süre kalmakta,daha kararli olmalari.bunun sebepleri de,belli.ortada 80lerdeki gibi iki süper güç arasinda bir çekisme yok.washington,afganistan isgaline,(basta ingiltere olmak üzere)haçli ortagi abyi ve batili uydularini,seferber edebiliyor.mücahitler sovyetlere karsi cihadda abdden,körfez ülkelerinden,pakistandan aldiklari teçhizat desteginden,bugün yoksunlar,daha kit imkanlar içinde savasiyorlar.mesela,bu sefer afganistani abd istila etmis diye,rusya gidip de,mücahitleri silahlandirmiyor.80lerde abdnin oynadigi rolü oynamiyor.moskof,talibanin-hikmetyarin imha edilmesi,mücahit direnisinin kesilmesi konusunda,abdyle ayni kanaati tasiyor.nitekim,sovyetler dagildigindan beri,moskof ile abdnin,afganistan üzerindeki emelleri örtüsüyor...abdliler ve müttefikleri,sovyetlere karsi,nispeten,daha güçlü durumdalar.ama bu onlarin,moskofla,ayni kaderle karsilasmasini engellemiyor,engellemeyecek.bagimsizlik,köleligi,hak batili yenecek.bizzat abd-batililar,moskofun kaderinin,kendilerini bekledigini, hezimetin kaçinilmaz oldugunu,görüyorlar.bozguna ugrayacaklarini,kanli ellerini afganistandan er geç çekmeleri gerekecegini,korkuyla-kaygiyla farkediyorlar...öküzün necibinin yaptigi,mücahit komutanlari,çesitli vaatler,mangir karsiliginda,satin almaya çalismaktan baska bir sey degildi.^mücahit komutanlar^derken,hikmetyar-sah mesut-resul sayyaf-hakkani gibi ünlü isimler düsünülmesin.bunlara bagli bir sürü yerel kumandan,vardi.öküzün necibi asil bunlarin taraflarini degistirmek istiyordu,böylece hem,cihad liderlerinin,mücahit birliklerinde parçalanmaya yol açabilecek,cihadin öncülerini,avlayip öldürebilecek,hem de sah mesut gibi,daha ilimli komutanlari,anlasmaya(teslim olup,kendi yönetimini tanimaya)zorlayabilecekti.degil mi ki,abd-isaf ve kukla karzai de,taliban-hizb-i islami yetkililerini para-mevki karsiligi isbirlikçilige,yöneltmekten,söz ederlerken,molla ömeri,hikmetyari,hakkaniyi araya katmiyorlar.bunlar haçlilara göre,yakalanip,yok edilmeleri gereken teröristler,ele baslar ve bu ele baslariyla degil,bunlarin altlariyla ancak pazarlik yürütülebilir.medyada,hikmetyar v.b gibi liderlerle de anlasilacagina dair iddialar bulunsa da,gerçek böyledir... unutulmamali ki,88 yilinda,irili-ufakli mücahit komutanlarinin sayisi,2000i geçiyordu.necibullah yönetimi 88te,bunlarin,160yla anlasmisti,750den fazlasiyla da,görüsmelerine devam etmekteydi.komünist savunma konseyi g.sekreteri abdül hak ulumi,89da,mücahit gerillalarin,54000iyle baris imzalandigini,ve 50 biniyle anlasilmaya çalisildigini,belirtiyordu.anlasma yapan komutanlar ile gerillarina,bölgelerinde otonomi veriliyor,maas baglaniyordu.nam-i diyar rasid dostum anlastiklarinin arasindaydi.rasid dostumun,sovyet isgalinin basindan beri,ruslarin-komünist hükümetin yaninda yer aldigi,söylenir.önceden belirttigimiz gibi,dostum pasa,tesisatçilik ve sendika baskanligi yapmisti.ruslarin insa ettigi dogal gaz hatlarini sabotajlardan korumak üzere,kizillarin,yaninda savasa atilmisti.ama dostum pasanin,dikkat çekip sivrildigi,asil taninip,meshurlastigi dönem,sovyet askerlerinin çekilmesinden sonra,baslar.general dostum 89 ila 92 yillari arasinda,öküzün necibi adina savasmasiyla,o dolgun,ünlü yüzünü gösterir.buna dayanarak,onun sovyet isgali sirasinda,azad beg gibi mücahitler safinda çarpisan,türklerden,oldugunu söyleyenler de vardir.buna göre,dostum,necibullahin,yerel mücahitlerle barisip,onlari komünist orduya intibak etmek,stratejisinin sonucunda,safini degistirmistir,ve necibullahin en gözde milis lideri olmustur.baslangiçta isgale karsi çikarken,sonra necibullahin madalya taktigi adam olmustur.rasid dostum röpörtajlarinda,böyle bir seyi belirtmez,ama,onun sani hakkinda dolasan,bir yigin,rivayet arasinda,bu da vardir.her halükarda,dostum pasanin milisleri,53.piyade,tugayi olarak,necibin ordusuna intibak etmislerdir.ruslar çekildikten sonra,necipten dogrudan emir alarak,hareket etmislerdir.mücahitlerin direnislerini bastirmayla ugrasmis,onlarin önündeki en çetefil engel olmuslardir.mücahit kamplarina-karargahlarina,saldirilar düzenleyebilen yegane,kuvvet de dostumunkiydi.90 yilinin nisan ayinda,mücahitlerin,paghman bölgesindeki karargaha,düzenledikleri, taaruza,dostum pasanin komutasindaki türk milisleri,karsi koydular.paghmandaki çarpisma iki ay sürdü,haziran sonuna kadar devam etti.dostumun milisleri paghmandan,mücahitleri,püskürtmeyi basardilar...86 yilinin martinda,afgan disisleri bakani,abdül vekil,mücahit liderleri,zahir sahi ve zahir sah-davud han hükümetlerinde görev yapan eski bakanlari,görüsmeye davet etti.onlarin yeni kurulacak,ulusal bir hükümette,yer almalarini vadetti.88 yilinda yapilan meclis seçimlerinde,komünist partisinden olmayan,muhammed hasan sark,basbakanliga getirildi.ilk defa,komünist yönetimde,partiden(pdpadan) gelmeyen,bir adam yönetimde yer aldi.meclisteki 62,sandalye de,komünist muhalifler için,serbest birakildi.necibullahin döneminde,afganlarin geleneksel,^loya jirga^,kabile meclisi de,yeniden olusturuldu.loya jirganin yedi üyesi,zahir sahin bir bakanindan,batili afgan kralliginin bir mensubundan,gene zahir saha bagli bir polis kumandanindan,general-savcidan,hukukçudan olusuyordu.loya jirganin seçtigi kisilerden,bir ulusal uzlasma komitesi kuruldu,ve bu komiteyle mücahitleri ateskese,anlasmaya zorlamak,hedeflendi.necibullah bu noktada,ateskesin pesinden bir ulusal baris konferansinin düzenlenmesi,ve mücahit liderleri loya jirgaya,partilerini seçimlere katmak için yeni bir anayasinin hazirlanmasi gibi öneriler ortaya ortaya atti.bu önerilerin uygulanmasiyla,baris gelecekse,^afgan cumhurbaskanligini birakacagini^bile vadetti.kuskusuz,bu girisimlerin,yapmacik olmadigi,ve göz boyamak için yapilmadigi,söylenemez.öküz necip bir taraftan,mücahitlere zeytin dali uzatirken,diger taraftan mücahitleri-onlarla,kaynasmis müslüman yöre insanini,terörist görmeye,hunharca katledip,sindirmeye devam ediyordu.iskence-infaz ettigi(gözlerini oydurdugu,cinsel organlarina elektrik dayattigi v.b),kisilerin,akrabalariyla,kabiledaslariyla,ayni safta namaz kilacak yüzsüzlügü gösterebiliyordu.91 yilinda,moskofçu olmadigini göstermek,uluslarasi camianin gözünü boyamak için pdpanin adini vatan partisine degistirmisti.necibullahin iktidarinin öncesinde de böyle ikili bir oyun vardi.daha 80 yilinda,karmalin yönetiminde,sovyet kuklalari,pakistana ve irana,savasi sona erdirmek konusunda bir plan,ortaya attilar.^mücahitlere,abd-atlantik destegi kesilsin,bunun karsiliginda da sovyet birlikleri ülkemizden,çekelim.^dediler.karmal döneminde,orak çekiçli kizil bayrak,afganistanin yesil kirmizi-siyah renklerine degisti,bayrakta,horasan günesi-kuran-i kerim timsal eden kitap v.b geleneksel,simgeler de,bulundu.daha önce vurguladigimiz sekilde,sovyetler bugünkü amerikalilar gibi(ilimli islam(!)v.b),islerini kolaylastirmak için,perçem liderlerine,dindar halkin geleneklerine-inançlarina saygili gözükmelerin-telkin ediyorlardi...bm genel sekreterligi,baris girisimleri,için 82 yilinda,devreye girdi.bm yetkilileri,afganistan ve pakistanli temsilcilerle bulustular,onlari cenevrede,bulusturdular.abdnin,iki taraf arasinda görüsmelerin ilerlenip,sonuçlanmasini engelledigi,ve bmnin,uzlasma çabalarini baltaladigi söylendi.ancak,tipki 2.d.s öncesi,milletler cemiyetinin ingilizlerin güdümünde oldugu gibi,bmnin de abdnin,güdümünde oldugunu gözetmek gerek.ne mcnin ingiltereden ne de bmnin abdden,bagimsiz bir adim atma,onlarin çikarlarina aykiri davranma,imkani yoktu.anglo-amerikan emperyalizminin iradesi disinda,fonksiyonlari bir hiçti.bm,mücahitlerin sovyetlere karsi cihatlarini,afganistan ile pakistan arasinda bir,örtülü savas olarak degerlendiriyordu.bmnin noksanligi,sorunun,sovyet istilasiyla basladigini gözetmemesi-afganistan ve birbirleri üzerinde karsilikli hesaplari olan iki süper güce,tesirinin geçmemesiydi.83 yilinin mayis ayinda,sovyet lideri yuri andropov,general ziya-ül hakka,^eger,siz mücahitleri beslemeyi keserseniz,biz de askerlerimizi afganistandan çekeriz.^dedi.moskof,zaten sik sik,mücahitlerin desteklenmesi biterse,afganistandan gidecegini belirtiyordu.bir diger,sarti ise,pakistan ve abdnin,ülkeye yerlestirdigi kukla hükümeti tanimalariydi.abd,pakistan ise pdpayi tanimayacaklarini,moskofçu hükümetin yönetimi,pesaver merkezli afgan geçici hükümetine(mücahitler konseyine)birakmasi gerektigi,konusunda israr ediyorlardi.mücahitleri fonlandirip,silahlandirmayi ancak böyle,kesebilirlerdi.pakistan ve mücahitlerin,komünist yönetiminin uzlasma tekliflerini,abd baskisiyla,reddettikleri iddiasi yanlistir.bir kere komünistler ve sovyetlere karsi savasmaya kendi iradeleriyle,bagimsiz örgütlenmeleriyle,baslayan mücahitler için,cihat etmek kaçinilmazdi.sovyet isgaliyle,moskof tehdidini kendi topraklari üzerinde iyice hisseden pakistan ise,mücahitleri arka çikmaya,amerikadan çok daha istekliydi.abd meseleyi,sadece sovyetler ve yerli ortaklarini,dagitmak olarak görüyordu.pakistanin ise ziya-ül hak yönetiminde,güçlü-bagimsiz,nükleer güç sahibi bir bölge ülkesi olmak,sovyetlerin dagilisiyla,birlikte bagimsizlasacak türkistan ülkeleriyle-afgan mücahitleriyle,bir islam birligi olusturmak,gibi,ülküleri vardi.abd,mücahitleri,desteklememis olsaydi bile,ziya-ül hak onlara gene sahip çikardi.ziya-ül hak,pakistanin butto-zerdari-nevaz serif ,v.b,diger abd-bati kuklasi,saibeli,liderlerinden,çok farkli,bir devlet adamiydi.nitekim,afganistanda-pakistanda abd-atlantik isgalinin pençesinde,bugün yasananlar,gerçekleri daha net bir sekilde gösteriyor.gorbaçov 85 yilinda sovyetlerin basina geçtiginde,afgan isgalinin,ülkeye verdigi mali-askeri yükü,hasari gözetiyordu.diger taraftan,atlantikle uzlasma,arayisi içinde,askerler için çekilme takvimi belirlemekte kararliydi.breznevin,sovyet imparatorlugunu afganistana-hint okyanusuna yayma emelinin gerçeklesemeyecegini anlamisti.ama o da,ppdp yönetiminin taninacaginin güvencesi alinmadan-afganistandaki yönetimin kaderi belirlenmeden,çekilmeye karsi çikiyordu.abd afgan hükümetinin,gelecegi kararlastirilmadan,rus askerlerinin çekilmeleri konusunda israr edince,abdyle anlasamadi.çekilme takvimini ancak 88 yilinin subat ayinda ilan etti.bmye washingtona,onlarin beklemedigi bir anda,rus askerlerinin çekilmesinin,15 mayista baslayacagini,99 subatin da tamamlanacagini açikladi.moskofun,askerlerini çekmesinin gorbaçovun abdyle anlasma çabasina,baglamak,çok büyük bir yanlis olur.çekilmenin baslica nedeni sovyet ordusunun afgan çöllerinde,daglarinda perisan olmasiydi.(hikmetyara göre,george bush,abdnin breznevidir.hikmetyarin,kanli irak-afganistan isgallerinin,öncülerinden,bushu,brezneve benzetmesi gayet anlamidir.kendisinin de dedigi gibi,bush ve neo-con gürühunun,yayilmaci,ve saldirgan,stratejisi,abdyi,sovyetlerin akibetine sürükleyecektir.abdnin,yakindogu petrolü ile orta asya dogal kaynaklarini,avcuna alma ve asyanin,afrikanin haritasini degistirme,amaçlari,elinde patlayacaktir.bugün beyaz sarayda bush yerine obama,vardir.obama,busha göre daha pasif-barisçi ve sinsi bir görüntü çizmekte,gorbaçovu andirmaktadir.gorbaçovun,rus askerleri afganistan çekme egilimi olmussa,obamanin da,abd askerlerini iraktan çekme egilimi bulunmaktadir.bu konuda,ikisinin de,ortak noktasi,bir taraftan askerlerini kademeli azaltip çekmeye yönelirken,diger taraftan iraka-afganistana yerlestirdikleri,talanci-hirsiz-rüsvetçi-hain kukla yönetimlerin,varligini güvence altina almaktir.kendi askerleri olmadan,o yönetimlerin,isgalin-sömürünün kazanimlarini-uygulamalarini devam ettirebilecklerinden emin olmalaridir.tam bu noktada,obamanin gorbaçovdan farki,iraktan askerlerini azaltirken,afganistana daha fazla asker yigmasidir ve,tüm avrupayi-isaf ülkelerini askerlerini çogaltmalari konusunda seferber etmesidir...breznevin mimari oldugu afgan isgalinin,sovyetler üzerindeki yikici etkisi,breznev döneminden sonra,açiga çikmistir.ayni sekilde,bush-neo con,takiminin,baslatip,yürüttükleri afganistan-irak isgallerinin,abd üzerindeki çökertici etkisi de,asil obama,döneminde,yüzünü gösterecektir.bir kere vahsete baslandiktan,isgal üzerinde yol alindiktan sonra,emperyalist ülkelerin basindaki kisilerin degismesi,kaderlerini degistirmez.)...abdnin,sovyetler maglup edilip,çekildikten sonra,mücahitleri silahlandirmayi kestigi,birçok abdli yetkili,gazeteci tarafindan yalanlanir.abd disisleri bakani,george schulz,cenevre protolleri imzalandiktan-sovyet askerleri çekilmeye basladiktan sonra,^antlasmada,abdnin mücahitlere yardimi devam ettirmesini engelleyecek,hiçbir engel bulunmadigini^söyledi.ziya ül hakin disisleri bakani da,^cenevre,protokellerinin mücahitleri himaye etmelerinin önüne geçmeyecegini^belirtti.gürcistanin eski,devlet baskani sherverdnazde,gorbaçovun disisleri bakaniydi.cenevre antlasmasindan sonra abdyi protesto etti.^abdnin,afganistandaki mesru hükümete karsi,direnisçileri,silahlandirmaya hakki yok.bu yasal degil.^diye çikisti.89 subatta,abd ulusal güvenlik konseyinin,gizli toplantisinda,mücahitlerin silahlandirilmasina devam edilmesi kararlastirildi.washington yönetimi,necibullah 3-6 ay içinde devrilir kanisini ve mücahit partilerinden geçiçi bir hükümet olusturulmasini,asil bu konseyin görüslerine göre olusturdu.keza,mücahitler hükümetinin baskenti için komünistlerden ilk zaptedecekleri sehrin uygun görülmesi ve bu çerçevede mücahitlerin stratejik celalabad kentini fethetmelerinin saglanmasi da,konseyin belirledigi bir plan oldu.yalniz,abdnin,mücahitlere ve necibullaha tavri,89 haziranda biraz degisiklik gösterdi.abdnin,pesavere gönderdigi e.mc williams adindaki özel bir temsilci,oradaki mücahit liderlere,^çözümü hala silahli mücadelede,aramakta israr edersiniz,afganistanda sizin için uygun bir düzenin saglanmasi imkansiz olur.^dedi.mcwiliams,ayrica,^biz(abd)komünist yönetimi silahli yöntemlerle devirmekten vazgeçmeliyiz.pakistana hikmetyari desteklememesi için baski yapmaliyiz.^diyordu.(80lerde,abdnin silahli-mali desteginin,büyük bölümünün,hikmetyara ve hizb-i islami khalis örgütünün,pestun komutanlarina gitmesi,washingtonun bir tercihinden çok,yardimi isi üzerinden yapmasindan kaynaklaniyordu.yardimin,hangi oranda kime yapilacagini,isi belirliyordu,ve isi o zamanki en güvendigi isim hikmetyari tercih ediyordu.pakistan da suudi arabistan gibi,mücahit gruplar arasinda seçim yapiyordu.ziya-ül hak ve isi lideri aktarin vefat etmeleriyle birlikte,cia isi üzerinden,yaptigi silah yardiminin hangi komutanlara,cephelere gittigini,kontrol etme ve seçme imkanini buldu.hikmetyarin,isi-cia kanaliyla gelen cephanenin-erzagin büyük bir bölümünü stokladigi ve karaborsada sattigi iddia edildi.hikmetyar,rus emperyalizmiyle,savastigi gibi abd-bati emperyalizmiyle de savasmaya baslayinca,abdli-batili basin hakkindaki bu kara propagandayi çogaltti.) mcwilliams,abd yönetiminin,mücahitleri silahlandirmayi sürdürmemesi-necibullahla antlasmasi gerektigini düsündügünden,büyükelçi oakleyle anlasamadi.öküzün necibinin,iktidarinin 92ye kadar sürmesinde,pesaverdeki afgan g.hükümetindeki anlasmazliklar ve,hikmetyar-sah mesut arasindaki çatismalar da çok etkili oldu.pesaverdeki geçici hükümette,mücahitlerin safindaki pestun kabile reislerine,zahir sah taraftarlarina,ve hikmetyar-sayyaf gruplarina,agirlik taniniyordu.basbakan,resul sayyaf,disisleri bakani hikmetyar,cumhurbaskani ise zahir sahin adami,seyyid kökenli sibgatullah müceddiydi.sah mesudun sura-i nazarina,rabbanin,cemiyet-i islamisi,önemsiz bakanliklar verilmisti.bunun sebebi,sah mesudun karargahinin,pesaver disinda,pensir vadisinde bulunmasi olarak,görülmüstü.bir diger sebep,geçici hükümeti(afg)-mücahitler konseyini,isinin düzenlemesinden,kaynaklaniyordu.isinin,ayarttigi bir toplantida,afgnin temsilcileri seçilmisti.sah mesud,rakibi hikmetyari genis olanaklarla desteklediginden ötürü,isiye karsi düsmanlik besliyordu.zaten pakistana karsi,basindan beri mesafeliydi.pakistanin,afganistana müdahale etmesinden,iç islerine burnunu sokmasindan,hep rahatsiz oldu.hikmetyarla çatismasindan,ve talibanin güçlenisinden,isiyi-islamabad yönetimini sorumlu tuttu.sah mesudun isinin kendisine,yönlendirmesine müsaade etmediginden kayda deger bir dis destekten yoksun kaldigi,iddia ediliyordu.6 ekimde,bir fransiz gazetesine verdigi demeçte,^bu sene tek bir harita bile almadik.^diyordu.89 yilinin temmuz ayinda,hikmetyarin birliklerinin,sah mesudun,farkharda bir toplantidan dönen 30(sura-i nazar)kumandanini,pusuya düsürüp öldürdükleri söylendi.sah mesud,asil kendisini hedef alan,bu pusudan kurtuldu,ama birçok önemli komutanini ve sirdasini yitirdi.bu olay üzerine,agh basbakani,müceddidi,hikmetyara,yüklendi.katliami lanetleyerek hikmetyari,sah mesudun yüzlerce adamini öldürmekle,suçladi.hikmetyarin,kendine rakip gördügü tüm mücahitleri,kan dökerek,tasfiye etmeye giristigine,isaret etti.mücahitlerin,komünistleri devirdikten sonra,patlak verecek,4 yilda(92-96) kabilde 50 bin kisiyi götürecek,birbirleri arasinda kanli iç savasin sinyalleri,daha bu dönemlerde aliniyordu.isin aslina bakilirsa,sovyetler çekildikten sonra kabildeki komünist rejimin devrilmesi,önemli bir bölüm mücahit açisindan,öncelik olmaktan çikmisti.özellikle,arap mücahitler,afganistanda savasmayi birakip,yeni bir cihat cephesi açmayi düsünüyorlardi.belirttigimiz gibi,seyh azzam bu duruma tanik oluyor,ve kendisi de kutsal memleketi filistin için planlar kuruyordu.sah mesud pakistandan çekiniyor,hikmetyar mücahit rakiplerini,devre disi birakmayla,ugrasiyordu v.b.afgan kentlerinin fethedilmesinin gecikmesinde,öküz necibin,ancak 92 nisanda alasagi edilmesinde,bu faktörlerin de aranmasi gerekir.abd yönetiminde 89 yilinin sonlarinda,^mücahitlere necibullah yönetime karsi taaruz etmeleri için,son bir defa,imkan taniyalim.sovyetlere karsi yumusak davranmayalim.eger bu sefer de basarili olamazlarsa,necibullahla anlasmaya bakalim.^gibi bir görüs hakimdi.90 yilinin basinda,komünist hükümetin sultasi,hala devam edince,abd disisleri bakani,shervardnadzeye,^artik sizin necibullahin istifa etmesini talep etmiyoruz.^dedi.washingtonun,90 yilinin basinda moskofçu afgan yönetimine yönelik tutumunu keskin bir sekilde degistirdigi,muhakkaktir.artik mücahitleri,moskofçulara karsi savasmak için tesvik edecegine,pesaverde aghye-mücahitler konseyine,necibullahla anlasmalari konusunda baski uyguluyordu.öyle ki aghyi lagvetmeye çalisti.mücahitlerin,derhal bir kongre düzenleyerek,necibullahla müzakere yürütecek,bir heyet seçmelerini,buyurdu.ancak,abdnin bu talebine basta gulbuddin hikmetyar olmak üzere,pesaverdeki mücahit gruplarin geneli karsi çiktilar.abdnin mücahitleri,necibullahla uzlastirma çabasi bosa çikti...90 yazinda,irakin kuveyti fethetmesi,uluslarasi camiada büyük bir tepki uyandirdi.abd 300 bin,kisilik bir kuvvetle,kuveytte saddamin karsi saldiriya geçti.100 saat süren bir çarpisma sonucunda saddamin birliklerini kuvetten çikardi.öküzün körfez savasini bir firsat olarak degerlendirdi.çünkü,sovyetler,abdnin,körfez harekatini destekledi.abd,saddama karsi uluslarasi bir koalisyon olusturdu.bu koalisyonda,suudilerle,misirlilarla,arap ülkeleriyle,pakistanlilarla v.b birlikte,sovyetler de,yer aldi.japonlar,brezilyalilar v.b,bile yer aldi.necip de,sovyetlerin pesinden iraki hedef alan,bu haksiz harekata destek çikti.halbuki,hikmetyar,saddamin yaninda,yer aldi.(sayyafin da,bu süreçte,saddami destekledigi söyleniyor.ancak resul sayyafin suudilerle olan siki baglarina ve afganistanda abd isgalcileriyle ele ele vermesine bakilirsa,bu mümkün gözükmüyor.)bilindigi gibi,iran-irak savasina bakilarak saddamin sürekli amerikanin adami oldugundan dem vuruldu.bu irandan etkilenerek yapildi.iran temcit pilavi gibi,^saddam abdnin emriyle bize savas açti.^diyerek,birtakim gerçekleri çarpitti.irak baas partisinin sosyalist-laik faaliyetlerine bakilarak ise,saddamin,sovyet yanlisi,bir lider oldugu söylendi.özellikle abdliler,saddamin moskof yanlisi oldugunun propagandasina sarildilar.halbuki saddam,hem abdden,hem de,sovyetlerden bagimsiz,bir ülke olusturmaya çalisiyordu.saddam asla komünist degildi.irak komünist partisini yasaklamisti.afganistandaki abd isgali gibi,sovyet isgalini de elestirmisti.iranla savasmasi da,abd tesirinden çok farkli bölgesel nedenlere sahipti.necip körfez savasiyla birlikte,moskof ile washington,birbirleriyle anlasarak kendisini görevde tutacagi konusunda umutlandi.halbuki,bu umudu da bostu,körfez savasinda moskofun abdnin dümen suyunda gitmesi,washington ile moskovanin,kendisini tahtta birakmak konusunda anlastiklarini degil,iktidarinin sonunu,belirlediklerinin anlamina geliyordu...körfez savasinin akabinde,bmnin,afganistan baris planini,abd,pakistan,iran,sovyetler,birlikte onayladilar.ancak,( gene basta hikmetyar olmak üzere)mücahitler,bu plana da karsi çiktilar.91 agustosunda,sovyetler ile abdlilerin,mücahitleri-afgan komünistlerini,afgan karsilikli fonlandirmama konusunda anlasmalari,necibullahin umutlarini alt üst etti.bazilari,moskoftan necibullaha gelen yardimlarin,ocak 92de degil de,agustos 91de kesildigini söylerler.afgan yönetiminin,7 ay sovyet destegi olmadan tek basina mücahitlere karsi dayandigini,iddia ederler.her halükarda,necibin devrilmesi,sovyetlerin çözülüsüyle birlikte gerçeklesmisti.birkaç aylik fark,bu gerçegi degistirmez.washingtonun a plani oldugu gibi b,c planlari da olmustu.a plani sovyetlerle anlasarak,yeni,bir koalisyon hükümetinin basinda necibullahi iktidarda tutmakti,b plani komünist hükümeti yipratarak necibullahi istifaya zorlamakti.c plani da moskofla karsilikli anlasarak(ki bu antlasmayi,yeltsinle yapti.)necibullahi tasfiye etmekti.c plani uygulandi.rasid dostum ve sah mesudun mezar-i serifi fethetmeleri,kuzeydeki birçok bölgenin türk-tacik mücahitlere geçmesi üzerine,moskof,necibullaha,istifa etmesini önerdi.bm g.sekreteri butros gali de,bir geçici konseyin kurulmasina,bu konsey araciligiyla da iktidarin komünistlerden pesaverdeki islami cihad konseyine kansiz geçisinin saglanmasina,yönelik bir plan ortaya atti.ilk defa bu tür bir plan ortaya atiliyordu.daha önceki bm planlari hep öküz necip ile,mücahitlerin yönetimi ortaklasa paylasmalarina,birbirleriyle uzlasmalarina dayaliydi.abdnin,mücahitlere silahli-para yardimini sovyet isgalinden sonra kestigini,savunanlar,a planinin,ters görüstekiler ise b planinin uygulandigini düsünürler....88,yilinda,cenevre protokolleri sürecinde,afgan demokratik halk partisinin(komünist parti),250 bin üyesinin bulundugu iddia edilmekteydi.bu üyelerin,hemen hemen hepsi,pestunlar,ve taciklerden olusuyordu.türk gruplar dislanmisti...pdpa,o dönemki mücahit karsitlari tarafindan,isçilerin,köylülerin,partisi olarak yüceltiliyordu.ayni mücahit karsitlari,moskof isgaline direnen fedaileri ise,karsi devrimciler,ve toprak agalari ile tüccarlarin adamlari,diye asagiliyorlardi.88-92 arasi süreçte,3 milyondan fazla afgan köylünün,komünist partiye oy kullandiklari,ve necibin kontrolündeki sehirlerde,emniyet-sihhat içinde,yasadiklari,söyleniyordu.onbinlerce tahhakümcü kisinin,partiye,gerek çalisma imkanina sahip olduklarindan,gerek de,partinin amaçlarindan hoslandiklarindan,komünist hükümete bagli olduklari vurgulaniyordu.bir gerçek varsa,parti destegini kirsal degil,sehirli kesimden,özellikle baslari açik-batili kadinlardan elde ediyordu.unutulmamali ki,iranda-arap ülkelerinde artik(maalesef),baticilik,frenkperestlik diye nasil türk(!)(yani türkiye)kültürü anlasiliyorsa,afgan müslümanlarinin gözünde de,komünistler,batililigin-frenkperestligin temsilcisi oldular...komunist partinin mensuplari,hemen hemen tacik ve pestunlarla kapliydi.türk gruplar yönetimden dislanmisti.tacik ve pestunlarin oranlari birbirlerine çok yakindi.sovyet isgalinin,ilk dönemlerinde,pestunlar yüzde 47.9,tacikler yüzde 41.9 civarindaydi,öküzün necibinin iktidarinda,tacikler pestunlari geçti.afganistandaki komünist liderlerin(tarakki-hafizullah-karmal-necibullah) hepsi ise,askerlikten gelmeyen,sivil ve pestun kisilerdi...89 baharina gelindiginde,öküzün necip hükümeti,hiçbir düsme belirtisi göstermiyordu.moskofun çekilme takvimine göre,ülkedeki son rus askeri,15 mayista,afganistani,terketti.ama,sovyetler arkalarinda çok siki talim ettikleri-yetistirdikleri,bir ordu-istihbarat birakmislardi.(ayni türden bir,robot,afgan ordu-polis örgütlenmesini,bügün abdli-batili emperyalistler de,insa etmeye,çalisiyorlar.insa ediyorlar ki,kukla kabil yönetiminin,talibanla,hizb-i islamiyle v.b,çarpisacak düzenli bir gücü olsun.mücahitlere,karsi cephede kendi askerleri ölecegine,afgan askerleri ölsünler,isgalciligin yükünü onlar tasisinlar.ancak,bu konuda sovyetler kadar basarili olduklarini söyleyebilmek zor.haçli askerlere karsi saldirilarin bu polisler-askerler tarafindan da düzenlendigi gözetilmeli.)bu duruma,karsilik,abd,pakistanla,birlikte,mücahitleri,celalabadi ele geçirmeleri,için yönlendirmeye, karar verdi.seyh azzamin,butto gibi bir mahluktan nefret etmesine,ve mücahitlerin buttodan duyduklari tiksintiye ragmen,bunun buttonun necibullahla anlasmaya yönelmesinden kaynaklandigini,düsünmek yanlistir.butto,yönetimi,pakistanla-afganistan arasindaki,88 yilinda imzalanan cenevre protokolüne dayanarak,necibullahla ittifak yapmaya soyunmadi.bilindigi gibi,cenevre antlasmasina göre,pakistan komünist yönetime karsi,mücahitleri desteklemeyi kesecekti.mücahitlerin kendi sinirlarinda,talim yapmasina artik,izin vermeyecekti,kamp kurup,fedai toplamalarinin önüne geçecekti.onlari,fonlandirmayacak,teçhizatlandirmayacakti.necibullah yönetimi de pakistandaki ayrilikçilari(beluçlar,pestuncular v.b),desteklemeyecekti.hangi amaçla olursa olsun,iki ülke birbirlerinin iç islerine karismayacakti.en önemlisi,abd mücahitleri,sovyetler de,komünistleri,silahlandirip,fonlandirmayi keseceklerdi.abd ve sovyetler,bu protokolde garantör oldular.fakat,bu antlasma ne,abdnin necibullahi muhattap almasina yol açti,ne de,pakistanla komünistlerin birbirlerine karsi tutumunu degistirdi.protokoller hiçbir zaman uygulanamadi.öküzün necibi,89 yilinin mart ayinda,verdigi bir demeçte,^bizim,sovyetlerden yardim almamizi elestiriyorlar.eger,biz bununla suçlaniyorsak,o zaman iki süper güç(abd-sovyetler)silahlandirmalarini karsilikli kessinler.abd,sovyetler birlikte,silah vermeyi biraksin,ve savasin sonu gelsin.^diyordu.bm genel meclisine,^afganistandaki yönetimimiz çok esnektir.birden fazla partinin rekabet ettigi bir meclis olusturmaya,imkan tanir.silah birakan,mücahitlerin ve irandan,pakistan dönen mültecilerin,tüm haklarini,garanti eder.gücü kendi tekelinde görmez.^diyordu.ancak necibullahin gerçek amaci bir taraftan,tahtini korumak için,sovyetlerin güçlü desteginin devamini temin etmekken,diger taraftan da bu tür,demeçlerle,ve uzlasmaci faaliyetlerle,bm üzerinden,abdnin dikkatini çekip gözüne girmekti,abdyle iliskiler kurmakti,avrupayi yanina çekmekti.abdyle,sovyetlerin birbirleriyle anlasarak,kendi yönetimini irticaya(!)karsi desteklemelerini,istiyordu.ama,bu amacinda basarili,olamadi.abdyi tavlayamadi...belirttigimiz gibi,butto,abd-atlantik ne dese,onu yapardi.sind-kürt kirmasinin tekiydi.ülkesinin amaçlarini-ihtiyaçlarini gözetmez,parasini yerdi.2 sene önce,öldürüldügünde,(ki,onu haklayanin tehrik-i taliban oldugu söyleniyor.)bu abd için büyük bir psikolojik savas kaybi oldu.karanlik-kötü-kirli,bir kuklaydi.afgan mücahitlerinin,pesaverdeki,sinirdaki kabile bölgelerindeki,etkinliklerinden,basindan beri rahatsizlik duydu.mücahitlere,ziya-ül hak gibi,hürmet sevgi asla beslemezdi.ziya-ül haktan da nefret ederdi.ziya-ül hak babasi zülfikari asmisti.ona göre,ziya-ül halk ülkeyi irticaya sürüklemis,despot-gerici,bir dikdatördü.ama,bu ziya-ül haktan kalma,belli basla politiklari,devam ettirmediginin anlamina gelmemeli.çünkü ülkede ondan daha güçlü pakistan ordusunun-isinin belirledigi çizgiler vardi.abd-ingiltere istemedigi sürece butto,bu çizgilerin disina çikamazdi.dolayisiyla,pakistanin sovyet müttefiki hindistana karsi geleneksel karsitligi,ve komünistleri,devirme çabalari,butto döneminde de sürdü.